YAŞAM

Koronavirüs Günlerinde Belirsizliğin Toplumsal Yansımaları

Koronavirüs salgınının ne kadar kötüye gideceği konusunda büyük bir belirsizlik var. Bu da davranışlarımız giderek tutarsız olmasına sebep olabiliyor. Sonucunda da aşırı veya düşük tepki vermek hatalı seçimler yapmamız anlamını da taşıyabiliyor. Neler olup bittiğinin arkasındaki psikolojiyi anlayarak orta yolu bulabilmemiz önemli…

Gelecek hakkında belirsizlikle karşılaştığımızda, olaylar bizim kontrolümüz dışında gibi hissedilebilir. Bu da genellikle bastırmaya çalıştığımız korku gibi olumsuz duyguları tetikler.

Süpermarketleri silip süpürüp, büyük miktarlarda yiyecek ve temizlik ürünü satın almak ve istiflemek korku paniğine bir örnektir. Kısa vadede kendimize avantaj sağladığını düşündüğümüz bu durum uzun vadede bir başkasının bu ürünlerden faydalanma şansını ortadan kaldırdığı için bize olumsuz dönüş yapacaktır.

Korku ve panik temelli davranışlara bir örnek olarak da sağlıklı bireylerin maske takmalarını verebiliriz. Maskeler doğru biçimde takıldığında enfeksiyondan koruyabilirler ancak eş zamanlı olarak talihsiz sonuçlar da doğurabilirler.

Öncelikle, insanlar, yüz maskeleri takarken yüzlerini normalden daha fazla dokunmaya eğilimlidirler, bu da virüsün gözler gibi alternatif yollardan vücudumuza girmesine neden olabilir. Maske takmak insanların enfeksiyon riskine karşın kendilerini daha emin hissetmelerine neden olabilir. Bu aşırı iyimserlik durumu, onların sosyal temasta bulunma olasılıklarını artırarak virüse maruz kalma risklerini de arttıracaktır.

Okuma Önerisi: Yüze Dokunmamak Neden Bu Kadar Zor?

Ayrıca kullandığımız maskelerin hangi koşullarda üretildiği ve ne kadar steril oldukları da ayrı bir soru işareti elbette.

Toplum sağlığı açısından yapılacak daha uygun şeyler dikkatli el yıkama, genel hijyen kurallarına uyma ve soğuk algınlığına benzer semptomlar göstermeye başladığınızda kendi kendinizi izole etme gibi basit enfeksiyon kontrol eylemleridir.

Ne yazık ki, bunların olayları kontrol etme dürtümüz üzerinde çok daha az etkisi olduğu görülmektedir. Bunun nedeni, her önlemin kendi başına önemsiz gibi gözükmesidir.

Buna ek olarak, ellerimizi sık yıkayarak ve kendi evimizde genel hijyeni geliştirerek üzerimize düşeni yapabilmemize rağmen, hastalığın yayılmasını en aza indirmenin aynı şeyi yapan diğerlerine de bağlı olduğu duygusu da vardır. Bu nedenle, özellikle etrafımızda bu duruma aykırı davranan örnekleri gördükçe, aldığımız önlemler gözümüze önemsiz gibi gözükebilir.

Peki ne yapmalı?

Öncelikle bilgi kirliliğinden uzak durmak gerekiyor devamında da Halk sağlığı kuruluşlarından yayınlanan açık ve net açıklamalar içeren mesajların güçlendirilmesi önemli.

Bu sayde yararsız davranışları normalleştiren yanlış bilgi ve raporlarla çevremizin sarılmasını engelleyebiliriz. İnsanların önemli bilgileri duymalarını sağlayarak belirsizliği en aza indirmek de kısa vadeli paniğin azaltılmasına yardımcı olacaktır.

Koronavirüs krizinde atacağımız doğru adımlar hem kendimize hem de toplumsal anlamda virüsün kontrolüne etki sağlayacaktır.

Sağlıklı günler dileğimizle…

Kaynak: https://www.newscientist.com/article/mg24532732-500-covid-19-the-science-of-uncertainty-can-help-us-make-better-choices/

Matematiksel

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı