MATEMATİK HER YERDE

Bir Matematik Sanatçısı: Phil Webster

Phil Webster, “Matematik Sanatçılığı”nı meslek edinmiş. Teknoloji, estetik ve tasarım becerilerine, matematik ve programlama becerilerini de ekleyerek ürettiği sanatsal çalışmalarla beğeni topluyor.

Kendisi geometri, bilişsel bilimler, müzik, kartografya ve bilgisayar bilimleriyle ilgileniyor. Üniversitede matematik eğitiminden sonra Beyin ve Bilişsel bilimlere yönelmiş. Şu sıralar eşi ve kedisiyle birlikte Kaliforniya’da yaşayan Phil’i ve sanatını kendi ağzından dinleyelim:

Çok küçük yaşlarımdan bu yana simetriler ve desenlerden etkilendim. Bu yüzden üretimlerimin merkezinde her zaman matematiğin doğasında bulunan güzellikler, özellikle mozaik döşemeler, çokyüzlüler ve fraktallar yer aldı.

Saf matematiksel şekillerde müthiş basitlikteki güzellikler bulunabilir. Ancak bana göre geometrik sanatın “sanat” kısmında şekilleri kombinleyerek basit olandan daha fazlasını elde etmek yatıyor.

Bu yüzden neyi icat edeceğimi görebilmek için elimdeki öğeleri durmadan birbirleriyle karıştırıyor, ters yüz ediyor ve yeniden düzenliyorum. Çokyüzlüler, fraktallar, ekin çemberleri, Keltik düğümler, yassı kiremit desenleri, sanatsal çorbamda kullandığım malzemeler.

2012 yılında Hindistan’a gittiğimden beri geleneksel İslami motifleri çokyüzlüler ve fraktallarla karıştırmak üzerinde yoğunlaştım.

“Pencereli İkozahedron” isimli eserimin yaratımının odağında geleneksel İslami bir altıgen desen bulunuyor. Yakından ve uzaktan bütün açılarıyla denenerek incelenmesi, bu şekilde eserin bütün yönlerinin ele alınması gerekir.

İkozahedrondaki altıgen şekiller Hindistan’da ziyaret ettiğim birçok kale ve sarayın duvarlarında bulunan taş pencerelerde gözlemlediğim, yaygın kullanılan bir geometrik desen.

Bu desen, kale ve sarayların etkileyiciliğini ve gizemliliğini artırıyor. Taş pencereler, esasında maharanileri (Hint prensesleri) diğer erkeklerin bakışlarından korumak için taştan yontularak yapılmış eserler.

Dilerim bu eserimi eline alıp üzerindeki şekilleri inceleyen tüm insanlar, hapsetmek ya da hapsolmak yerine özgürlük duygusunu tadarlar.

“Titreşim” adını verdiğim bu çalışmam, yine İslami motiflerden faydalanmakla beraber bu kez fraktal desenlerle birleşimini keşfetmek üzere giriştiğim bir uğraşın ürünü.

Eserde klasik sekiz köşeli çiçek rozeti motifleri dikkatlice düzenlenerek, ölçülendirilerek ve birbirleriyle bağlanarak sonsuzluğa uzanan bir desen görünümü yaratıyor. Desenin simetrik örgüsünün altında yatan şekil aslında bir ikizkenar dik üçgen. Çiçek rozetleri bir yanda ulaşabileceği en geniş boyutuna doğru büyürken diğer yanda sonsuzluğa doğru küçülerek yitip gidiyorlar.

Rozetlerin açıktan koyuya ve tekrar açık renge doğru renklendirilmesiyle içe ve dışa doğru yol alan sonsuzluk vurgulanıyor ve görsel bir titreşim hissi yaratılıyor. Sonuçtaki desen bir yanıyla yıldız, bir yanıyla tünel, bir yanıyla ağ, bir yanıyla da çiçeği andırıyor.

İki parçalı bu heykelde, aynı fraktal İslami desenin, içine ve dışına doğru olmak üzere iki farklı yönde ilerlemesiyle bir keşfe çıkılıyor. Desenler teorik olarak iki yönde de sonsuz, ancak heykellerin kapladığı alan bakımından belli bir boyuta kadar ulaşıyor.

Yıldız ve çiçek desenlerini aynı ölçülerde ve aynı genişlikte yaparak gözlemcinin tekrar tekrar iki şekil arasında gidip gelmesini; ikisi arasındaki eşleşmelerle çeşitlemeleri fark etmesini sağlamayı amaçladım.

Özellikle aynı sekiz köşeli şeklin, bir tarafta yıldızın dış bölgesinin yakınlarında yer alırken, diğer tarafta çiçeğin iç bölgesinde yer aldığını göstermek istedim.

Uzunca bir süre bakmanızla çeşitli büyüklükte ve açılardaki karelerin, sekizgenlerin ve yıldızların ortaya çıktığını görebilirsiniz.

Bu matematik sanatçısını daha yalından tanımak ve diğer çalışmalarına göz atmak isterseniz: http://www.philwebsterdesign.com/

Caner Sönmez

Matematiksel

Paylaşmak Güzeldir

a. caner sönmez

yaşamı anlamlandırma yürüyüşünde, "hiç" olmaya giden yoldayım. bir gün tüm beyinlerin birbirine bağlanması, dolayısıyla birbirimizi doğru anlama kapasitelerimizin sonsuzluğa kavuşması hayalim. ve çocukların hepsinin birlikte gülmesi, doyması, doğru yaşaması.. “Bilimsel bilgiyi küçük bir grubun tekeline bırakmak bir toplumun düşün gücünü zayıflatır, onu tinsel yoksulluğa sürükler.” Albert Einstein “Gelmiş geçmiş tüm dikkat gerektiren uğraşlar içerisinde, sevmek uğraşı üzerinde gösterilen dikkat, en yaşamsal önemde olanıdır.” Bertrand Russell "Meselemi hiç'e bıraktım." Max Stirner

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı