Matematiksel Modellemeller İklim Mültecilerine Hazır Olmamızı Söylüyor

Araştırmacılar, iklim şokları gerçekleştiğinde insanların nereye hareket edeceği hakkında modeller oluşturuyor.

2006’da İngiliz iktisatçı Nicholas Stern, iklim değişikliği sonucunda en büyük tehlikelerinden birinin toplu göç olacağı konusunda uyardı: “İklim ile ilgili şoklar geçmişte şiddetli çatışmalara yol açtı” ve “Batı Afrika, Nil Havzası ve Orta Asya gibi alanlarda çatışma ciddi bir risk” dedi.

On yıldan uzun bir süredir insanların nerede ve ne zaman hareket edebileceğini tahmin edebilecek modeller oluşturulmaya çalışılıyor.

Geçtiğimiz yıl, iklim değişikliğine bağlı olarak göçmenliği büyük ölçüde modelleyen ilk Dünya Bankası raporunda 2050 yılına kadar Sahra altı Afrika’da, Güney Asya’da ve Latin Amerika’da 143 milyon kadar insanın kendi ülkelerinde yer değiştirmek zorunda kalacağının öngörüldüğü belirtildi.

Rapordan bazı çarpıcı örneklere bakalım.

İklim şoklarının etkisiyle Etiyopya’da su kıtlığı yaşanması ve 1.5 milyon Etiyopyalı’nın 2050’ye kadar yer değiştirmesi bekleniyor.

2050 yılı itibariyle iklim değişikliğinin 1.7 milyon Meksikalıyı göçmenlere dönüştürmesi bekleniyor. Meksika’nın kurak kuzeyi ve alçakta kalan güney bölgeleri kuraklığa, orman yangınlarına ve su basmasına daha eğilimli olacak ve bu sayede Mexico City’deki merkezi platoya göre daha fazla kentsel alanlara göç artacak.

Araştırmacılar, 2050’de 13,3 milyon Bangladeşli’nin iklim göçmenleri olabileceğini tahmin ediyor. Bu rakam, şu anki nüfusun % 8’ine yakın.

Peki bu rakamlar güvenilir mi?

Araştırmacılar modelleri oluştururken, insanların önceki iklim felaketlerinde olduğu gibi tepki gösterip göstermeyeceği gibi birçok varsayımda bulundu.

Modeller daha iyileşmekle birlikte, denizlerin ne kadar yükseğe çıkacağının ve kuraklıkların ne kadar süreceğinin tahmin edilmesi gibi birçok bilinmez parametreyi içeriyor olması da modellerin kesinliği açısından bir handikap.

Raporun yazarlarından Bryan Jones, “Bu alanda hâlâ yapılacak çok iş var ve bence sadece buz dağının görünen kısmıyla ilgiliyiz” diyor.

Araştırmacılar, uydu görüntüleri veya cep telefonu verilerinden gelen yeni bilgilerle daha kesin rakamlar almaya çalışıyor. Ancak, Arizona Eyalet Üniversitesi’nden bir ekonomist olan ve iklim değişikliğine bağlı göç üzerine bir dizi çalışmanın yazarı olan Valerie Mueller, “bu teknolojiyi kullanmada kısıtlamalar var” diyor.

Örneğin, uydu görüntüleri popülasyonları saymak için kullanılabilir, ancak popülasyondaki değişiklikler sadece göçten değil, doğumlardan ve ölümlerden de kaynaklanabilir.

Raporun ortak yazarlarından biri olan Columbia Üniversitesi’nden Alex de Sherbinin, “Kesin sayıları asla elde edemeyiz, ancak insanlar modelin ne yaptığını anlarsa, bundan çok yararlı bilgiler alabilirler.” dedi.

Bu modellerin geliştirilmesi çok önemli, çünkü eğer hükümetler insanların nereye göç edeceklerini bilirlerse, gelecek olan göç dalgalarına hazırlanabilirler.

Örneğin, ekonomik açıdan harika bir şehir, iklim şoku olursa daha fazla göçmen çekecektir.

Politikacılar kaç kişinin gelebileceğini ve ne zaman gelebileceklerini daha iyi tahmin ederlerse; uygun konut, hastaneler ve okullar için o alanlara yatırımları yönlendirerek hazırlanabilirler.

Kaynak:
https://www.technologyreview.com/s/613342/get-ready-for-tens-of-millions-of-climate-refugees/

Matematiksel

Busra Meral

Okumak, araştırmak, yeni şeyler öğrenmek, bunlar üzerinde düşünmek, tartışmak ve paylaşmak benim için büyük keyif. Yazmak ise bambaşka bir dünya. Kurumsal hayat karmaşasından kaçıp buraya sığınıyorum. Paylaştıkça her şeyin daha güzel olacağına gönülden inanıyorum. "Okumak bir insanı doldurur, insanlarla konuşmak hazırlar, yazmak ise olgunlaştırır." Francis Bacon

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı