ZİHİN AÇAN YAZILAR

Soru Sormak Zekanın Göstergesidir

Fransız Aydınlanmasının önemli isimlerinden olan, yazılarında Voltaire takma adını kullanan François-Marie Arouet “Bir insanı size verdiği cevaplara göre değil, sorduğu sorulara göre değerlendirin” der. Sorulardan ziyade hızlı cevaplar arayışında olduğumuz bu devirde sizleri daha çok soru sormaya teşvik etmek istiyoruz.

İyi Bir Sorunuz Var mı?

Aptalca soru diye bir şey yoktur. Bu konuda çocuklara dönüp bakmamız daha doğru olacaktır. Çocuklar doğaları gereği yaşamlarının ilk yıllarında bıktırıncaya kadar soru sorarlar. Dünyayı keşfetmek, olan biteni anlamak canlı algılarının hedefidir.

Algılarıyla zenginleşen dikkatleri belleklerini oluşturur, sonra da ”neden öyle olmuş?”, ”bu niçin böyle?” diye muhakeme temelini ararlar. Çocuklar sorularının aptal­ca görünüp görünmeyeceğini umursa­mazlar. Çünkü egoları henüz bizimki kadar gelişmiş değildir.

Yetişkinlerse genellikle aptalca görüneceğini dü­şündükleri soruları sormamayı yeğler. Ama unutmayın; kimi zaman en doğru soru, başkasının çok saçma bulabileceği bir şey olabilir.

Bunun da üstünde: “iyi sorular” ve “doğru sorular” var. Mesela arkadaşınıza bir yazı okutup, bu yazı hakkındaki gö­rüşlerini almak istiyorsanız, ilk sorunuz en kestirme haliyle; “Ne düşünüyorsun?”olacaktır.

Bu iyi bir soru. Ardından gelebilecek doğru soruysa şu: “Seni böyle düşünmeye iten şey nedir?” olmalıdır. Neden ve niçinler ile başlayan sorular da incelikli sorular olarak tanımlanır.

Sorularınız, alacağınız cevapların kalitesini belirler. Daha derine inmek istiyorsanız, karşınızdaki insanı sorularınızla teşvik etmenizde fayda var.

soru-sormak

21.yüzyılda soru sormak önemli bir beceridir. Soru sormak araştırmayı besler. Soru sormayı eğitiminize koyabildiğiniz zaman eğitiminiz başlamış olacaktır. Soru sormayı kültürünüze sindirdiğiniz zaman uygarlık yoluna girmiş olacaksınız.

Matematiksel

Paylaşmak Güzeldir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı