Hiçbir Siyahi Bilim İnsanına Nobel Bilim Ödülü Verilmedi

Bilim dünyasındaki pek çok insan, bu yılki Nobel fizik ve kimya ödüllerini iki kadının almasını kutluyor. Donna Strickland ve Frances Arnold, Nobel Komitesi tarafından ödüllendirilen 20. ve 21. kadın bilim insanı.

Şimdiye kadar yani 100 yıldan uzun bir süredir siyahi bir bilim insanının Nobel ödülü aldığını görmedik. Nobel ödülü sahibi olan 900 den fazla kişiden yalnızca 14 tanesinin (yüzde 1,5) siyahi  ve bunların hiçbirisi ödülünü bilim alanında almadı. Bu ödüller onlara barış (on) ve edebiyat (üç) dallarından geldi.

Bunca zaman boyunca siyahi bir bilim insanının kazanmaya en yakın olduğu an, sosyal bilimci Arthur Lewis’in ekonomi dalında ödül aldığı 1973 yılı idi. Buna karşın, çoğunluğu bilim alanında, 70’ten fazla Asyalı ödül sahibi var ve bu sayı 2000 yılında itibaren önemli ölçüde arttı. Bu durum kısmen Japon, Çin ve Kore üniversitelerinin artan etkisi ile gücünden ve Asyalı Amerikalı akademisyenlerin başarısından kaynaklanıyor. Prestijli bir kurumda olmak, büyük ve pahalı bilimsel projelerin başında olmak, bilim alanında Nobel Ödülü kazanmak için büyük avantaj sağlıyor.

Bu durumun asıl sebebi sayılarla ilgili aslında. Yeterli sayıda siyahi insan bilim alanında çalışmayı ve eğitim almayı seçmiyor. Dolayısıyla siyahilerin bilimsel anlamda yetişmesi ve ilgili alanlarda kariyerlerinde ilerlemeleri düşük bir olasılık.

Nobel ödülü alma ihtimali olan birisi olarak düşünülmeniz için bile önde gelen bir kurumda önemli bir araştırmacı ya da profesör olmanız gerekiyor. Siyahi bir bilim insanı akademik merdivenin ilk basamağına ulaştığında bile terfi ettirilmede ve maddi kaynaklara erişimde zorluklarla karşılaşıyor.

Profesör olmak için çalıştığınız kurumun desteğinin yanı sıra diğer kurumlardaki en az dört profesörün sizin başvurunuzu desteklemesine ve alanınızda uluslararası üne sahip bir lider olduğunuzu teyit etmesine ihtiyacınız var. Böyle bir şey içeride ve dışarıda büyük iletişim ağları gerektiriyor. Pek çok sebepten ötürü böyle iletişim ağlarının olduğu ve böyle üne sahip kurumlarda yeterli sayıda siyahi akademisyen çalışmıyor. Bu durum da profesörlüğe terfi ettirilme olasılığını oldukça azaltıyor.

Bu, aynı zamanda kendi kendini doğuran bir problem. Siyahi insanların bilimde en üst seviyelere ulaşamadığı algısı siyahi bilim insanlarının başarısını etkilemiş gibi görünüyor. Araştırmalar gösteriyor ki kadın rol modeller, kadınları bilim alanında kariyer yapmaları için cesaretlendiriyor. Bunun aynısı siyahi insanlar için de geçerli olabilir.

Siyahi bir bilim insanının Nobel alması, daha çok siyahi öğrenciye profesör olması için ilham verir. Bu da daha çok genç siyahi insana bilim alanında okumaları için ilham verir. Kendi lisans eğitimim sırasında, pek çok ders bir profesörün Nobel ödülü sahibi birisinin ilham verici çalışmalarını anlatması ile başlardı ki bu ödül sahibi genellikle beyaz bir adam olurdu. Bu kişiler süper insan seviyesine yükseltilirdi. Bunlar gıpta etmemiz gereken kişilerdi çünkü çalışmaları kendi alanlarının ötesine geçmişti. Bu durum beni cezbetti ve bilim insanı olma arzumu güçlendirdi. Ama aynı zamanda siyahi bir öğrenci olarak bu seviyede bir başarıya ulaşmak ya da bu yoldaki herhangi bir kademeye erişmek bana çok çok uzak görünüyordu zira listede ödül sahibi siyahi insan hiç yoktu. Bu durum beni engellememiş olsa da kesinlikle belli bir etkisi oldu. Sadece benim üzerimde değil benimle birlikte okuyan beyaz öğrenciler ve daha önemlisi üniversitedeki asistanlar üzerinde de etkisi oldu. Daha sonrasında ise üniversitedeki işverenlerim üzerinde ve araştırma fonlarını verenler üzerinde de belli bir etkisi oldu. Eğer siyahi bir Nobel bilim ödülü sahibi olaydı beni potansiyel olarak çok başarılı birisi olarak görüp bana buna uygun şekilde davranırlardı.

Neden harekete geçmemiz gerekiyor?

Daha çok siyahi bilim insanı olması sadece eşitlik adına bir zafer olmakla kalmaz, toplum da bundan fayda sağlar. Örneğin şeker hastalığı, kalp hastalığı ve daha pek çok hastalık siyahi ya da Afrikalı kökene sahip insanlarda daha yaygın. Buna rağmen araştırmalar daha çok beyaz insanları hedef alarak yapılıyor. Özellikle önde gelen pozisyonlarda daha çok siyahi bilim insanı olması bu hastalıklara ilişkin araştırmalara daha geniş bir bakış açısı getirir. Ayrıca bu insanlar bilimin bağımsızlaşmasına yardımcı olur ki tüm toplum bundan yarar sağlar.

Sonuç olarak siyahi bir bilim insanının Nobel ödülü alması olasılığını nasıl arttırırız?

Afrika kıtasının Asya kıtası ile aynı politik ve ekonomik güce sahip olmasını bekleyemeyiz. 51 tane kadın Nobel ödülü sahibine baktığımızda bunların yalnızca 21 tanesinin bilim insanı olduğunu ve yalnızca 3 tanesinin fizikçi olduğunu görüyoruz. Bu da gösteriyor ki aslında burada da benzer bir durum var. Kadın bilim insanlarının sayısını, özellikle önde gelen kurumlarda ve pozisyonlarda, arttırmak için politik aktivitelerle desteklenen pek çok başarılı kampanyanın ortaya çıkması ile birlikte kadın ödül sahiplerinin sayısı önemli ölçüde artacak gibi görünüyor. Daha çok siyahi bilim insanı ve Nobel ödülü sahibi görmek istiyorsak buna benzer doğrudan stratejik eylemlerin acilen yapılması gerekiyor.

Winston Morgan, Toksikoloji ve Klinik Biyokimya Doçenti, East London Üniversitesi.

Bu makale şu linkte bulunan orijinalinden alıntılanmıştır.

Konuk çevirmen: Yalçın Boysan

Matematiksel

Paylaşmak İyidir

Yazıyı Hazırlayan: Matematiksel

Bu yazı gönüllü yazarlarımız tarafından hazırlanmış veya sitemiz editörleri tarafından belirtilen kaynaktan aslına uygun kalınarak eklenmiştir.

Bunlara da Göz Atın

Nasıl Yani? Bütün Uzaylar Simetrik Değil mi Gerçekten?

Üç kişilik “küçük bir matematikçiler grubu” “büyük bir matematiksel başarı” göstererek Zimmer varsayımını ispatladı. 2006 …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

ga('send', 'pageview');