GÜNDEM

“Koronavirüsten Banane, Ben Pikniğime Bakarım” Diyenlerin Bilmesi Gereken Bir Akciğer Hasarı

Son birkaç gündür insanlarımızın sokaklardaki tavrı, perşembenin gelişi çarşambadan bellidir dedirtmişti zaten. Bunun koronavirüs günlük vaka sayısı verilerine yansımasını da görüyoruz.

Kilit altına alınmaya gerek kalmadan bilinçli ve duyarlı olmayı ne zaman öğreneceğiz?

Ben hiçbir zaman insanların felaketlerden ders alacağına inanmadım zaten. Ancak yine de merak ediyorum.

Başkalarının başlarından geçenleri ve yaşadıkları acıları hissetmeye çalışmak neden bu kadar zor?

Hayatta bazı şeylerin kıymetini ve önemini anlamak için kaybını yaşamamız mı gerekir? Yaşayanların deneyimlerini içselleştirmeyi denesek biraz olmaz mı?

”Bize bir şey olmaz ya” mantığı kalkmıyor zihinlerden. Göz görmeyince gönül katlanıyor heralde.

Görmemeye devam etsinler. Ancak bizim her gün adını zikrettiğimiz “koronavirüs” kelimesi bile binlerce insan için bir travma unsuru. İnsanlar ne olduğunu anlamadan aniden sevdiklerini, belki de hayattaki tek varlıklarını kaybettiler. Ve artık dünyadaki hiçbir şey onların acısına, boşluğuna ilaç bulamaz.

Keşke biraz empati yapabilsek.. Acıyı hissetmek için bizzat yaşamak gerekmez her zaman. Hayat çok ama çok kısa bir rüya gibi..

Ama yok.

Karakterlerimize ve alışkanlıklarımıza öyle bir yücelik atfediyoruz ki; hiçbir durumda onlardan feragat etmiyoruz ne pahasına olursa olsun.

Bedelini başkalarına da ödetecek olmamız umrumuzda değil.

Bize ne.. Kime ne olmuşsa olmuş.

Eğlencemizden de vazgeçmeyiz, kutlamadan da, piknikten de, hayırlı olsun ziyaretlerinden de.. Ve daha pek çok şey..

Yeter ki ”bu böyle yapılır” diktelerini ve gelenekleri bozmayalım. Bozarsak bize bir şey olur çünkü.

Bilinçaltı kodlamalarımız her şeyden önemli. Bilim, bilimliğini bilsin..

***

Sayın Erkan Ayan vesilesi ile öğrendiğim bir haberi sizinle paylaşmak istiyorum. Duyarsız olduğuna inandığınız insanlara bir de bu haberi gösterin derim.

Madem illa ki anlamak için korkutulmak istiyorlar..

ABD’de 20’li yaşlarında ve herhangi bir sağlık problemi olmayan bir kadın koronavirüse yakalandı. Koronavirüs kadının akciğerlerini öyle harap etti ki, genç kadına akciğer nakli yapılmasından başka çare kalmadı.

Koronavirüs sonrası genç kadının sağlıklı akciğerinin geldiği hali aşağıya ekledim. Rahatsız olacaklar bakmasın lütfen.

Geçen hafta Northwestern Memorial Hospital in Chicago’da koronavirüs sebebiyle akciğer nakli yaptırmak zorunda kalan ilk ABD’li hasta olduğu bilinen kadının 10 saat boyunca süren müdahale ile akciğer nakli yapılabildi.

Doktor Ankit Bharat, operasyonun başarılı geçtiğini ancak hastanın tamamen iyileşmesi için önünde çok uzun bir yol olduğunu ve hala yetersiz nefes alan bir hastanın nefes almasını kolaylaştıran ventilatör makinesine bağlı olduğunu açıkladı.

Hastadan çıkarılan akciğer hakkında bu zamana dek gördükleri arasında, en kötü zararı görmüş akciğerlerden olduğunu söyleyen doktoru ciddiye almamak için hala ne gibi bir önemli sebebiniz var sosyal hayatından kat’iyen ödün vermeyecek insanlarımız:

Kaynak: New York Times

Matematiksel

Ceren Demir

Kendini, insanları, dünyayı tanıma ve anlama çabasında, belki de kaosta olan; filmin oyuncularından, dünya üzerindeki küçücük noktalardan biriyim.. Dokuz Eylül Üniversitesi'nde Ekonomi bölümünde yüksek lisansa devam ediyorum ve İstanbul Gelişim Üniversitesi'nde akademik görevimi sürdürüyorum. Spora, sanata (özellikle resim sanatı), müziğe, doğaya, doğa sporlarına, felsefeye, psikolojiye, kitaplara, filmlere düşkünüm.. Okumayı, yazmayı, öğrenmeye çabalamayı çok seviyorum. Küçük yaşlardan itibaren birikmiş 9 adet günlüğüm var. Amaçlı ve amaçsız yaşamanın çeşitli noktalardan artı ve eksileri olduğunu düşünsem dünyadaki her şeyin gelip geçici olduğuna inanıyorum. Yine de -her şeye rağmen- ben uzun süredir amacı olanlardanım.. Buradan enerji sağlayabiliyorum.. Çoğunlukla enerjik, dışa dönük olsam da yeri geldikçe oldukça içe kapanmaya ve yalnızlığa susayabiliyorum. İkisi de keyifli ve öğretici.. Matematiksel sitesinin öncelikle hayranı olan bir okuruyum sonra Matematiksel’e katkı sağlamaya çalışan enfes ekibin bir parçasıyım. Özetle bu dünyayı bir rüyaymış gibi (Is this the real life? Is this just fantasy?) hissedip iyi bir insan olarak '‘kalmaya'’ çabalayan, sonsuzmuş gibi üretmeye çalışan insanlardan olarak; bahsettiğim 'bencil' bilgilerimi önemsiz sayıyorum. Sadece denizdeki kum tanelerinden biri olduğumun farkındayım. Ancak okyanusları merak etmekten vazgeçemiyorum. Yaşam keşifle canlanıyor.. (Instagram veya Facebook hesabım yoktur. Fotoğrafımı ve adımı kullanarak sahte hesap açıldığını öğrendiğim için bu bilgiyi belirtmek durumundayım.)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu