Matematik ve Empati Yeteneği

Aksiyomatik yöntemin* içselleştirilmesi kişiye empati yeteneği kazandırır. Çünkü benim doğrularıma (teoremlerime) dayanak olanlar (aksiyomlarım) başkası için göz ardı edilmiş olabilir.

Euclid ve Riemann geometrilerine bakıldığında birinin diğerine üstünlüğü yoktur. İkisi de kendi içinde tutarlıdır. Fakat ilkinde bir doğruya dışındaki bir noktadan tek bir paralel doğru çizileceği varsayılırken diğerinde bu durum mümkün değildir. Ama ne ilki ne de ikincisi yanlıştır. Kendi ait oldukları uzayda ikisi de geçerlidir.  

Biz bireylerin de kendimize ait bir dünyası vardır. Ve bu dünyada kendi kabullerimiz ve bu kabullerimizin neticesinde ulaştıklarımız vardır. Eğer tutarlı bir bireysek gayet anlaşılır olabiliriz. Ve davranışlarımız sözlerimiz birbiriyle çelişmez. Böylelikle de empati yeteneği gelişmiş birisi bizi incelediğinde “şu şu şeyleri kabul ettiği için bunları söylüyor hatta şunları da söyleyecektir” diye rahatlıkla analiz edebilir.

Her birimizin dünyası farklı olsa da ortak bazı kabullerimiz de olabilecektir. Mesela A kişisinin kabulleri O1, O2, O3, A4 ve A5 dir. B kişisinin kabulleri de O1,O2, O3, B4 ve B5 dir.

A kişisinin bu kabulleriyle elde ettiği sonuçlar (T) ve yine B kişisinin kendi kabulleriyle elde ettiği sonuçlar (T) şemada gösterilmektedir. Her ikisi için de ortak olan kabullerden (O1, O2, O3)  elde edilen ortak sonuçlar da olabilir.

Bu ortak sonuçlara dayanarak birbirimizi sevebilir, kabul edebilir, onaylayabiliriz yalnız unutmamalıyız ki birbirini seven onaylayan insanların birbirleriyle çelişen yargıları da olabilir. Ki bu da gayet doğaldır. İşte asıl birbirimize saygı duyacağımız eşik burada başlamaktadır.

Peki biz karşı tarafı nasıl eleştireceğiz ve ya kendi fikrimizi savımızı nasıl savunup karşı tarafa kabul ettireceğiz?

Diyelim ki herkes kendi içinde tutarlı yani kendi kabullerine göre doğru bir süreç izleyip kendi içinde doğru yargılara varıyor. Peki kendi doğrumuzu karşı tarafa nasıl anlatacağız hatta nasıl kabul ettireceğiz ve bunun için nasıl bir yol izlemek durumundayız?

İlk bakmamız gereken şey karşı tarafla bizim ortak kabullerimiz neler onları yakalamak.

Diyelim ki bunu başardık savımızı sadece bu kabullerle ispatlayabilirsek karşı taraf mecburen ikna olacaktır. Çünkü bunlar aynı zamanda onun sisteminin de kabulleri.

Peki ya ortak kabullerimiz savımızı karşı tarafa kabul ettirmek için yeterli değilse. İşte burada işimiz çok zor. Ama yapılabilecek yine de bir kaç şey var.

Bu savımızı ispatlarken kullanacağımız ortak olmayan kabullerimizi karşı tarafa açık bir şekilde anlatmalıyız. Tabi bu kolay olmayacaktır. Çünkü karşı tarafa bunlar oldukça yanlış gelebilecektir. Kendi kabullerimize nasıl ulaştığımızı da izah etmek de fayda var. Sonuçta bu kabuller de bir yaşantının gözlemlerin sonucu olmaktadır.

Eğer kendi kabullerimize giden yolu karşı tarafa anlatabilirsek, bizi daha iyi anlayacaktır.

Tabi burada kabullerimiz matematikteki gibi katı olamaz. Gerçi Spinoza bu katılıkta Ethica adlı eserini kaleme almıştır ama yine de sosyal bilimlerde ya da en genel anlamıyla yaşamda bunu katı bir şekilde uygulayamayız. Fakat yine de yaşantımızda bizi bu yöntem böylesine bir düşünceye sevk ediyor ve empati kurmamıza yardımcı oluyorsa faydasını da yadsıyamayız.

* Aksiyomatik (belitsel) yöntem: Belit (aksiyom) olarak bilinen, ispatsız olarak kabul edilen bazı temel kavramlar ve önermeler üzerinde kurulan, kuramın bütün öteki sonuçları mantık kuralları kullanılarak bu belitlerden çıkarılan bilimsel yöntem.

Matematiksel

Aykut Çelikel

İzmir Anadolu Öğretmen Lisesi 2007, Dokuz Eylül Üniversitesi Matematik Öğretmenliği Bölümü 2012 mezunuyum. MEB'de görev yapmaktayım. Matematik yapmaktan ve de hakkında yazmaktan keyif alan bu adamın bir hayali de öğrencileriyle birlikte Euclid'in muhteşem eseri olan Stoikheia(Elemanlar)'ı tartışma zemininde okumak.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı