Fizik

Güneş Işığından Notalara: Işık ve Renkler

Güneş’ten gelen ışık ışınları Dünya’ya ulaşabildiği için gezegenimiz aydınlık ve renklidir. Bu sayede çevremizdeki nesneleri görebiliyoruz ve onları renklendirebiliyoruz. Gökyüzü, ağaçlar, çiçekler ve diğerleri hepsini farklı renkte görebiliyoruz.

O halde ilk sorumuz…

Gözümüz Işık ve Renkleri Acaba Nasıl Görüyor?

Uzun zaman boyunca görmenin nasıl gerçekleştiği anlaşılamamıştı. İlk tahminler gözlerimizin bir şey yayarak gördüklerimizi aydınlattığı düşüncesiydi. Bu düşünce Leonardo Da Vinci’nin keşfine kadar benimsendi.

Da Vinci o zamana kadar olan düşüncelerin tam tersine objelerden çıkan bir şeyin gözlerimize geliyor olduğunu ileri sürdü. Peki o şey neydi acaba?

Tavanda bulunan bir lambayı ele alalım. Işık her ne kadar düzlemselmiş gibi görünsede suyun üzerindeki dalga gibi hareket etmektedir. Işıktan bahsederken artık dalganın adına su dalgası değil de ışık dalgası yani elektromanyetik dalga diyoruz ve bu aşamadan sonra dalganın boyuna odaklanıyoruz (Şekil: 1).

Metin Kutusu: Şekil 1:Dalga Boyu Nedir? Kaynak:webders.net
Şekil 1:Dalga Boyu Nedir? Kaynak: webders.net

Renkler ve Notalar

Da Vinci’den 170 yıl sonra Isaac Newton renklerin gizemini çözmek için deneyler yapmaya başlamıştı. Newton, Güneş ışığını gökkuşağı renklerine ayıran bir prizmadan geçirmeyi başarmıştı (Şekil:2). Güneş ışığının diğer bir deyişle beyaz ışığın farklı renklerin bir araya gelmesinden oluştuğunu görmüştü. Beyaz ışık kırmızı, sarı, yeşil, mavi ve mor renklerinden oluşuyordu.

Bu keşfe ilk tepkiler gelmeye başlamıştı. Renklerin oluşmasının nedeninin prizma olduğu yönünde olduğunu söyleselerde Newton bu sırada oluşan gökkuşağı renklerini beyaz ışığa çevirmeyi başarmıştı.  

https://kavrakoglu.com/wp-content/uploads/2016/12/tttttttttt.jpg

Şekil:2: Işığın prizmadan yayılması Kaynak. tr.wikipedia.org

Newton renk spektrumunda beş renk olduğunu bulduktan sonra çalışmalarına hız kesmeden devam etti. Çalışmalarının sonunda renk spektrumunda beş renk yerine, müzik notası gibi yedi renk olabileceğini anladı (Şekil 3). Ve bugün gökkuşağı çıktığında gördüğümüz iki rengi daha eklemiş oldu.

Metin Kutusu: Şekil 3: Renkler ve Müzik Kaynak: kavrakoglu.com
Şekil 3: Renkler ve Müzik Kaynak: kavrakoglu.com

Şimdi lambadaki ışığa geri dönelim. Belirli bir dalga boyundaki elektromanyetik dalgalar bir insana ulaştığı zaman, enerjileri retinanın konik hücrelerini uyarır. Bir sinirle başın arkasındaki oksipital lobuna gönderilen elektrik sinyallerine dönüşür. Bu sinyalleri alan nöronlar etkinleşir ve görüntü dediğimiz olguyu yaratır.

Renkleri Nasıl Ayırt Ediyoruz?

Bu aşamada son soru görüntüdeki renkleri nasıl ayırt ediyoruz?


Renklerin Dalga Boyları
Kaynak: missionscience.nasa.gov

Son sorunun cevabına gelelim. Gözümüzde gördüğümüz görüntüye birbirinden farklı renkler veren ise elektromanyetik dalgaların yükseltileri arasındaki farklı mesafelerdir (Şekil 4), yani dalga boylarının farklı olmasıdır.

Örneğin, sarı rengin dalga boyu 575-585 nanometre arasındayken dalga boyunu 1 milimetrenin 60 milyonda birine düşürdüğümüz zaman renk sarıdan yeşile dönmektedir. Kırmızı  (620nm – 760nm) dalga boyu en yüksek renk iken morun (380nm – 450nm) dalga boyu en küçüktür.

Şefika Çokcoşkun                                                                                              [email protected]

Öğrenmeye devam edelim: Renklerin İnsan Vücudu ve Zihninde Farklı Etkileri

Matematiksel           

Şefika Çokcoşkun

İstanbul Üniversitesi 'Nükleer Fizik' anabilim dalında yüksek lisans mezuniyetim sonrası yazarlık serüvenim başladı. Bilimin hayatın parçalarından biri olduğunu aktarmak her bilim insanı gibi benim de görevim... Okumak, dinlemek, merak etmek, araştırmak hep bir adım daha atmamı sağlıyor. Paylaştıkça çoğalacağımız günler yakındır...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.