Matematik Ne Değildir?

Matematiğe zor diyenlerden bir de matematik tanımı yapmaları istense acaba ne yaparlardı!.
Tanımlanması en zor kavramlardan biridir matematik. Bunun nedeni, toplum içinde yaygın
olarak tanınıyor olmasına karşın biraz da çekinilen, ele avuca sığmaz yapısı olabilir.

Tüm bilimlerin, özellikle de fen bilimlerinin temelini oluşturduğu kabul edilen matematik için en açıklayıcı tanımlardan biri, “biçim, sayı ve çoklukların yapılarını, özelliklerini ve aralarındaki
ilişkileri mantık yoluyla inceleyen ve aritmetik, cebir, geometri gibi dallara ayrılan bilim dalı” olduğudur (TDK, 1983).

Yoksa dil mi demeli?

Mantıklı düşünmenin, akıl yürütmenin, problemleri saptamanın ve çözüm üretmenin dili…

Bu konu ile ilgili yazılacak çok şey var elbette ancak matematiğin ne olduğunu anlatmak zor olsa bile ne olmadığı kolayca söylenebilir:

Her şeyden önce matematik, hesaplamalardan ibaret değildir. Birçok insan matematiği sayıları kullanarak işlem yapabilme olarak algılar. Bu, duygu ve düşüncelerini anlatabilmek için sözcüklerin anlamını ve düzgün cümle kurmanın kurallarını bilmenin yeterli olduğunu düşünmeye benzer. Verilenleri formülde yerine koyma, işlemleri yapma, sonucu bulma, belki sağlama… Oysa matematik çok daha kapsamlıdır.

Nasıl bir bilgisayarların belleğine, herhangi bir insanın sahip olabileceği dağarcığın çok üstünde, milyonlarca sözcüğün anlamını ve dilbilgisi kurallarını yüklemek bilgisayarın anlamlı bir kompozisyon yazmasına yetmezse matematik yapmak için de yalnızca hesaplama yapmayı bilmek yeterli değildir. Bir formül varsa bile onun duruma uygun olup olmadığına, nerede ve nasıl kullanılacağına karar vermek için önce düşünmek gerekir.

Matematik, hesaplamalar demek olmadığı gibi hızlı ve hatasız işlem yapmak da üstün bir matematik yeteneğinin kanıtı değildir. Kimi zaman çok basamaklı sayıları zihninden bir çırpıda çarpabilen özel yetenekli insanlarla karşılaşılır. Bu insanlar topluma matematik dahileri olarak tanıtılırlar. Ancak, hızlı hesap yapmanın üstün matematik yeteneğine yeterli kanıt olamayacağı söylenebilir. Eğer böyle olsaydı hesap makinelerini ya da bilgisayarları matematik dahileri olarak kabul etmek gerekirdi.

“Gerçek dünyanın sınırlılıkları ve kaçınılması olanaksız hatalarından uzak; yalnızca insanlar
istediği için, onların hayallerinde var olan; kendi kurallarını kendi koyan; gerçek olmayan bir dünyada gerçekten daha gerçek gibi davranan; kendine özgü yasaları olan; kendi kavramlarını somut objelermişçesine herkese kabul ettiren; son derecede tutarlı, kararlı, duyarlı; başka hiçbir bilim dalının olamayacağı kadar kesin, akılcı, üstelik son derecede renkli, eğlenceli bir oyun, bir dil; aynı zamanda estetik kaygılar taşıyan bir sanat ya da bilim dalı hangisidir?”

Ancak böyle bir soruya “matematik” yanıtını verenlerin sayısı arttığında matematiğin yeterince tanındığı söylenebilir. O güne kadar bilim insanlarının, matematikçilerin, matematik eğitimcilerinin sayfalar dolusu yazılarla, sayıları gün geçtikçe artan popüler bilim kitaplarıyla matematiği tanıtma çabaları da sürecektir. Belki de o zaman matematiğin tam bir tanımını yapmak, sonsuz dehlizlerinde saklı, tanıyanları kıskıvrak yakalayan özelliklerini bir cümleyle açıklamak mümkün olabilir.

Bu yazı Aysun Umay tarafından kaleme alınan ve Öteki Matematik başlığı altında Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi sayı 22 de yayınlanan makaleden kısa bir bölümdür.

Yazının tamamına buradan erişebilirsiniz.

Matematiksel

 

Paylaşmak İsterseniz

Yazıyı Hazırlayan: Matematiksel

Bu yazı gönüllü yazarlarımız tarafından hazırlanmış veya sitemiz editörleri tarafından belirtilen kaynaktan aslına uygun kalınarak eklenmiştir.

Bunlara da Göz Atın

Isaac Newton’a Göre Dünyanın Sonu 2060 Yılında Gelecek

Dünyanın gelmiş geçmiş en iyi fizikçilerinden biri olarak tanınan Isaac Newton, bilindik bilimsel çalışmalarının yanı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

ga('send', 'pageview');