Kognitif Bilişim, Bilgi Teknolojileri ve Yapay Zekâ

Her ne kadar bilgisayarlar veri kaydına izin veriyor, onları işliyor, hesaplamalar yapıyor olsa da verilerin ne anlama geldiğini, neyi ifade ettiğini bilmiyorlar.

Örneğin insan görevlerinin çoğunu gerçekleştiremiyorlar. Bu noktada dijital dönüşüm ve sanayi 4.0 çağıyla kendini gösteren teknolojik gelişmeler, makinelerin birtakım iş uygulamalarında insan benzeri idrak ile hareket etmelerine, süreç yönetiminde rol almalarına olanak sağlıyor. Makinelerin insan gibi etkileşime girebilmesi ve düşünebilmesi ise kognitif(bilişsel) bilişim sistemleri ile mümkün.

Kognitif bilim 1950’lerde veri işleme sürecinde, aklı ve zihni araştırmak üzere ortaya çıkmış, felsefe, psikoloji, bilgisayar bilimleri, sinirbilim, dilbilim ve antropoloji gibi ana bilim dallarıyla disiplinler arası çalışmalar yapan bir bilim dalıdır.

Kognitif bilişim ise; sistemin görüntüleri tanıması ve konuşmayı anlamasına yardımcı olan algoritmalar ile makine öğrenimi, sinir ağları, anlam ve bağlamı bir dilde anlamak, daha sezgisel bilgi ile etkileşime girmek için doğal dil işleme, akıl yürütme, konuşma, insan-bilgisayar etkileşimi, diyalog, öğrenen ve adapte olan algoritmalar ile yapay zekâ, duygusal zekâ ve sinyal işleme konularını kapsamaktadır.

Günümüze örnek verecek olursak; bilişsel bilgi işlem, bankacılık ve sigorta şirketlerinin riskleri ve dolandırıcılıkları tespit etmesine, sağlık hizmetlerinde doktorların hastaları tarihsel verilere dayanarak tedavi etmeye yardımcı olmaktadır.

Bilim insanları yapay zekâ modelleriyle, kuramlarının doğruluğunu sürekli olarak sınar. Yapay zekâ araştırmaları kognitif bilimlerin en güçlü kollarından biridir. Kognitif bilimlerde veri işlemsel modeller ve deneysel psikoloji paralel hareket etmiştir. Yapay zekâ çalışmaları ile birlikte sürdürülen psikoloji deneyleri, insanların davranışlarını gözlemleyerek veri işlemsel modeller oluşturulmasını sağlamıştır. Böylece bilginin zihinde nasıl temsil edildiğine dair gerçeklere ulaşılmıştır.

Bilgisayarlarla ifade edilmeye çalışılan beyin, yapılan onlarca araştırmadan sonra o kadar basit bir sistem olmadığını göstermiştir. Kognitif yaklaşım özellikle bilinci, duyguları, insan düşüncesinin sosyal yönünü, fiziksel dünyayı dikkate almadığı, beynin işleyişi ile bilgisayar arasında bir bağ kurduğu için eleştirilmiştir.

Amerikalı matematikçi, bilişsel bilimci ve yapay zekânın öncüsü Marvin Minsky, insan zihnini anlamak için bilgisayar metaforlarını kullanmıştır. Matematiğe, robotik ve hesaplamalı dilbilimine yaptığı katkılar geniş kapsamlıdır. “Zihin, beynin yaptığıdır.” iddiası ile yapay zekâ ve akıl tartışmalarına farklı bir bakış kazandırmıştır. Minsky insan ile makine arasında temel bir fark olmadığını, insanların aslında genetik yapılarının esiri birer makine olduklarını savunmuştur. Minsky 1951’de, ilk rastgele kablolu sinir ağı öğrenme makinesi kurmuştur. Bu makine muhtemelen ilk yapay kendi kendine öğrenen makineydi. 1950’ler sizlerin de bildiği gibi kişisel bilgisayarların ve İnternet’in keşfinin öncesi tarihlerdi.

Günümüzde İletişim Teknolojileri altyapısında gittikçe büyüyen ve göz ardı edemeyeceğimiz büyük verilerle, gerçek zamanlı analitiğin yürütülmesi, yüksek performans sağlanması için kognitif bilgilerden ve bu yolla doğan inovasyonlardan faydalanmak gerekiyor. Örneğin veri güvenliğinde; güvenlik tehditlerini anlama, kaynağını bulma ve bunlar hakkında bilgi edinmeye yönelik kognitif yetenek barındıran veri noktalarını birleştiren güvenlik platformları; kuruluşların tehditlere hızlı ve doğru bir şekilde müdahale etmelerini sağlıyor. Nesnelerin İnterneti (IoT) kapsamında; bilişsel bilişimin üretime dahil olması ile üretim tesisleri birbirine daha bağlı olmakla birlikte, nesnelerden değer üreten veriler elde edilmektedir. Böylece veriler arası etkileşim sağlanmakta, sistemlerin davranışları modellenmekte ve sorunlar için proaktif yaklaşım gerçekleşmektedir. Bu noktada bilişsel bilişimin Endüstri 4.0’a tam anlamıyla destek sağlayacağı görülmektedir. Bilişsel bilişimin üretim süreçlerine kalite, verimlilik ve güvenilirlik getirmesi öngörülmektedir. Bu durum; yeni Ar-Ge fırsatları ,yeni ürünler ve makine iyileştirmeleri için öngörüler sağlayacaktır.

Özetle; bilişsel bilişim iş süreçlerinden çok sayıda veriyi analiz ederek karar verme süreçlerini iş zekası projeleriyle destekleyecek, coğrafi noktalardan, insanlardan veya tüketim noktalarından elde edilen verilerin analiziyle iş gücü ve enerji gibi kaynakların optimum şekilde ve verimli kullanımına ilişkin öngörüler sağlayacaktır.

Ancak teknoloji bulut üzerindeki büyük verinin yapay zeka algoritmaları ile bilişsel analizini yaparak, yani beynin işleyişi (zeka) ile bilgisayar arasında bir bağ kurarak akıllı iş sonuçları üretilmesini, bilgisayarlı modellemede yapay zeka tekniklerinin artan bir şekilde kullanılmasını sağlarken simülasyonda matematiksel düşüncenin, karmaşık fiziksel sistemlerin rolünü azaltmaya doğru gidebilir.

Zühre AYDIN YENİOĞLU

Kaynakça

1.Boden, M., Mind As Machine: A History of Cognitive Science, Oxford University Press, 2006.

2.Gardner, H., The Mind’s New Science: A History of the Cognitive Revolution, Basic Books, 1995.

3.Mandler, G., A History of Modern Experimental Psychology: From James and Wundt to Cognitive Science, MIT Press, 2007.

4.http://plato.stanford.edu/entries/cognitive-science/

Matematiksel

Yazıyı Hazırlayan: Zühre AYDIN YENİOĞLU

2003 yılında Çankaya Üniversitesi Matematik-Bilgisayar Bölümünden mezun oldum. Aynı zamanda İngiliz Dili ve Edebiyatı ana bilim dalında yan dal eğitimimi tamamladım. Gazi Üniversitesi Bilişim Enstitüsü Yönetim Bilişim Sistemleri yüksek lisans mezuniyetimin ardından aynı bölümde doktora eğitimime devam etmekteyim. 2017 yılında Bilgisayar Mühendisliği Bölümü lisansını da tamamlamış bulunmaktayım. 7 yıl matematik öğretmeni olarak özel sektörde, sonrasında ise 2007-2014 yılları arasında İçişleri Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı'nda görev aldım. 2014 Aralık ayından bu yana EPDK Bilişim Hizmetleri Grubunda çalışmaktayım.

Bunlara da Göz Atın

Neden Algoritmalar Bilincin Yerini Alamaz?

Bütün elektronik beyinlerin ve bu beyinleri çalıştıran algoritmaların sorunu hep aynı: döngüseller. Yani çalışabilmeleri için …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

ga('send', 'pageview');