Anasayfa » Manşet » İsmim Son Kez Anıldığında

İsmim Son Kez Anıldığında

Pablo Neruda, Şili’li yazar ve şair.

Birbirinden büyüleyici kısa hikayelerini topladığı Ve…Sonraki Hayattan Kırk Öykü ismini verdiği kitabında nörolog David Eagleman bir insanın gerçekten öldüğü zamanı, unutulduğu zaman olarak nitelendiriyor.

Eagleman’a göre, beden toprağın altında ufalansa da, ruhlar gökyüzündeki bir lobide bekliyor ve bu ruhlar ancak isimleri dünya üzerinde son kez anıldığında ebediyete kavuşmuş oluyor.

Aslında Eagleman’in yaptığı iş, psikologların ve sosyal bilimcilerin toplumsal hafıza olarak isimlendirdikleri hafıza türüne başka bir gözle bakmaktan başka bir şey değil. İçinde bulunduğumuz çevreye ve etrafımızda olan olaylara gösterdiğimiz ilgi ve bu ilginin devamlılığı, hatırlamak istediklerimize karar vermek suretiyle toplumun önceliklerini ve yapısını belirliyor.

Nature Human Behaviour dergisinde yayınlanan bir makale, toplumsal hafıza ile ilgili şaşırtıcı bir sonuç ortaya koyuyor.

Çalışmanın yazarlarının elde ettiği sonuçlar, toplumsal hafıza zayıflığının matematiksel bir kuralı takip ettiğini savunuyor. Buna göre, akademik makaleler, filmler, şarkılar ve “ünlü” olarak tabir edilen insanları unutmak için hafızanın iki ayrı safhadan geçmesi gerekiyor.

Hafızanın bir temsilcisi olarak dikkati ele almak kaydıyla 1700 ünlünün Wikipedia profilini, 500 bin fizik makalesi ve 1.7 milyon patentin aldığı atıfları, 33 bin şarkının dinlenme ve 15 bin film fragmanın izlenme sayılarının incelenmeleri sonucunda elde edilen verilere göre, toplum hafızasından en çabuk silinen kültürel öğenin şarkılar olduğu sonucuna varılıyor.

Buna göre, bir şarkının toplumun hafızasından silinmesi için toplamda ortalama altı yıl yeterli oluyor.

Çalışmadan elde edilen bulguların, kişilerin ve olayların nasıl unutulduğuna ışık tutmasının yanı sıra, siyasetçiler, şirketler ve yürüttükleri çeşitli kampanyalar için akılda kalmak isteyen bireylere de yardımcı olması bekleniyor.

Çalışmayı yürüten araştırmacılar, toplumsal hafıza zayıflamasının iki ayrı safhasını modellemek için kullandıkları ikili-üstel fonksiyonu, Şili’li yazar Pablo Neruda’nın ikili sisteme dair yaptığı şairane bir açıklama ile kıyaslıyor: 

Aşk çok kısa, unutmak ise çok uzun.

Dizelerin konuyla ilgisi hemen anlaşılmasa da, yapılan benzetme en azından Neruda’nın gökyüzü lobisindeki bekleyişini biraz daha uzatacak gibi duruyor. Ne dersiniz?

Kaynak ve İleri Okuma: 

Matematiksel

Paylaşmak Güzeldir

Yazıyı Hazırlayan: Fatma Ayca Cetinkaya

Fatma Ayca Cetinkaya
Matematik alanındaki lisans derecemi Ankara Üniversitesi'nden, yüksek lisans ve doktora derecelerimi Mersin Üniversitesi'nden aldım. Halen Mersin Üniversitesi Matematik bölümünde Doktor Öğretim Üyesi unvanıyla çalışmaktayım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.