ZİHİN AÇAN YAZILAR

Gerçeğe Daha Yakın Bir Dünya Haritası: Eşit Dünya Haritası

Haritalar, ister A noktasından B noktasına seyahatlerimize rehberlik ediyor olun, isterse jeopolitik ve çevre hakkındaki büyük resim algılarımızı şekillendiriyor olsun, günlük yaşamımızda son derece önemli araçlardır.

Harita projeksiyonu, 3 boyutlu yeryüzünün (küre ya da elipsoid) matematiksel transformasyon ile iki boyutlu düzlemde (harita düzlemi) temsil edilmesi işlemine denir.

Şimdiye kadar farklı amaçlar için çok çeşitli harita projeksiyonları geliştirilmiştir. Dünya haritalarında en çok kullanılan projeksiyonlardan biri, geçmişi 16. yüzyıla kadar uzanan Mercator projeksiyonudur.

Mercator Projeksiyonu

Bu projeksiyon, dünya üzerinde yaşayan bir çok kişinin görmeye alışık olduğu bir harita biçimidir. Bu gösterim biçimi 1569 yılında kartograf Gerardus Mercator tarafından gerçekleştirildiği için onun soyadı ile anılmaktadır.

Haritada Grönland ve Afrika, gerçekte Afrika yaklaşık 14 kat daha büyük olmasına rağmen, neredeyse aynı büyüklükte.

Herhangi bir harita projeksiyondaki temel sorun küresel bir nesneyi iki boyutlu bir hale dönüştürme işlemidir elbette…

Mercator projeksiyonuyla üretilen bir haritanın en belirgin özelliği enlem ve boylam çizgilerinin doğrusal olmasıdır. Bu yüzden kutup bölgeleri yayılmış, ekvatoral bölgelerse büzülmüş gibi görünür. Yani farklı kara parçalarının büyüklükleri orantısız bir görünüm sergiler.

Mercator projeksiyonu ve gerçek büyüklükler
Kaynak:

Bu da elbette kara parçalarının büyüklüklerini karşılaştırmak istediğimizde karşımıza bir sorun olarak çıkar. Örneğin Afrika ve Güney Amerika olduklarından çok küçük görünürken Grönland devasa görünür.

Haritada gözlemlenen Rusya

Görsel olarak konuşursak, Kanada ve Rusya Dünya yüzeyinin yaklaşık % 25’ini kaplıyor gibi görünür ancak gerçekte sadece % 5’i işgal ederler.

Rusya Afrika kıtasında olsaydı.

Daha birçok ülkeyi karşılaştırmak için bu internet sitesini kullanabilirsiniz.

Mercator haritası yapıldığı dönemde, Avrupalı denizciler için bir yön bulma aracı olarak düşünülmüştü. Avrupa merkezli olması nedeniyle uzun süre tartışmalara neden olan bu harita zaman içinde geçerliliğini yitirdi.

Gall-Peters Projeksiyonu

Soruna çözüm amaçlı farklı harita tasarımları yapıldı, ancak onların da başka sorunları vardı. Alternatif çalışmalardan birisi de Gall-Peters Projeksiyonu idi.

Gall-Peters Projeksiyonu kullanılarak çizilmiş dünya haritalarında ülkelerin alanları gerçektekilerle neredeyse birebir örtüşür. Ancak bu yapıldığı zamanda da ülkelerin şekilleri bozulur.

Aslında, kartograflar Mercator haritasının geçersiz, yanlış olduğunu ve dünya topraklarını temsil edecek bir harita olmadığını çoktan kabul etmişlerdi. 1940’lardan beri yeni bir projeksiyon kullanımı için çağrıda bulunuyorlardı. Sonunda ortaya Robinson Projeksiyonu çıktı.

Robinson Projeksiyonu

Yine enlem ve boylam çizgileri eğrisel olan Robinson projeksiyonu görsel olarak Mercator’dan daha iyi sonuç verse de görece yüzölçümlerin gerçeğe uygunluğu konusunda yine de tam doğrulukta değildi.

Eşit Dünya Projeksiyonu (Equal World)

Sonunda araştırmacılar yakın zamanda bu işe el attı ve hem estetik özelliğe sahip hem de gerçekçi bir harita geliştirdi. Kara parçalarının yeryüzündeki görece büyüklüklerine sadık kalınarak yapılan bu harita, kıtaları görsel olarak dengeli bir şekilde gösteriyor.

1963’te Arthur H. Robinson tarafından tasarlanan Robinson projeksiyon haritasından ilham alan araştırmacılar, Eşit Dünya projeksiyonunu eski Robinson projeksiyonunun bir güncellemesi olarak kabul etmemiz gerektiğini düşünüyorlar.

Eşitliğin sadece haritalarda kalmaması dileğimizle…

Kaynak: https://www.iflscience.com/environment/this-new-map-may-be-the-closest-to-what-the-world-actually-looks-like-yet/all/

Matematiksel

Paylaşmak Güzeldir

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı