KEŞFET

Koronavirüs Günlerinize Yoldaş Olacak Enfes Film ve ve Kitap Önerileri

Koronavirüs günlerinize eşlik edecek film ve kitap önerileri serimize devam edelim…

FİLM ÖNERİLERİMİZ

SİYAH KUĞU

SİYAH KUĞU

Natalie Portman’ın olağanüstü performansıyla zirveye ulaşan bir psikoloji başyapıtı.

Darren Aronofsky yönetmenliğindeki filmde başarılı bir balerin olan Nina’nın annesiyle olan zorlu ve dikkat çekici ilişkisine, bence biraz da annesinin etkisiyle kusursuz olma yolunda geçirdiği dönüşüme şaşkınlıkla tanık edeceksiniz.

Büyük bir gösteride baş balerin rolünü kapan Nina, masum Beyaz Kuğu rolünü mükemmel canlandırsa da iş kötü karakter olan Siyah Kuğu’yu canlandırmaya gelince yetersiz kalır. Bu noktada karşısına oldukça güçlü bir rakip olan Lily çıkar.

Sonrası mı? Spoiler yok. 🙂

DÖVÜŞ KULÜBÜ

Chuck Palahniuk’un romanından aynı adla beyaz perdeye aktarılan efsane film.

Monoton yaşamına bir de uykusuzluk (insomnia) eklenen bir ofis çalışanı Jack, bu rahatsızlığının getirdiği psikolojik sıkıntılarından kurtulabilmek için grup terapilerine katılır. Terapide Marla adında bir kızla ve ardından efsane Tyler Durden ile tanışır ve olaylar başlar.

Tüketim toplumu üzerine nefis bir eleştiri olan ve David Fincher tarafından yönetilen filmin başrollerinde Brad Pitt, Edward Norton ve Helena Bonham Carter var.

12 YILLIK ESARET

Müzik aşığı siyahi bir adam olan, ailesiyle özgürce ve mutlu şekilde yaşayan Solomon Northup’ın kaçırılıp uzaklarda bir çiflikte köle olarak çalışması için satılmasıyla başlayan trajedi

Filmin başrolünde Chiwetel Ejiofor, yönetmenliğinde Steve McQueen var.

Bu filme ek olarak, Quentin Tarantino’nun yazdığı ve yönettiği Zincirsiz (Django Unchained) filmini de kaçırmayın.

DANGAL

Gerçek bir hikayeden uyarlanan film, inanılmaz derecede güreş aşığı olan eski güreşçi bir baba ile güreşmeyi öğrettiği iki kızının zorluklar içindeki mücadelesinden olimpiyat şampiyonluğuna uzanma hikayesini konu alıyor.

Kız çocuklarının, tamamı ruh hastası ve raporsuz deli olan kalabalıklarca dikte edilen kötülüklere, dedikodulara, aşağılanmalara maruz kalmasının zorluğuna da şahit olmalısınız.

Muhtemelen izlemeyen pek az kişi vardır ancak izlemeyenler için Aamir Khan’ın bir başka efsane filmi 3 İdiot’u da öneririm.

VAN GOGH: SONSUZLUĞUN KAPISINDA

Hastası olduğum Hollandalı empresyonist (izlenimci) ressam Vincent van Gogh’un hayatının son demlerini, kısa sürede yaptığı yüzlerce yağlı boya tablonun üretim sürecini, Fransız post-empresyonist ressam Paul Gauguin ile ve derinden bağlı olduğu kardeşi Theo van Gogh ile ilişkisini, usta oyuncu Willem Dafoe’nin performansıyla izleyebilirsiniz.

V FOR VENDETTA

V for Vendetta,  Alan Moore ve David Lloyd’un ortak çalışması olan romandan beyaz perdeye taşınan etkileyici bir film.

Geleceğin İngiltere’sinde (2020) geçen film, diktatör bir rejime bireysel bir başkaldırının nasıl toplumsal hale geldiğini gösterir.

Başrollerde ise V’yi oynayan Hugo Weaving ve Evey’i oynayan Natalie Portman var.

Göz atmak isterseniz: V for Vendetta: Maskenin Ardındaki Fikir

BÜYÜK AÇIK

Büyük Açık, Adam McKay tarafından yazılıp yönetilen 2015 yılı Amerikan yapımı biyografik komedi-drama filmi..

Michael Lewis’in aynı adı taşıyan 2010 yılı kitabından uyarlanan film kitaba dayanarak 2007-2010 yılları arasındaki finansal kriz hakkında konu işlemektedir.

Film biraz uzun ve dili ağır. Başlarda sıkıcı finansal teknik terimler yüzünden sıkılmaz ve devam ederseniz ilerleyen safhalarda filmin oldukça heyecanlı olduğunu göreceksiniz. Ayrıca 2008 Küresel Finansal Krizi’ni anlamak açısından öğretici bir film.

Ve gerçek bir hikayeye dayanıyor.

BARCELONA BARCELONA

Woody Allen’ın enfes sanat dokusuyla bezenmiş enfes filmi..

Dilbaz ve gösterişli sanatçı Juan Antonio (Javier Bardem) ve onun güzel fakat biraz da deli-dahi sınırındaki eski eşi Maria (Penélope Cruz), evlenmek üzere olan ancak sonradan kafası karman çorman olan Vicky (Rebecca Hall) ve Cristina (Scarlett Johansson) ile etkileyici ve enteresan bir hikayeye dahil olabilirsiniz..

MAVİ YASEMİN

Woody Allen’dan efsane bir film daha..

Cate Blanchett’e En İyi Kadın Oyuncu Oscar’ını kazandıran film,

Zengin bir iş adamı olan Hal (Alec Baldwin) ile evli, gösterişli ve sosyetik bir yaşam sürmekte olan Jasmine (Cate Blanchett), sınıf ve statü kaybına neden olan olaylar yaşar. Depresyona girer.

Her şeye sıfırdan başlamaya karar verip mütevazı bir yaşam süren üvey kardeşi Ginger’ın (Sally Hawkins) yanına, San Francisco’ya taşınır. Bir markette kasiyerlik yapmakta olan Ginger, iki çocuğu olan bir kadındır. İşçi olan kocasından ayrılmış, tamirci bir sevgili ile birliktedir.

Ve Jasmine için deliliğin sınırları zorlanmaya başlayacaktır.

MULHOLLAND ÇIKMAZI

Mulholland Çıkmazı, yönetmenliğini ve senaristliğini David Lynch’in üstlendiği 2001 ABD-Fransa yapımı psikolojik gerilim ve gizem türlerindeki film.

Eğer beyin yakacak bir film arıyorsanız, sakın kaçırmayın..

Film-Noir (Kara film) ve sürrealizmden ögeler sunan filmin başrollerinde Naomi Watts, Laura Elena Harring ve Justin Theroux yer alır.

YEŞİL YOL

Yeşil Yol 1999 yapımı dram filmidir. Yönetmeni ve senaristi Frank Darabont’tur. Film Stephen King’in aynı adlı romanından uyarlanmıştır. 

Paul Edgecomb, bir hapishanede gardiyanlık yapmaktadır. Hapishanedeki görevi, idam mahkumlarına, hücrelerinden idam odasındaki elektrikli sandalyeye kadar eşlik etmektir. Edgecomb, çalıştığı süre boyunca sayısız idama tanık olur. Fakat bu idam mahkumlarından hiçbiri onu John Coffey kadar etkilemeyi başaramaz.

Eski ama unutulmayacak filmlerden.. Tom Hanks’i ve 2012’de vefat eden Michael Clarke Duncan’ı tekrar izlemek isterseniz..

KAYIP KIZ

Rosamund Pike’ın oyunculuğu Everest’in tepesine çıkartıp orada bıraktığı film..

Kayıp Kız, karısının aniden ortadan kaybolmasından sorumlu tutulan bir adamın hikayesini anlatıyor. Amerika’nın Missouri eyaletlerinden birinde sıcak bir yaz sabahı, Nick ve Amy evliliklerinin beşinci yıl dönümünü kutlamaya hazırlanmaktadır. Fakat o gün Amy aniden ortadan kaybolur. Amy’den uzun süre haber alınamayınca polis, genç kadının ortadan kaybolması ile ilgili Nick’ten şüphelenmeye başlar ve olaylar gelişir..

Yönetmen koltuğunda David Fincher‘ın oturduğu film, izlemediyseniz sizi çok ama çok şaşırtabilir.

ZİNDAN ADASI

Leonardo Di Caprio’nun izlemediğim bir filmi kalmadı ne yazık ki. 🙂 Ancak en çok bu filmini seviyorum diyebilirim.

Shutter Island 2009 yapımı Martin Scorsese filmi. Yazarı Dennis Lehane olan aynı isimli romandan sinemaya uyarlanmıştır.

Filmde, Teddy Daniels ve Chuck Aule isimli iki polis memurunun, Rachel Solando adlı bir akıl hastasının ortadan kaybolması üzerine tehlikeli akıl hastalarının tedavi gördüğü Shutter Adası isimli bölgede konuşlanan Ashecliffe Hastanesi’ne soruşturma yapmak için gitmesi ve sonradan gelişen esrarengiz olaylar aktarılıyor.

Yine kafayı iyice karıştırmak ve sınırlarını zorlamak isteyenler için birebir..

PRESTİJ

En sevdiğim kadın aktris Scarlett Johansson’ın da bulunduğu Prestij filmi, birbirini alt etmeye çalışan iki sihirbazın hikayesini anlatıyor.

Christopher Nolan yönetmenliğindeki filmde, Deha Nikola Tesla’ya da rastlayacaksınız. 🙂 Filmin bu kısmı ise dehaya yakışacak şekilde oldukça zekice senaryolaştırılmış.

Zaman içinde ikisi de hem ünlü hem de rakip olan son derece zeki sihirbazların ölümcül rekabetini ve birbirlerinin sahnelerinde yaptıkları sabotajları izlemenizi öneririm.

Christian Bale ve Hugh Jackman çok iyi bir iş çıkartmış performanslarıyla..

AMADEUS

Bu filmi lisedeyken canım müzik hocam Zehra Karaosmanoğlu sayesinde izlemiştim. Sonunda baya ağladığım nefis film boyunca da Mozart’ın muhteşem kahkahalarına aynı oranda kahkaha attığımı (ve atacağınızı) söyleyebilirim rahatlıkla.

Amadeus’da, dünya müzikal tarihine yön veren deha Mozart’ın ve saplantılı derecede onu kıskanan ve yok etmeye çalışan Antonio Salieri’nin hikayesini izleyeceksiniz.

Miloš Forman yönetmenliğinde Tom Hulce ve Murray Abraham’ın müthiş performanslarını kaçırmayın.

BROKEBACK DAĞI

Heath Ledger’ın neden her zaman yaşayan bir efsane olacağının kanıtıdır bu film. (Jake Gyllenhaal’ın da hakkını vermek lazım tabii ki.)

İkisi de sert koşullar altında yaşayan bir çiftçi bir de kovboyun yollarının bölgedeki Brokeback Dağı’nda kesişmesiyle başlayan ve ölene dek sürecek olan bir aşk hikayesine tanıklık edeceksiniz.

Ünlü Tayvanlı yönetmen Ang Lee’nin, Annie Proulx’un meşhur hikayesinden uyarladığı film, destansı bir aşkı oldukça duygusal ve dramatik bir şekilde anlatıyor.

Akademi Ödülleri’nde üç kategoride Oscar alan filmin doğa manzaraları da acı dolu aşk hikayesi kadar etkileyici..

MAKAS ELLER

Edward Scissorhands’i (Johnny Depp) yaratan mucitin işini tam olarak bitiremeden ölmesi, Edward’ı makaslardan oluşan elleriyle önce ilgili sonra linççi bir toplumun arasında yaşamak zorunda bırakır.

Hüzünlü ve komik hikayenin yönetmenliğini Tim Burton üstleniyor.

ŞİMDİLİK BURADA DURALIM.. 🙂 🙂 yoksa bu yazı sıkıcı derecede uzun olacak..

Çoğu kişi izledi diye düşündüğüm için eklemedim. Ancak Heath Ledger’ın Jokerini ”The Dark Knight” ile Joaquin Phoenix’in Jokerini ”Joker” filmi ile izlemenizi de tavsiye ederim.

Bir de koronavirüs günleri için asla önermem ama daha uygun bir zamanda Bir Rüya için Ağıt (Requiem for a Dream) filmini izlemenizi de öneririm. Ancak ruhsal anlamda tepetakla olmak istemezseniz bu filmden uzak durmalısınız.

Benim bu gece ve yarın gece için menümde önceden kaçırdığım Big Fish ve Ressam Modigliani’nin hayatının anlatıldığı Modigliani filmi var.

Farklı öneriler varsa lütfen paylaşınız. 🙂

Özetlememe Yardımcı Olan Kaynaklar: Vikipedi, Beyaz Perde, IMDb

KİTAP ÖNERİLERİMİZ

NUTUK

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün en önemli çalışmalarından biri olan Nutuk, 1919-1927 döneminde Atatürk’ün kendi kaleminden çıkmış en önemli kitaplardan birisi, tarihin belgelere dayalı çok etkileyici bir yansımasıdır. benim nezdimde.

Bugünlerde daha da fazla bir gereklilik ile her insanın okumasını umut ediyorum..

Hatta tekrar tekrar okunması gerektiğine inanıyorum.

KANADI KIRIK MELEK’İN KANADINA TAKILANLAR

Rukiye Türeyen isimli muhteşem bir insanın TEK PARMAĞI ve yılların emeği ile yazdığı bu kıymetli eseri edinmenizi, okumanızı tavsiye ediyorum.

Rukiye Türeyen, üç aylıkken geçirdiği menenjit nedeniyle beden sağlığını kaybetmiş olsa da zihin dünyasının güzelliği ona yepyeni bir yaşam yaratma yolu sunmuş..

”Yürek dağlar engellilerin durumları; hep acınarak bakılır. Bir işe yaramaz sanılır. Kitabımı aldınız ve şu anda okuyorsunuz. Kararı siz verin. İşe yarıyorlar mı yoksa yaramıyorlar mı?”

Sevgili Rukiye, acıyarak baktığım insanları sana söylemek isterim: Her anlamda sağlıklı olup CEHALETLE, SORGULAMADAN UZAK YAŞAMAYI SEÇENLER. Evet bu insanlarla dolu bir dünyada yaşıyoruz. Ve göründüğü kadarıyla öyle işe yaramıyorlar, öyle boş şeylerle yaşıyorlar ki senden öğrenecekleri milyonlarca şey var.

Şimdilerde 40 yaşında olan Değerli Rukiye Türeyen’e bana ilham veren başarıları ve azmi için teşekkür ediyor ve saygıyla selamlıyorum..

SATRANÇ

Stefan Zweig’ın Brezilya’da sürgündeyken yazdığı enfes kitabı Satranç ile gerilimi iliklerinize kadar hissetmeniz mümkün. Bunun sebebi, korku unsuru içeren bir kitap olması değil; adeta bir fanusun içine kapatılan bir insanın delirmemek için aklının yardımına ihtiyaç duyması -hem de aklını kaybetmeye en müsait noktadayken onun lütfuna sığınması- olduğunu göreceksiniz.

Sinirleri kopana dek kendinizi bir şeyler yaratmak zorunda kalacağınız bir şekilde sıkıştırılmış olsaydınız ne yapardınız?

Stefan Zweig 1942’de Brezilya’da karısıyla birlikte intihar etmeden hemen önce yazmıştır bu etkileyici eseri.. Kaçırmayın.

GORIOT BABA

Honore de Balzac’ın dev eserinde, fedakar bir baba olan Mösyö Goriot’un kendini kızlarının hayatının mutluluğuna adamasına tanık oluyoruz.

Ancak geçen zaman içinde Goriot Baba’nın hayatı dramatik bir hale gelmeye başlayacaktır.

Önce damatları tarafından istenmeyip bir pansiyonda yaşamaya başlayan ve daha sonra yaşadığı pansiyonda da müşkül bir duruma düşecek olan Goriot Baba’nın hikayesi, Balzac’ın yüze yakın cilt içeren İnsanlık Komedyası’nın bir parçası olma özelliğini de taşıyor.

ÇİN HÜKMETTİĞİNDE DÜNYAYI NELER BEKLİYOR? (WHEN CHINA RULES THE WORLD)

”Bana Çin deme de ne dersen de” dediğinizi duyar gibiyim.. 🙂 Evet belki şuan için oturup Çin’i okumak için yanlış bir zaman. Ama sorgulamak için doğru bir zaman da olabilir aynı zamanda..

Martin Jacques’in son dönemin önemli analizlerinden biri olan kitap, Çin uygarlığının yeni hegemonya olma yolundaki güçlü adaylığını oldukça detaylı şekilde ele alıyor.

Kitabı yıllar önce okumaya yeltendiğimde bitiremediğimi itiraf edeyim. Çünkü inanılmaz uzun bir kitap.

Ancak mevcut süreçte görüyorum ki tekrardan daha detaylı bir şekilde okumam gerekiyor bu kitabı.

KÜRESEL EKONOMİDE KRİZ

Sandro Mezzadra ve Andrea Fumagalli’nin ortak çalışması olan ekonomi ve finans kitabı ile 2008 Finansal Krizi’ni, bunu etkileyen diğer dinamikleri inceleyebilirsiniz.

Dili başta karmaşık gelebilir. Ancak sonradan çok daha akıcı şekilde okuyabilirsiniz.

Diğer yandan kitapta çok fazla bilgi olduğu için not tutmak da gerekebiliyor.

2008’deki finansal ve ekonomik krizin ilk sinyallerini takip eden aylarda Uninomade ağı içinde yürütülen kolektif tartışmaların bir ürünü olan kitapta bilişsel kapitalizm, finansal piyasalar, bilgiyi sömüren üretime akan sermaye akışları, eşitlik ve özgürlüğün yeniden keşfedileceği bir toplumsallığın kuruluşu ele alınıyor.

DEVLET

Devlet kitabı, M.Ö. 427’de doğmuş Büyük Filozof Platon’un (Eflatun) en önemli eserlerinden birisi. Yoğun bir felsefeyle siyaset, demokrasi, politika konusundaki ilkeleri, ütopyaları, senaryoları pek çok farklı açıdan sorgulamak isteyenler için mutlaka faydalı olacağına inandığım bir kitap. Her cümlesi çok kıymetli.

Aslında bu kitabı özellikle siyasetçiler, politikacılar okusun isterdim. Ancak onların odakları oldukça başka konular üzerine yoğunlaşıyor.

En azından bu kitapları okuyan bilinçli bir halk olursa, onlar da halkın seviyesi yüksek olduğu için bilinçli adım atmak zorunda kalırlar. Böylece halkın seviyesinin düşük olmasından beslenmek gibi bir seçenek kalmamış olur.

Bunun için önce halkın ”halk tanımında” kendilerinin düşük seviyede şartlanmasını yeğleyen bir anlayışı sindiremeyecek bir iradeyi arzulaması gerekir.

ÜNİVERSİTE

Ann Fairbairn’in elimde oldukça eski bir baskısı olan kitaplarından birisi. Ann Fairbairn ismi aslında Amerikan Yazar Dorothy Tait’in takma adı.

Eserde yoksulluk ve depresyon döneminde yaşayan bir Afro-Amerikanın yaşamına misafir olacaksınız. Yazar bu eseri ölümünden altı sene önce 1966’da yazdı. Amerika’da bu dönemin özelliği ise Sivil Haklar Hareketi’nin yaşanıyor olmasıydı.

KOD EKONOMİSİKırk Bin Yıllık Bir Tarih

İnsanlığın varoluşundan, alfabenin icadına, üretimin çeşitli evrelerinden, kodlamanın ilk izlerine, Blockchain’in ortaya çıkışından, günümüzdeki mevcut popüler kavramlara kadar kapsayıcı bir anlatımı duru bir anlatımla keyifle okumamızı sağlamayı başaran Philip Auerswald‘ın bence çok değerli bir çalışması Kod Ekonomisi kitabı.

Geçmişten geleceğe akılda kalıcı bir yolculuk yapmak için kaçırmayın derim.

Şimdilik burada bitirelim. Lütfen önerilerinizi bizimle paylaşın. 🙂

Sevgiler.

Film ve kitap önerilerimizin ilk bölümü ise burada: Koronavirüs Günlerinize Yoldaş Olacak Enfes Film ve Kitap Önerileri

Matematiksel

Paylaşmak Güzeldir

Ceren Demir

Kendini, insanları, dünyayı tanıma ve anlama çabasında, belki de kaosta olan; filmin oyuncularından, dünya üzerindeki küçücük noktalardan biriyim.. Dokuz Eylül Üniversitesi'nde Ekonomi bölümünde yüksek lisansa devam ediyorum. Spora, sanata (özellikle resim sanatı), müziğe, doğaya, doğa sporlarına, felsefeye, psikolojiye, kitaplara, filmlere düşkünüm.. Okumayı, yazmayı, öğrenmeye çabalamayı çok seviyorum. Küçük yaşlardan itibaren birikmiş 9 adet günlüğüm var. Amaçlı ve amaçsız yaşamanın çeşitli noktalardan artı ve eksileri olduğunu düşünsem dünyadaki her şeyin gelip geçici olduğuna inanıyorum. Yine de -her şeye rağmen- ben uzun süredir amacı olanlardanım.. Buradan enerji sağlayabiliyorum.. Çoğunlukla enerjik, dışa dönük olsam da yeri geldikçe oldukça içe kapanmaya ve yalnızlığa susayabiliyorum. İkisi de keyifli ve öğretici.. Matematiksel sitesinin öncelikle hayranı olan bir okuruyum sonra Matematiksel’e katkı sağlamaya çalışan enfes ekibin bir parçasıyım. Özetle bu dünyayı bir rüyaymış gibi (Is this the real life? Is this just fantasy?) hissedip iyi bir insan olarak '‘kalmaya'’ çabalayan, sonsuzmuş gibi üretmeye çalışan insanlardan olarak; bahsettiğim 'bencil' bilgilerimi önemsiz sayıyorum. Sadece denizdeki kum tanelerinden biri olduğumun farkındayım. Ancak okyanusları merak etmekten vazgeçemiyorum. Yaşam keşifle canlanıyor..

4 Yorum

    1. Oktay Bey merhabalar. Anlık bir paylaşım değil bu. Yılların birikimi. Kitaplarım da yıllardır edindiğim kitaplardan sadece bir kısmı.

      Sevgiler.

  1. Değerli dostumun önerdiği her film, her kitap bana dünyaları katmıştır hep. Emeklerine sağlık canım arkadaşım, ben payıma düşeni aldım 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı