Matematik ve Şiir İlişkisi Üzerine

Şiir bize duygular aleminin anahtarını verir. Matematik bize evrenin anahtarını verir. Evren bir şiirdir, onu okuyabilen şaire matematikçi denir.

Galileo’nun dediği gibi ‘‘Doğanın muazzam kitabının dili matematiktir.’’

Farklı şekillerde dile getiririz duygularımızı. Söz sanatlarımız duygularımızın tercümanıdır ve doğduğu günden bugüne büyüyerek bize zenginlik katmıştır. Duygularımızı dile getirdiğimiz şekillerden biri de şiirdir.

Şiir ile matematik arasında ilişki var mıdır? Her sanat dalıyla iç içe olan matematik ile şiirin ilişkisi nedir?

Şiir: Duygu, hayal ve düşüncelerin bir düzene bağlı olarak, çekici, etkileyici bir dil ve ahenkli mısralar içinde aktarılmasıdır. Şiir ölçü, mısra ve ahenk unsurlarından oluşur. Aynı zamanda bunu matematikteki birtakım formüllerle de ilişkilendirebiliriz. Matematik dilindeki formüller de şiire benzer. Birer ispattır formüller, şiirin duyguların ispatı olduğu gibi. Matematiksel kavramlar bir düzen, ahenk içinde ve birbirleriyle ilişkili olmalıdır.

Matematikte heyecan verici olan şey, matematiğin şiir gibi akıcı olmasıdır. Kafiyeler uyumludur, uzunluk-kısalık orantılıdır, duygular matematiğin var olduğu doğadan alınır. Şiir oluşturulurken matematiksel kavramlar çok kullanılır. Belki şiir hakkında ortaya atılan sayısız kombinasyonel soru vardır.

Örneğin bir Shakespeare sonatı için, son şeridinin çizgilerini ayarlamanın kaç yolu vardır ki, kafiye şeması korunmuş olsun?

Alman öğretmen ve matematikçi olan Karl Weierstrass’a göre‘‘ Bir matematikçi şair ruhlu olmadıkça tam bir matematikçi olamaz.’’

Napolyon: ‘”Her insan biraz matematik biraz da şiir bilmelidir’’ ve devam ediyor ‘‘kelimelerin girdiği yerde silah patlatmaya gerek yoktur.’’ 

Verilmek isteneni şiir de matematik gibi açık ve kısa ifadelerle dile getirir. Güzellik kavramına en kısa yoldan varmak birincil amaçtır.

Bir matematikçi olan ancak daha sonra felsefe ve edebiyatla uğraşmaya başlayan ve edebiyat dalında Nobel ödülü alan Bertrand Russell: ‘‘Matematik doğru açıdan bakıldığında, yalnızca gerçek değil, şahane bir güzellik de içerir…son derece sade… en yüksek sanatın gösterebileceği kesin kusursuzluğa muktedir, yüce bir güzelliktir.’’

Şiir bize duygular aleminin anahtarını verir. Matematik bize evrenin anahtarını verir. Evren bir şiirdir, onu okuyabilen şaire matematikçi denir.

Galileo’nun dediği gibi ‘‘Doğanın muazzam kitabının dili matematiktir.’’

Kant, ‘‘Matematik katıksız bir şiirdir.’’ der. Matematikçiler, varlıklarına rağmen mümkün olanı bulmak için kısıtlamalara itmekten hoşlanır; şiirde de benzer bir mücadelenin tadını çıkarıyoruz. Her ikisi de sonsuz gerçeklerin sonlu varlıklarca algılanabilmesini sağlayabilmek için birbirine çok benzeyen bir yapılandırma sürecine sahiptir.

Son olarak matematiksel ifadelerin bir kısmını barındıran güzel bir şiirle bitireyim.

Genel Matematik

Hayat çok bilinmeyenli bir denklem,

Ben ortasında sabit sayı.

Her seferinde çarpanlarım farklı.

Hüzün parantezinde yaşadım yıllarımı,

Ve bölemedi acımı,

Hiçbir bölünebilme kuralı.

Sevda düzleminde aşk tepe noktası,

Ben; orijinin üçüncü dereceden akrabası.

Köklü ifadelerle baktım yeryüzüne,

Mana veremedim kahır bölü hüsran belirsizliğine.

Ölüm sonsuza giderken, x’ e değer verdim;

Değer kümesi tanımsız,

Sonuç: ‘anlamsız’ çıktı…

 Abdülhamid Samur

Matematiksel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı