BİLİM TARİHİ

George Dantzig: Will Hunting Filminin Arkasındaki Gerçek Matematikçi

Good Will Hunting ya da Türkçe adıyla Can Dostum filmini izlediyseniz, başrol oyuncularından Matt Damon’ın hademe olarak çalıştığı üniversitede bir tahtadaki neredeyse imkansız bir matematik problemini anonim olarak çözdüğünü hatırlarsınız.

George Dantzig

Bu hikaye, filmin amaçları doğrultusunda değiştirilse de, aslında gerçekten oldu. Daha sonra ünlü bir matematikçi olacak olan George Dantzig asıl kahramanımız…

Adı geçen sahneyi anımsamak isterseniz

George Dantzig Neyse ki Sınıfa Geç Kaldı

2005 yılında aramızdan ayrılan George Dantzig, doğrusal programlama problemlerinin çözümünde kullanılan simpleks algoritmasını geliştirmesi ile tanınan ünlü bir matematikçiydi.

Simpleks Yöntemi, amaç fonksiyonunu en büyük (maksimum) veya en küçük (minimum) yapacak en iyi çözüme adım adım yaklaşan bir algoritma (hesaplama yöntemi)’dir.

George Dantzig, bu alandaki çalışmalarını bir gün derse geç kalması sayesinde başarmıştı…

Kısaca George Dantzig

George Dantzig 1936’da Maryland Üniversitesi’nden mezun oldu, 1937’de Michigan Üniversitesi’nden yüksek lisans derecesi aldı ve 1943’de UC Berkeley’de doktorasını tamamladı. 

1966 yılında Stanford Üniversitesi fakültesine katıldı ve orada 1990’lara kadar görev aldı. Dantzig, 1975 yılında Başkan Gerald Ford tarafından Ulusal Bilim Madalyası ödülüne layık görüldü.

Yanlışlık İle Gelen Başarı

Dantzig, UC Berkley’in yüksek lisans programında profesör Jerzy Neyman yönetiminde istatistik eğitimi alıyordu. 1886 yılında, kendisi ile yapılan bir röportajda Dantzig hikayesini şu biçimde aktaracaktı.

“Berkeley’de California Üniversitesi Matematik Bölümü öğrencisiydim. Her zamanki gibi sınıfa geç girdim ve tahtadaki iki istatistik sorusunu ev ödevi sanarak defterime geçirdim.

O akşam, soruların üzerinde çalışırken bunun profesörün verdiği en zor ödev olduğunu düşündüm. Her gece, başaramasam da sırasıyla her iki problemin üzerinde saatlerce çalıştım.

Birkaç saat sonra beynimde bir şimşek çaktı ve her iki problemi birden çözdüm. Ertesi gün cevapları okula götürdüm.

Profesör, masanın üzerine bırakmamı söyledi. Masanın üzerinde kağıttan bir tepe oluşmuştu. Benim kağıdımın bunların arasında kaynayacağını düşünüp bir sıraya üzgünce oturdum.

Altı hafta sonra bir Pazar sabahı kapının vurulmasıyla uyandım. Kapıda profesörü görünce dondum kaldım. ’Problemi çözmüşsün’ dedi. ‘Tabii ki’ diye cevap verdim.’Çözmem gerekmiyor muydu?’ diye sordum.

Profesör, tahtaya yazılmış olan o iki problemin ev ödevi olmadığını, dünyanın önde gelen matematikçilerinin şimdiye kadar çözememiş oldukları iki ünlü problem olduğunu açıkladı.

Birisi bana onların, iki ünlü çözülememiş problem olduğunu söyleseydi, sanırım onları çözmeyi denemezdim bile.”

Ya Dantzig başlangıçta bu problemlerin çözülemez sorular olduğunu bilseydi?…

Sibel Çağlar

Kaynak: http://www.snopes.com/college/homework/unsolvable.asp

Matematiksel

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu