YAŞAM

Menopoz Yumurtalık Kök Hücreleri Sayesinde Tarihe Karışabilir

Menopoz kadınlar için üreme döneminin sonunun başlangıcını ifade ediyor ve menopozun başlangıcında düzensizleşen adet dönemleri, en sonunda tamamen ortadan kalkıyor. Bunun sonucunda kadınların herhangi bir şekilde doğal yollardan gebelik elde etmelerinin olanağı kalmıyor.

Sürecin bu şekilde işlemesinin temel sebebi ise yumurtalıklarda doğumdan itibaren bulunan yumurta foliküllerinin sonuna gelinmiş olması ve artık yumurtalıkların kaliteli bir yumurta üretmelerinin olanağının kalmaması.

Kadınlar, anne karnından başlayarak belli bir yumurta kapasitesi ile doğarlar ve bu yumurtalık rezervi ömür boyunca giderek azalır. Yumurtaların bir kısmı adet ile atılır ancak büyük bir kısmı yıpranma ile kaybolur.

Dolayısıyla 50’li yaşlarına gelmiş bir kadının yumurtalıklarında artık çok az miktarda yumurta kalmıştır ve üreme kabiliyeti neredeyse sona ermiştir.

Menopoz da yumurtaların tükendiği bu döneme denk gelir ve yumurtası olmayan kadının yok yere adet görmesi vücudun kendi biyolojik mekanizmaları tarafından önlenmiş olur.

Menopoz dönemi normalde 50’li yaşlarda başlar ve bir kaç sene içerisinde tamamlanır. Fakat genetik yapı ve çevresel faktörler nedeniyle menopozun henüz 40’lı yaşların başlarında ve hatta 30’larda bile görülmesi mümkün ve bu durum gebelik isteyen kadınların problemler yaşamalarına sebep oluyor.

Yumurtalık kök hücrelerine dair yapılan çalışmalar ise menopozun önlenebileceğini veya menopozun ardından üreme faaliyetlerinin tekrar geri dönebileceğini gösterme konusunda umut vaadediyorlar.

Fareler ile yapılan son araştırmalarda, farelerin yumurtalık kök hücrelerinin yumurtalık dokusuna yerleştirilmelerinin ardından olgun yumurta üretimine olanak tanıdıkları belirtiliyor.

Böylece menopoz dönemi başlamadan önce veya başladıktan sonra kadınların tekrar üreme yetisine kavuşmaları sağlanabilir ve tüp bebek tedavisi gibi tedavilerde kendilerinin ürettikleri yumurtaların kullanımı sağlanabilir.

Özellikle ileri yaşlarda kendi yumurtaları ile gebelik elde etmek isteyen kadınlar için bu bulgular umut vadediyor.

Ancak başka ekipler tarafından yapılan doğrulama çalışmalarında bu durum tekrar üretilemedi ve bu nedenle konunun daha derinlemesine araştırılması gerekiyor.

Bu ayrım, tıp dünyasında yumurtalık kök hücrelerinin kullanımının mümkün olduğunu ve olmadığını savunan iki karşıt görüşün de doğmasına sebep oldu. Şimdilik tartışmalar devam edecek gibi görünüyorlar.

Mezenkimal Kök Hücrelerin Yumurtalık Tedavisinde Kullanımı

Yumurtalık yetmezliği, kısırlık veya başka yumurtalık problemlerinden dolayı gebelik elde edemeyenlerde, mezenkimal kök hücrelerin kullanımı son dönemlerde umut vaadedici gelişmeler arasında yer alıyorlar.

Bu hücreler amniyon sıvısından, adet kanından, göbek kordonundan, yağlardan veya kemik iliklerinden elde edilebiliyorlar. Bu hücreler vücuttaki diğer dokuları oluşturan hücrelere dönüşme ve kendini yenileme kapasitesine sahip oldukları için, yerleştirildikleri bölgedeki dokuların tamirine olanak tanıyorlar.

İnsan vücudu bu kök hücreleri özellikle yaraların tamiri gibi kritik görevlerde ve bağışıklık sistemini desteklemekte kullanıyor ancak bu süreç tüm organlar ve dokularda tüm hastalıklar için gerçekleşmediğinden, yumurtalık fonksiyonlarının iyileştirilmesi gibi hususlarda vücut kendi kendini iyileştiremiyor.

Erken Yumurtalık Yetmezliği

35 yaş öncesinde ve 50’li yaşlardan öncesinde ortaya çıkan menopoza erken yumurtalık yetmezliği adı veriliyor ve erkenden başlayan menopoz döneminin sonucunda maalesef yumurtalar ile hormonları üreten foliküllerin işlevleri kayboluyor ve adetleri de azalıyor. Bunun sonucunda üreme kabiliyeti de sona eriyor.

Rahatsızlık kişinin genetik yapısından kaynaklandığı gibi çevresel kirlilik, ilaç kullanımı, kanser, kemoterapi gibi pek çok başka unsurdan da kaynaklanabiliyor. Bu nedenle doğurganlığın kaybolması halinde tekrar elde edilebilmesi için ciddi çalışmalar mevcut.

Mezenkimal kök hücrelerin yumurtalıklara yerleştirilmeleri sonucunda iyi etkiler elde edilebilmiş ve bu hücreler büyüme faktörleri salgılamaya başlamışlar. Fakat bu konuda daha fazla araştırma gerekli çünkü bu etkiler henüz onaylanmış değiller ve ayrıca uygulamanın ardından tümör ve metastaz gibi bazı yan etkiler gözlenebiliyorlar.

Dolayısıyla uygulama şimdilik sadece deneysel aşamada ve bir umut olabilmesi için bu deneylerin tamamlanması, doğru doz ve uygulama tarzının belirlenmesi gerekli.

Kaynak: www.bulenttiras.com/yumurtalik-kok-hucreleri-menopozun-sonu-mu

Matematiksel

Paylaşmak Güzeldir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı