Kar Beyaz mıdır? Her Zaman Değil! Kırmızı Ve Yeşil Kar da Olabilir

Antarktika denilince aklımıza ilk olarak penguenler ve karla kaplı geniş alanlar gelir. Muhtemelen en temiz ve en parlak karı burada görmeyi beklersiniz. Ancak, o efsanevi kar artık tamamen beyaz değil. Bunun nedeni ise karın içinde bulunan ve rengini değiştiren organizmalar. Bu sebeple kar bazen kırmızı bazen de yeşil renkli olur.

2017, 2018 ve 2019 yıllarının yazları boyunca yürütülen araştırma ve gözlemler, Antarktika yarımadasının karının yeşile döndüğü sonucuna varmıştır. Bunun nedeni alg büyümesidir. Bu algler, bireysel olarak çıplak gözle görülemeseler de uzaydan görülebilirler. (Alg terimi, makroskopik su yosunları gibi pek çok suda yaşayan fotosentetik organizmayı kapsar.) Algler, fotosenteze yardımcı bir pigment olan klorofilin varlığı nedeniyle yeşildir. Ancak Antarktika’nın karında sadece yeşil değil, kırmızı algler de bulunur.

kar
Genellikle kar ve buz bize tekdüze beyaz bir görünüm sunar. Bunun nedeni, buz kristalleri ile kar tanelerinin ışıkla farklı şekillerde etkileşmeleridir. Yansıtabilirlik ya da Albedo (Latince albus = beyaz), bir yüzeyin üzerine düşen elektromanyetik enerjiyi yansıtma kapasitesini tanımlar. Albedo, cismin yüzey dokusuna, rengine ve alanına bağlı olarak değişir. Taze yağmış bir karda % 90 beyazlık vardır.

Bu yeşil ve kırmızı algler her zaman kar yüzeyinde bulunmazlar. Çoğunlukla kar yüzeyinin altında varlıklarını sürdürürler. Ancak üst kar tabakası eridiğinde, alt tabakalarda alg patlaması olduğu yani aşırı alg üremesi yaşandığı, ortaya çıkar.

Kırmızı Ve Yeşil Kar Ne Anlama Geliyor?

Antarktika Yarımadası, Antarktika kıtasının en kuzey uzantısıdır. Kıtanın Güney Kutup Dairesi dışına çıkan tek uzantısı olan yarımada, aynı zamanda Antarktika’nın Amerika’ya en yaklaştığı yerdir. Burası kıtanın en fazla bitki örtüsüne sahip olan bölgesidir. Çalışma, yarımadanın en az 1,3 × 103 ton biyokütle (kuru) yeşil kar yosunu barındırdığını buldu. Yarımada boyunca karda yeşeren 1600 farklı yeşil su yosunu ile birlikte 1.9 km2’lik yüzey alanı saptadılar.

Penguen dışkıları su yosunları için oldukça iyi bir gübredir. Bu nedenle, bu türün yeşerdiği bölgelerin çoğunluğunun penguen kolonilerinin 5 kilometre yakınlarında olduğu saptandı. Cambridge Üniversitesi ve İngiliz Antarktika Araştırması’ndan araştırmacılar, dünyanın en çorak kıtasındaki mevcut yeşil su yosunu miktarını belirlemek için uydu görüntüleri ile saha gözlemlerini birleştirdi. Kutup bölgeleri gezegenin diğer bölgelerine oranla çok daha hızlı ısınıyor. Bu nedenle Antarktika’da deniz seviyesinin altında bulunan bölgeler karsız yazlar geçirecek. Sonuçta hiçbir su yosunu kalmayacak. Ancak bu kısa süreli bir kayıp olacak. Çünkü sıcaklıkların artmasıyla birlikte yüksek bölgelerdeki karlar yumuşayacak. Böylece su yosunlarının yeşermesine elverişli bölgelerde artış yaşanacak.

Algler fotosentez yapar, bu nedenle bu tür büyük alg büyümeleri, ekosistemden önemli miktarda karbon alır. Ekip, yarımadada bulunan su yosunlarının ortalama 875 bin araba seyahatine eş değer CO2 emdiğini hesapladı. Bu aslında çok da iyi bir haber değil. Bu algler, ekosistemin karbon döngüsüne kısa dönemde yardımcı olsalar da uzun vade de öyle olmayacaklardır.

Antarktika’nın Taylor Buzulu’ndaki şelalelerinde de kırmızı kar görülür ancak bunun farklı bir nedeni var. Bu renk buzulun altındaki eski bir kaynaktan sızan tuzlu su nedeniyle oluşur. Su, atmosferle temas ettiğinde oksitlenen ve parlak kırmızı bir renk oluşturan bir demir formu bakımından zengindir.

İklim Değişikliğinin Rengi

pembe kar
Kırmızı kar en çok yaz aylarında yüksek dağlık bölgelerde ve kıyı kutup bölgelerinde yaygındır. 19. Yüzyıl’ın sonuna kadar Avrupa ve Amerika’da birkaç kez kırmızı kar yağışı bildirimi yapıldı. Ancak biz modern zamanlarda onunla hiç karşılaşmamıştık. Ancak yakın zamanda İtalyan Alplerinde görülünce durum değişti.

Bu durum görsel olarak farklı bir oluşum sunsa da araştırmacılara göre bu hiç de iyiye işaret değil. Bu durumun oluşmasına sebep olan algler de oluşumlarını normalden çok daha fazla ısınan hava sıcaklığına borçlular. Yani küresel ısınmaya. Daha fazla ısınma, daha yüksek enlemlerin de algler tarafından ele geçirilmesine yol açacaktır.

Diğer yandan bu algler de karların erimesini hızlandırdığı için küresel ısınmanın hızlanmasına da sebep olacaktır. Bunu daha iyi anlamak için, beyaz karın üzerine düşen güneş ışığının çoğunu yansıttığını düşünmeliyiz. Ancak karın yüzeyi karardıkça, güneş ışığını daha fazla emer ve daha az yansıtır. Aslında tam olarak konuşmak gerekirse, beyaz kar ışınımların %80’ini yansıtırken, yeşil kar yalnızca %45’ini yansıtır. Daha fazla güneş ışığı, Dünya yüzeyinde hapsolmuş daha fazla ısı anlamına gelir. Bu, çevredeki alanın da daha hızlı ısınmasına ve gün geçtikçe daha fazla karın erimesine neden olacaktır. Özetle küresel ısınmaya bağlı olağandışı sıcaklıklar, bu alg büyümesine neden olur. Ve alg büyümesi de daha fazla küresel ısınmaya neden olur. Hızla eriyen buzda boğulmamak için bir yerde “dur” düğmesine basmalıyız.


Göz Atmak İsterseniz

Kaynaklar ve İleri Okumalar:

Matematiksel

Başa dön tuşu