Henri Poincare, Ekmek ve Adalet

Matematikçiler arasında ünlü Fransız matematikçi Henri Poincare ve dürüstlüğünden şüphe ettiği bir fırıncı arasında geçen güzel bir hikaye anlatılır. 

Günümüzde gıda sektörü ile ilgili sorunlarımız olduğu aşikar, ancak maalesef durum 19. yüzyılın Avrupa’sında da pek farklı değildi. 

On dokuzuncu yüzyılın sonlarına doğru Fransız matematikçi Henri Poincare mahallesindeki fırının olması gerekenden hafif ekmekler satarak kendisini kazıkla­dığından şüphelendi, bu nedenle adalet arzusuyla matematiği hare­kete geçirdi.

Bir sene boyunca her gün 1 kg’lık somun ekmeği tarttı. Poincare birkaç kere ortaya çıkan 1 kilodan az ekmeğin yolsuzluğa delil olamayacağını biliyordu, çünkü 1 kg olarak belirlenmiş ağırlığın biraz aşağısında ve biraz yukarında olması beklenir bir şeydi. Ve ekmek yapımında meydana gelen ne kadar un kullanıldığı ve ne süre pişirildiği gibi hataların rastgele olması nedeniyle ekmek ağırlığının grafiğinin normal bir dağılım göstereceğini tahmin ediyordu.

Bir yıl sonra topladığı verilere bir göz attı. Gerçekten de ekmek ağırlıklarının dağılımı çan eğrisine yaklaşmıştı. Ama eğrinin tepe noktası 950 gramdı. Başka bir ifadeyle ortalama değer, söylendiği gibi bir kilo değil 950 gramdı. Poincare’nin şüpheleri doğru çıkmıştı. Bu saygın bilim insanı, somun başına günde ortalama 50 gram dolandırılıyordu.

Söylenenlere göre Poincare, Parisli yetkilileri harekete geçirdi ve fırıncıya sert bir uyan da bulunuldu.

Tüketici haklan konusundaki bu küçük zaferin ardından Poincare işin peşini bırakmadı. Bir sonraki sene de her gün somunları tartmaya devam etti ve ikinci yılın sonunda grafiğin biçiminin düzgün bir çan eğrisi olmadığını, daha çok sağa doğru giden bir eğri olduğunu gördü.

Tam olarak rastgele olan bir hatanın çan eğrisi üreteceğini bildiği için, satın aldığı ekmeklerde rastgele olmayan bir hata meydana geldiği sonucunu çıkardı.

Poincare, fırıncının pintiliğinden ve daha az ekmek satma alışkanlığından vazgeçmediğine, kendine elinde bulunan en büyük ekmeklerin satıldığına ve eğrideki sapmanın bundan kaynaklandığına karar verdi. Fırıncıyı tekrar şikayet etti ve bu fırıncının sonu oldu.

Maalesef fırıncının müşterisi Fransa’daki en zeki adamdı ve istatistikten iyi anlıyordu…

Kaynak:

www.io9.gizmodo.com/the-legend-of-the-mathematician-and-the-baker-1542891198

Alex Bellos – Alex Sayılar Diyarında

Matematiksel

Paylaşmak Güzeldir

Yazıyı Hazırlayan: Sibel Çağlar

Avatar
Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bunlara da Göz Atın!

Matematik ve Fiziğin Birlikte Evrimi

Fizikteki atılımlar bazen matematiğin yardımını gerektirir. Ya da tam tersi… 1912’de, Zurih’teki Eidgenössische Technische Hochschule …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.