Anasayfa » ZİHİN AÇAN YAZILAR » Matematikçi Şairler Algoritması – Edip Cansever

Matematikçi Şairler Algoritması – Edip Cansever

Eğer tahminlerim beni yanıltmıyorsa, saymak pek çoğumuza hiçbir zaman şiirsel gelmemiştir.

Doğrusunu istemek gerekirse bu iş böyle oldu diye, yani siz bir şeyleri sayıp döktüğünüz onca yıl boyunca hiç şairâne hislere kapılmadınız diye kimse sizi suçlamaya cesaret edemez.

Cesaret edilemeyen o nokta işte biz diğer ölümlüleri bir şairden ayıran nokta.

Ya da bir şairi biz diğer ölümlülerden..


Varsın her şey sonraya kalsın
Sonraya, en sonraya
Sözgelimi iki bin altı yüz kırk bir mil. Bir papatya ne kadar uzağı görebilirse
O kadar yakın kalplerimiz birbirine
Ölü bir denizi bile bir tartışmaya çevirdik
Kayaları taş devrine göre ölçtük biçtik
Kalemlerimizi kesilmiş çiçek sapları gibi attık
Kapıları açarken birbirimize ağladık. “

Bunları söyleyen adam hiç şüphesiz bir şairdi. Hoş dostu Salah Birsel gelip kendisine yeni şiirleri olup olmadığını sorduğunda ona “Güzel olan ama şiir olmayan “pek çok şiiri olduğunu söylemişliği vardır, ama o adam düpedüz bir şairdi. O adam Edip Cansever’di. Belki o anda bir saate bakmış, geçen ömrüne, henüz gelmemiş ömrüne bakmış yani çok uzaklara bakmıştı. Çünkü öyle söylüyordu şiirinde:

” …
Her şey bir hızlı adım olmamaya
Ama dün gibi taşıdığımız bir umut gözlerimizde
Saatlerimize bakıyoruz hiç yoktan
Çok uzaklara bakmaktır, diyoruz, durmadan saate bakmak
…”

Şiirdeki matematik, matematikteki şiir çok ince bazen farkedilemeyecek kadar çok ince olabiliyor. O çok ince, çok ama çok ince çizgiyi görebilen şairden sonraya ne mi kaldı?

Elbette ondan sonrası kaldı:

Sonrası Kalır

on kalır benden geriye dokuzdan önceki on
dokuz değil on kalır 
on çiçek, on güneş, on haziran 
on eylül, on haziran 
on adam kalır benden, onu da 
bal gibi parlayan, kekik gibi bunalan 
on adam kalır. 

ne kalır ne kalır 
tuz gibi susayan, nane gibi yayılan 
dokuzu unutulmuş on yüz mu kalır 
onu da unutulmuş bir şiir belki kalır 
on çizik, on çentik, on dudak izi 
bir çay bardağında on dudak izi 
aşklardan sevgilerden 
suya yeni indirilmiş bir kayık gibi 
akıp geçmişsem, gidip gelmişsem 
bir de bu kalır. 

ne kalır benden geriye, benden sonrası kalır 
asıl bu kalır. 

on yerde adam geçse geçmese 
dağlardan tepelerden inen bir düzlüktüm, 
anlaşılır. 

aksam olur bir günden dibe çökerim 
su içer dibe çökerim 
iyimser bir duvarcıyım her gün bir tuğla 
düşürürüm elimden 
bu yüzden gecikirim 
size bu sıkıntı kalır. 

ne kalır 

kahvelere de kalın kalın kayısı vakti 
dişleri kesmeyenin en az kayısı vakti 
dişleri hiç kesmeyenden 
gün geçer kendi kalır 
kahvelerde kayısı. 

gezginim, açık denizlerden yanayım 
biraz da akdenizliyim, bu işte böyle kalır 
akdenizli herkes konuşur duyarlığını 
başka ne kalır 
biz ki bir konuşuruz geriye on şey kalır. 

ben buyum, dersin, arkadaş 
sevgilim ben buyum 
yüreğim vurgun, dişlerim altın 
ceketim sol omsuzumda 
vakit vakit incelen vakit.  “

Paylaşmak Güzeldir

Yazıyı Hazırlayan: Hasan Huseyin Akis

Avatar
Kendimi bildim bileli bir sorunu çözmek durumunda kalıyorum ve ya düzenli olarak çözülmesi gereken problemler yaratıyorum. Sanırım matematikte beni büyüleyen şey de bu. bir çözüm bulma çabası... Öyle ki bu çözüm bulma çabası çoğu kez anlamsız bir çabaya dönüşüyor. Bir çözümü gerçekten bulmak çoğu zaman bir insan ömrüne sığmıyor. Ama matematik o arada hiç durmadan aramaya devam ediyor. Bana öyle geliyor ki matematik insanoğlunun dünyada karşı karşıya kaldığı tüm problemleri çözme çabasının tamamını temsil ediyor hem de tüm yönleriyle. Beni matematiğin içine sokan da, matematikte görmüş olduğum o bizi aşan güzellik de sanırım matematiğin bu yönüyle ilgili... Matematiğin bu yönünü belki diğer insanlara anlatabilirim ve diğer insanların da matematiği benim gördüğüm haliyle görebilmelerini sağlayabilirim umuduyla buradayım. Bunun dışında İzmir'in Ödemiş ilçesinde doğup Matematik Bölümünü Çanakkale'de okumuş olmak gibi bir özgeçmişim var. Halen Çanakkale'de yaşıyorum, bir özel okulda Matematik Öğretmeni olarak çalışıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.