SORGULAYAN YAZILAR

Göç ve Yaşam Dinamikleri Üzerine Bir Derleme

Geçtiğimiz günlerde Eski FED Başkanı, ekonominin tehlikeli zekası Ben Bernanke’nin yazdığı Macroeconomics kitabını inceliyordum.

(Kendisi hakkında önceden şu yazının sonuna eklediğimiz Bernanke’nin Oyunu belgeselini izlemenizi tavsiye ederim: Bernanke )

Kitapta Türkiye ve Mısır gibi ülkelerin vatandaşlarının çoğunun yurt dışında çalıştığını yazmış. Ben de merak ettim ve bu söylediğini araştırıp sizlere kısaca aktarmak istedim.

Yurt Dışında Yaşayan Türkler

Yurt dışında o kadar çok Türk var ki, Türklere rastlamayacağınız bir yer bulmak oldukça zor. Öyle ki, bu konuda Vikipedi’de Türk Diasporası diye detaylı bir inceleme var: https://en.wikipedia.org/wiki/Turkish_diaspora

TDK’nin diaspora tanımına bakalım:

1. isim Herhangi bir ulusun veya inanç mensuplarının ana yurtları dışında azınlık olarak yaşadıkları yer.

2. isim Herhangi bir ulusun yurdundan ayrılmış kolu, kopuntu.

Kısaca göçmek yani..

Dış İşleri (TDK yazımı ayrı, Bakanlık sitesindeki yazımı birleşik) Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun 2019 açıklamasında belirttiği bilgi şu:

Yurtdışında yaşayan 6,5 milyonu aşkın vatandaşımızın yaklaşık 5,5 milyonu Batı Avrupa ülkelerine yerleşmiş bulunmaktadır. Türkiye’ye kesin dönüş yapmış olan 3 milyon kadar insanımızla birlikte düşünüldüğünde yaklaşık 9,5 milyonluk bir kitleyi ilgilendiren, geniş kapsamlı bir göç olgusunun varlığı ortaya çıkmaktadır.

Yani Türkler Avrupa’da.. Göç etmek isteyenlerin çoğunluğu için de Avrupa öncelikte. (Bunu az sonra aşağıda göstereceğiz.)

Özellikle Almanya Türk vatandaşları için adeta ikinci yaşam alanı olmuş durumda. Öyle ki, Bakanlık verilerine göre iki milyondan fazla Türk yaşıyor Almanya’da.

Diğer yandan Avusturyalı Tarihçi, Gazeteci ve Yazar Tessa Szyszkowitz’in yukarıda verilen Vikipedi linkinde belirttiği üzere, yeni kuşakla beraber Almanya’da yaşayan yedi milyon Türk var.

Enteresan bir bulgu da yurt dışında çalışan sayımızın fazla olmasına rağmen, remittance yani işçi dövizi, yurt dışında çalışanların ülkeye sağladığı para akışı nötr durumda.

Hasıla bazından bakarsak GSYH, belirli bir dönemde (genellikle bir yılda) bir ülke sınırları içerisinde üretilen tüm mal ve hizmetlerin parasal ifadesi; GSMH, belirli bir dönemde (genellikle bir yılda) ülke vatandaşlarının yurt içi ve yurt dışında ürettikleri tüm mal ve hizmetlerin parasal ifadesi idi.

O zaman GSMH’yi ilgilendiren yurt dışı kaynaklı kazançlar açısından ülkemizin düşük sıralamalarda yer aldığını görüyoruz.

Ancak aşağıdaki verinin en sonuncusuna ilgili kaynak adına 2017 senesi için erişebildiğim için, Merkez Bankası’nda bu konuda yayımlanmış çalışmaları da kaynaklara ekledim.

Biraz uzun ama vakit bulursanız okumak isteyebilirsiniz.

Kaynak: Migration Policy

Göç Etmek İsteyen Gençler

Sosyal Demokrasi Vakfı, Türkiye genelinde gerçekleştirdiği anket çalışmasında 15-25 yaş aralığındaki gençlerin kendi konumları ve gelecekleri ile ilgili değerlendirmeleri ve algılarını inceledi.

%95 güven aralığında %4 hata payı ile 600 örneklem üzerinden gerçekleştirilen araştırma, TÜİK’in Nuts1 tanımına uyan 12 ilde Türkiye temsili ile yapıldı.

Görselde A, B, C1, C2, D, E harfleriyle göreceğiniz sosyoekonomik sınıfların ne anlama geldiğini detaylı incelemek için: Sosyoekonomik Sınıflar ve Linç Kültürü

Ancak kısaca özetlersek bu harflerin anlamını, direk şunu söyleyebiliriz: GENÇLER FAKİR

Kaynak: SODEV

Katılımcıların %61,7’si öğrenci, %19’u çalışandır. %10,7’si iş aradığını, %7,3’ü iş aramaktan vazgeçtiğini, %3,3’ü ise ev kadını olduğunu ifade etmiştir.

Yani aslında diğer seçeneğini dışarıda bırakırsak, gençlerin %32’sinin herhangi bir eğitim kurumu ile ilişkisi olmadığı gibi, herhangi bir istihdam ilişkisi de yoktur.

Ne yazık ki, Türkiye OECD’nin ne istihdamda ne eğitimde (NİNE) gençlik olarak adlandırdığı kategorinin en yüksek olduğu ülkelerden biridir.

Mevcut sıkıntılarda, çalışmanın yurt dışı konusunda ele alınan sonucuna göre ise Türkiye’de gençlerin %62,5’i eğer imkan olsa yurt dışına yerleşip orada yaşamak istediğini belirtmiş.

Elbette gitmek de kalmak da çözüm olmayabilir. Bu kişinin yaşamında önem verdiği dinamiklere göre şekillenecek bir şey. Yani sadece rakamlar yetmez.

Dünyanın en refah ve güzel yerinde yaşasanız bile mutlu ve huzurlu olmayabilirsiniz. Aklınız ve ruhunuz nerede bunu da keşfetmeniz gerekir öncelikle. Ancak bu da hem düşünsel hem de maddi fırsat bulmadan öğrenilecek bir şey değil.

Çocuklarımızın ve gençlerin kıymetleri bilinmiyor. Zaten anlayamadıkları bir sisteme ve adaletsizliğe doğup; bunun içinde harcanıyorlar. Bir de azınlık bir zenginliğin içine doğmuş kişilerin manipülasyonu var:

Yatırım yapmak için okulu bıraktım. Şu yatırımda X milyon dolar batırdım. Şundan ise şu kadar kazandım. Kapitalliği benden öğrenin, okumak zaman kaybı.

Evet, parayı verenin istediği unvanı satın alabileceği bir eğitim sistemi üzerinden okumanın veya okumamanın tartışılması gerekir elbette. Ancak okulu bırakınca sanayiye verilecek fakir insanlara girişimcilik gazı pompalamak da tartışılabilir bence.

O yüzden boşverin sosyal medyayı ve televizyonları..Fildişi kulelerden aşağıya ses güçlü geliyor, ama aşağıdan fildişi kuleye ses gitmiyor.

Daha gerçekçi bir tavsiye arayan gençler, Johnny Depp’i dinleyin. Sezgilerinizi de kullanın. Kaygısız insanların rant unsuru olmayın.

Gerçekten sizi mi düşünüyorlar, yoksa dopamin salgıları yani şak şakları ve paraları mı azaldı iyi analiz edin.

#SleepyHollow (görselin filmi)

Satın Alma Gücünün Göç Üzerinde Etkisi Olabilir Mi?

Türkiye, Uluslararası Para Fonu (IMF) 2020 tahminlerine göre kişi başı satın alma gücü paritesine (purchasing power parity- PPP) göre 29,327 $ ile 54. sırada olacak.

2019 İçin Dolar Bazında Satın Alma Gücü:

Yukarıdaki Renklerle Gösterilen Dolar Bazında Satın Alma Gücünün (SGP-PPP) Rakamsal Açıklaması 2019:

Hem Euronews hem de Anadolu Ajansı haberlerinin ortak teyidine (nüans var) göre, Avrupa Birliği İstatistik Ofisi tarafından ilan edilen SGP’ye göre, kişi başına GSYH endeks değeri, 27 Avrupa Birliği (AB) ülkesi için ortalama 100 birim iken, Türkiye için 61 birim oldu ve AB ortalamasının yüzde 39 altında kaldı.

MENA Bölgesi Ülkeleri, yani açılımı olan Middle East ve North Africa (MENA) olan Orta Doğu’dan Kuzey Afrika’ya uzanan alanlardaki ülkelerde renklerin giderek açıldığını yani SGP’nin azaldığını görmek mümkün.

Kaynaklar:

TC Dış İşleri Bakanlığı

https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-47134873

https://en.wikipedia.org/wiki/Turkish_diaspora

SODEV Araştırma: http://sodev.org.tr/wp-content/uploads/2020/05/arastirma.pdf

https://www.migrationpolicy.org/programs/data-hub/global-remittances-guide

https://en.wikipedia.org/wiki/File:Countries_by_GDP_(PPP)_per_capita_in_2019.png

https://www.migrationpolicy.org/programs/data-hub/global-remittances-guide

https://www.tcmb.gov.tr/wps/wcm/connect/TR/TCMB+TR/Main+Menu/Istatistikler/Odemeler+Dengesi+ve+Ilgili+Istatistikler/Odemeler+Dengesi+Istatistikleri/

http://www3.tcmb.gov.tr/kutuphane/TURKCE/tezler/oguzhansokmenartukoglu.pdf

Paylaşmak Güzeldir

Ceren Demir

Kendini, insanları, dünyayı tanıma ve anlama çabasında, belki de kaosta olan; filmin oyuncularından, dünya üzerindeki küçücük noktalardan biriyim.. Dokuz Eylül Üniversitesi'nde Ekonomi bölümünde yüksek lisansa devam ediyorum. Spora, sanata (özellikle resim sanatı), müziğe, doğaya, doğa sporlarına, felsefeye, psikolojiye, kitaplara, filmlere düşkünüm.. Okumayı, yazmayı, öğrenmeye çabalamayı çok seviyorum. Küçük yaşlardan itibaren birikmiş 9 adet günlüğüm var. Amaçlı ve amaçsız yaşamanın çeşitli noktalardan artı ve eksileri olduğunu düşünsem dünyadaki her şeyin gelip geçici olduğuna inanıyorum. Yine de -her şeye rağmen- ben uzun süredir amacı olanlardanım.. Buradan enerji sağlayabiliyorum.. Çoğunlukla enerjik, dışa dönük olsam da yeri geldikçe oldukça içe kapanmaya ve yalnızlığa susayabiliyorum. İkisi de keyifli ve öğretici.. Matematiksel sitesinin öncelikle hayranı olan bir okuruyum sonra Matematiksel’e katkı sağlamaya çalışan enfes ekibin bir parçasıyım. Özetle bu dünyayı bir rüyaymış gibi (Is this the real life? Is this just fantasy?) hissedip iyi bir insan olarak '‘kalmaya'’ çabalayan, sonsuzmuş gibi üretmeye çalışan insanlardan olarak; bahsettiğim 'bencil' bilgilerimi önemsiz sayıyorum. Sadece denizdeki kum tanelerinden biri olduğumun farkındayım. Ancak okyanusları merak etmekten vazgeçemiyorum. Yaşam keşifle canlanıyor..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı