Anasayfa » BİLİME YÖN VERENLER » Max Planck’ın Trajedisi

Max Planck’ın Trajedisi

Max Planck (1858-1947) 20. yüzyılın başında öncülük ettiği kuantum kuramıyla fizikte devrim başlatan büyük bir bilim insanıdır. Kendi adıyla anılan “Planck sabiti”ni ve “Planck ışınım yasası”nı bulmuş, 1918 Nobel Fizik Ödülü’nün sahibi olmuş Alman fizikçidir.

20. yüzyılın ilk yarısında sadece Almanya’da değil tüm dünyada fizikçilerin saygın öncüsü, bilim topluluğunun tartışılmaz otoritesi sayılır kendisi.

***

Max Planck, 1858’de Almanya’nın Kiel şehrinde doğdu. Müzik konusunda yetenekliydi. Piyano, çello ve org çaldı, şarkılar besteledi. Bir noktada müziği bir kariyer olarak görüyordu, ancak fizik okumaya karar verdi. Planck, kararını “hayattaki en üstün bilimsel arayış olarak” açıklıyacaktı devamında.

Planck, Münih ve Berlin Üniversitelerinde Kirchhoff ve Helmholtz gibi bazı ünlü bilim insanlarıyla çalıştı. Marie Merck ile evlendi ve dört çocuğu oldu.

50 yaşından sonra, Planck’ın hayatı trajik bir biçime dönüştü. Karısı 1909’da öldü. Sonra Birinci Dünya Savaşı sırasında, büyük oğlu Karl hayatını kaybetti. Kısa bir süre sonra Planck’ın ikiz kızları 1917’de Margarete, 1919’da Emmae’de öldü. Fakat trajedi burada bitmedi.

***

Max Planck’ın 70’li yaşları, Almanya’nın kritik bir dönemine denk düşer: Hitler önderliğindeki Nazi partisinin politik iktidara yürüdüğü ve ele geçirdiği 1930’lu yıllar.

Planck muhafazakâr bir dünya görüşüne sahipti. Nazizme karşıydı, Hitler’in “uçuk” fikirlerinin ve uygulamalarının Almanya’ya ve Alman bilimine zarar verdiğini düşünmekteydi.

Fakat Nazilerin iktidar sorumlulukları altında akıllarını başlarına toplayacaklarına ve koalisyon ortakları muhafazakârlarca hizaya getirileceklerine inanıyordu. İlk aylardaki talihsiz aşırılıklar kısa sürede geçip gidecekti.

Planck’ın seçkin meslektaşlarından birinin gelecek için duyduğu korkulardan söz etmesi üzerine, Planck’ın cevabının şu olduğu söylenmiştir: “Ah, aziz meslektaşım, aşırı şeyler düşünüyorsunuz. Eğer şu anda üniversite ortamı sizi memnun etmiyorsa, bir yıllık bir izin alın. Yurtdışına şöyle güzel bir araştırma gezisi yapın. Döndüğünüzde, şu anda yaşanan tesadüfi tatsız olayların yok olduğunu göreceksiniz. “

Olayların gelecekte izleyeceği gelişmeyi göremeyen Planck ve onunla birlikte olanlar, 1933 yazının sonlarına doğru yanıldıklarını anladılar.

Planck hâlâ çatışmayı önlemekten yanaydı. Meslektaşları dilekçe yazmak türünden protesto biçimleri önerdiklerinde onları caydırmaya çalışmıştı. Yazın sonunda tatilini geçirmek için Tirol’a gelen Planck’ı ziyaret ettiğinde Max Born şuna dikkat çekiyordu:

“Devlete hizmet ve hükümete bağlılık biçimindeki Prusya geleneği onda derinden yer etmişti. Sanırım, şiddetin ve baskının zamanla azalacağına ve her şeyin normale döneceğine inanıyordu. Geri dönmesi imkânsız bir sürecin geliştiğini görmüyordu.”

***

II. Dünya Savaşı sırasında, 1944’te Planck’ın Berlin’deki evi bir hava saldırısı sırasında bombalandı. Sadece birkaç ay sonra, Max Planck’ın küçük oğlu Erwin tutuklandı. Hitler’e suikast girişiminde yer aldığından şüpheleniliyordu.

Naziler yaşlı Planck’a şu “basit” öneriyi getirdiler: “Nazizme inanç ve bağlılık duyurusunu imzala, oğlun idamdan kurtulsun!”

Max Planck duyuruyu imzalamayı reddeddi.

1945’te Planck’ın oğlu, aynı zamanda en iyi arkadaşı olan Erwin, Gestapo tarafından idam edildi. Planck bu acıyı kaldıramayacaktı. 1947 yılında o da yaşama veda etti.

Sıkı sıkıya bağlı kaldığı inançlarının geleceği görme konusundan kendisine engel olmasından duyduğu pişmanlığı ile birlikte muhtemel…

Kaynak:

https://www.uh.edu/engines/epi2944.htm

Alan D. Beyerchen, Nazi Döneminde Bilim, Çev. Haluk Tosun, Alan Yayıncılık, Ekim 1985

“Naziler iktidara yürürken bilimciler”, Bilim ve Gelecek Dergisi, sayı: 154

Matematiksel

Paylaşmak Güzeldir

Yazıyı Hazırlayan: Sibel Çağlar

Avatar
Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.