Görünmez El ve Bireysel Çıkarlarımız

Biraz da ekonomiden ve adını sık duyduğumuz bir tanımlamadan bahsedelim bu yazıda, görünmez bir elden…

Ekonominin temelinde ve insan ilişkilerinin en derinlerinde arz ve talep kanunu yatar. Bu iki gücün etkileşimi, dükkanlardaki ürünlerin fiyatını, bir şirketin elde ettiği kârı ve kimilerinin zenginleşirken, diğerinin nasıl yoksullaştığını belirler.

Arz ve talep kanunu, süpermarketlerin neden yüksek kalite sucuğu, sıradan marka sucuğa göre pahalıya sattığını, bilgisayar şirketlerinin, sırf rengini değiştirdiği dizüstü bilgisayarlar için neden ekstra ücret talep ede­bildiğini açıklar. Matematik ve fizikteki bazı temel denklemler gibi, arz ve talep arasındaki ilişki de her alanda görülebilir.

Talep, insanların bir satıcıdan belli bir fiyata almaya razı oldukları ürün veya hizmet miktarını ifade eder. Fiyat arttıkça, daha az sayıda insan almak ister, almayı tamamen reddedene kadar bu böyle gider. Aynı şekilde arz, bir satıcının belli bir fiyata satmaya razı olduğu ürün veya hizmet miktarını ifade eder. Fiyat ne kadar düşükse, satıcı o kadar az mal satmak ister, çünkü onları üretmek için belli bir para ve zaman harcamıştır. Fiyat, bir mala yönelik arz ve talebin yükseldiği veya düştüğüne dair işa­rettir.

Arz ve talebin kesişme noktası da fiyattır. Bu piyasa ekonomisinin temelini oluşturur.

Görünmez el“, arz-talep kanunun kısa adıdır ve bu iki etkenin itme ve çekmesinin toplumun tümüne nasıl fayda sağladığını açıklar. Ardında yatan basit fikir şudur: İnsanların kendi çıkarları doğrultusunda hareket etmesi yanlış değildir. Serbest bir piyasada, kendi çıkarını kovalayan insanların toplam eylemi toplumun tümüne fayda sağlar ve herkesi zenginleştirir.

Ekonominin kurucusu kabul edilen Adam Smith, “görünmez el” tabirini ilk kez ilk kitabı Ahlaki Duyguların Teorisı‘nde (1759) kullandı. Bu kitapta insanların etki­leşim ve iletişimini, ahlaki dürüstlüğü ve insanın kendi çıkarını kovalayan doğasını inceliyordu. Smith, 1776 tarihli klasik eseri Milletlerin Zenginliği‘nde bu tabiri sadece üç kere kullanır.

[Her birey] ne kamu yararını gözetme niyetinde ne de onu ne kadar gözeteceğini biliyor; [kendi] işini, azami değere ulaşacak yöntemle idare ederken sadece kendi kazancı için çalışıyor ve diğer birçok şeyde olduğu gibi bunda da, görünmez bir el onu hiç niyetlenmediği bir işin parçası yapıyor… Kendi çıkarı peşinde koşmakla, toplumun çıkarını, çoğu zaman onu gözetmeye niyet ettiği zamankine göre daha etkin şekilde gözetmiş olur. Kamu yararına ticaret ediyormuş gibi davrananlardan pek hayır geldiğini görmedim.

Bu fikir, serbest piyasanın, karmaşık modem toplumların gelişiminde neden bu kadar önemli olduğunu anlamamıza yardımcı olur.

Buna bir örnek verelim…

Bir mucidi ele alalım: Thomas. Kendisi yeni bir ampul tasarlamış; piyasadakilerden daha etkili, uzun ömürlü ve parlak. Bunu çıkarı için yaptı elbette ancak ortaya çıkan ürün toplumun tümüne yarayacak; hem ampul üreticileri için istihdam yaratacak hem de ürünü satın alanların hayatla­rını aydınlatacak. Ampul için talep olmasaydı kimse Thomas’a para ödemeyecekti ve böylece görünmez el, böyle bir hataya düş­tüğü için onu cezalandırmış olacaktı.

Benzer şekilde, Thomas’ın işinin tuttuğunu ve para kazandığını gören diğer­leri de daha iyi ve daha parlak bir ampul tasarlayarak ondan daha çok para kazanmaya çalışacaktır. Onlar da zenginleşmeye başlayacak. Fakat görünmez el asla uyumuyor. Bu sefer Thomas fiyat düşürerek rakiplerinden fazla satmaya çalışacaktır. Daha ucuz ampule kavuşan tüketicinin ise değmeyin keyfine.

Thomas sürecin her aşamasında kendi çıkarına hareket eder, toplumun çı­karını düşünmez, ama sonuç beklenmedik biçimde herkese fayda getirir. Görünmez el kuramı bir anlamda, matematikte iki negatif değerin pozitif değer etmesine benzer. Sadece bir kişi kendi çıkarını kovalasa ve diğer herkes fedakar davransa, toplumun ihtiyaçları karşılanamaz.

Buna bir örnek Coca-Cola’dan. Şirket, genç ve modayı takip eden insanları çekmek için 1980’lerde içeceğin tarifini değiştirir. Fakat yeni ürün New Coke tam bir hüsran olur: Halk değişimi hoş karşılamaz ve satışlar düşer. Görünmez elin mesajı açıktır ve kâr edemeyen Coca-Cola, New Coke’u birkaç ay içinde piyasadan çeker. Eski kola yeniden piyasaya sürülür; hem tüketicilerin hem de yeniden kar etmeye başlayan patronların keyfi yerine gelir.

Yarın sabah işe ya da okula giderken bir simit aldığınız zaman bir daha yaptığınız eylemin sonuçlarını düşünün. Evet sadece bir simit aldınız ve karnınızı doyurdunuz ama aynı zamanda simitçiyi de mutlu ettiniz çünkü her sattığı simitten kar etmektedir, dağıtıcıyı mutlu ettiniz çünkü simit dağıtımdan para kazanıyor ve aynı şekilde üreticiyi de mutlu ettiniz elbette…

Görünmez  el, kendi çıkarını amaçlayan kişiyi amaçlamadığı farklı bir yöne götürür. Bu birey, gerçekten toplum çıkarına iş yapan bir bireye göre farketmeden çok daha toplum yarararına olan işler yapar.

Kaynak: Edmund Conway – Gerçekten Bilmeniz Gereken 50 Ekonomi Fikri 

Matematiksel

Paylaşmak İsterseniz

Yazıyı Hazırlayan: Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bunlara da Göz Atın

Zihinsel Dayanıklılığı Yüksek İnsanların 7 Alışkanlığı

Zihinsel dayanıklılık geliştirilebilen bir özelliktir… Önce zihinsel dayanıklılığı tanımlayalım: “Çok çalışabilme ve başarısızlık ya da …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

ga('send', 'pageview');