GÜNDEM

Kameralar, Şimdi de Gerçek Böceklere Yerleştirildi

Washington Üniversitesi’ndeki araştırmacılar tarafından, Black Mirror senaryolarına daha da yakın hissettiren yeni bir teknoloji geliştirildi.

Washington Üniversitesi’nden (UW) bir araştırmacı ekibi, böceklerin üstüne monte edilebilen ve kontrol edilebilen hafif kameralar geliştirdi.

Bilim insanları çalışmalarının “gizlilik riskini” kabul etseler de, böceklerin keşif alanları ve girebilecekleri yerler düşünüldüğü zaman, daha önce hiç görülmemiş ortamları keşfetmeyi sağlayabileceğini iddia ediyorlar.

Uçan böceklerin nereye uçacağı üzerinde hiçbir kontrol olmayacak. Ancak, kameralı yüzlerce böcek kullanılabileceği düşünülürse, geniş bir alanı kapsamlı şekilde izleme ve haritalama mümkün olacak.

Çalışmayı yapan bilim insanları da böcekler yayıldıkça yeterli bilgiyi toplayabileceklerini belirtiyor.

Araştırmacılar, kamera monte edilmiş böcek ordusu fikrinin oldukça korkutucu olduğu duygusunun anlaşılabilir olduğunu reddetmiyor. Ancak böyle bir teknolojinin kullanım koşulları ve şartları da henüz belli değil.

Ekip, böceklerdeki kameraların son derece hafif olduğunu ve uzaktan kontrol edilebilen ve ivmeölçerli bir mekaniğe sahip olduğunu; ayrıca lityum polimer pil ile çalıştığını açıkladı..

Böceklerin bu kameralarla, sürekli akış ile bir saat boyunca; kameranın yalnızca böcek hareket ederken görüntüleri yakalamak üzere programlanabilmesiyle altı saat boyunca veri toplamasının mümkün olduğu belirtildi.

İzlemek isterseniz:

***

Ehh yarın öbür gün bu böceği insanların özel yaşam alanına da sokmazlar diye umalım..

Kaynak: https://www.washington.edu/news/2020/07/15/robotic-camera-backpack-for-insects/

https://interestingengineering.com/wireless-tiny-cameras-can-be-mounted-on-insects

Ceren Demir

Kendini, insanları, dünyayı tanıma ve anlama çabasında, belki de kaosta olan; filmin oyuncularından, dünya üzerindeki küçücük noktalardan biriyim.. Dokuz Eylül Üniversitesi'nde Ekonomi bölümünde yüksek lisansa devam ediyorum. Spora, sanata (özellikle resim sanatı), müziğe, doğaya, doğa sporlarına, felsefeye, psikolojiye, kitaplara, filmlere düşkünüm.. Okumayı, yazmayı, öğrenmeye çabalamayı çok seviyorum. Küçük yaşlardan itibaren birikmiş 9 adet günlüğüm var. Amaçlı ve amaçsız yaşamanın çeşitli noktalardan artı ve eksileri olduğunu düşünsem dünyadaki her şeyin gelip geçici olduğuna inanıyorum. Yine de -her şeye rağmen- ben uzun süredir amacı olanlardanım.. Buradan enerji sağlayabiliyorum.. Çoğunlukla enerjik, dışa dönük olsam da yeri geldikçe oldukça içe kapanmaya ve yalnızlığa susayabiliyorum. İkisi de keyifli ve öğretici.. Matematiksel sitesinin öncelikle hayranı olan bir okuruyum sonra Matematiksel’e katkı sağlamaya çalışan enfes ekibin bir parçasıyım. Özetle bu dünyayı bir rüyaymış gibi (Is this the real life? Is this just fantasy?) hissedip iyi bir insan olarak '‘kalmaya'’ çabalayan, sonsuzmuş gibi üretmeye çalışan insanlardan olarak; bahsettiğim 'bencil' bilgilerimi önemsiz sayıyorum. Sadece denizdeki kum tanelerinden biri olduğumun farkındayım. Ancak okyanusları merak etmekten vazgeçemiyorum. Yaşam keşifle canlanıyor..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu