EKONOMİ BİLİMİ

Gelir Dağılımı Adaletsizliği: İllere Göre Yüksek ve Düşük Gelir Oranları

Gelir dağılımı adaletsizliği Türkiye’nin ve dünyanın en büyük problemleri arasında yerini almayı sürdürüyor.

Bu önemli konu, bireylerin eğitimden, hobilere, yaşamsal kaliteden, mutluluk, huzur ve sağlığa kadar her noktada ayrışmasına sebep oluyor.

Türkiye’nin bölgesel durumuna bakalım.

Türkiye’de Gini Katsayısı ve P80/20 Oranının Gidişatı

Gelir dağılımı eşitsizliği ölçütlerinden olan Gini katsayısı, sıfıra yaklaştıkça gelir dağılımında eşitliği, bire yaklaştıkça gelir dağılımında bozulmayı ifade etmektedir.

gelir koşulları
TÜİK, Gelir/Yaşam Koşulları

Gini katsayısı Türkiye’de 2017 yılı itibarıyla 0,405 iken, bu değerin en düşük olduğu iller; 0,315 ile 0,317 bandındaki Zonguldak, Karabük, Bartın, Erzurum, Erzincan, Bayburt, Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova oldu.

Gini katsayısının en yüksek olduğu iller ise 0,412 ve 0,414 bandındaki İstanbul, Adana, Mersin, Van, Muş, Bitlis, Hakkari oldu.

P80/P20 oranı, en yüksek gelire sahip yüzde 20’lik grubun gelirinin en düşük gelire sahip yüzde 20’lik grubun gelirine oranı şeklinde hesaplanmaktadır.

P80/P20 oranı için bakarsak en yüksek iller (yani gelir dağılımında eşitsizliğin en yüksek olduğu iller) Adana, Mersin oldu. Oran 8,1 olarak hesaplandı. Van, Muş, Bitlis, Hakkari 7,7 ve İstanbul 7,4 ile bu oranın en yüksek olduğu diğer iller oldu.

P80/P20 oranının en düşük olduğu iller 4,5 ile Zonguldak, Karabük, Bartın, 4,8 ile Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova ve 4,9 ile Gaziantep, Adıyaman, Kilis illeri oldu.

2016 yılında Türkiye’deki en zengin yüzde 20’lik grubun geliri, en yoksul yüzde 20’lik grubun gelirinin 7,7 katı oldu.

Şöyle de görelim:

gelir dağılımı
%20’lik gruplar itibariyle yıllık hanehalkı fert gelirinin dağılımı. 2006-2017
gelir dağılımı

Yukarıdaki tablodan elde edilen verilere göre son 11 yıldır kullanılabilir fert başına gelirin dağılımında pek bir iyileşme olmadığı görülmüştür. 2006 yılında gelir dağılımının ilk %20’sini oluşturan en düşük gelirli grubun kullanılabilir fert başına geliri 2006’da 5.1 iken 2017 yılında 6.3’e çıkarak 11 yılda 1.2’lik bir artış göstermiştir.

Toplam kullanılan fert başına gelirin son %20’sine sahip  grubun yani geliri en yüksek olan kişiler ise 2006 yılında fert başına gelirin %48.4’üne sahipken 2017 yılında bu oran %47.4 olmuştur. Görüldüğü üzere gelir dağılımı son 11 yılda adaletsizliğini korumuştur.

En Yüksek Fert Başı Gelir

gelir dağılımı
Ortalama yıllık hanehalkı kullanılabilir fert geliri

En yüksek fert başına gelir Ankara iline ait oldu. Türkiye’de yıllık ortalama eşdeğer kullanılabilir fert geliri 2016 yılında 19.139 TL iken iller itibariyle en yüksek il 26.486 TL ile önceki yıl olduğu gibi yine Ankara oldu. Bu bölgeyi 26.041 TL ile İstanbul ve 23.612 TL ile İzmir izledi.

Ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirinin en düşük olduğu iller ise 8.679 TL ile Mardin, Batman, Şırnak, Siirt oldu. Devamında ise 8.794 TL ile Şanlıurfa, Diyarbakır ve 11.088 TL ile Van, Muş, Bitlis, Hakkari geldi.

Gelir adaletsizliğinin yüksek olduğu yerlerin, aynı zamanda kişi başı gelirin en yüksek ve en düşük olduğu yerler olduğuna dikkat ediniz.

Sevgili okuyucularımız sizi bilmiyorum ama kendi adıma ülkemde en çok rahatsızlık duyduğum ve birçok problemin başı olduğunu düşündüğüm konu gelir dağılımı adaletsizliğidir. Bakmayın siz TV’leri kuşatan zengin-fakir masallarına. En ciddi sosyolojik problemlerimizden biri pembe kılıflara sokulmakta.

Yazının diğer bölümleri için

1- Lorenz Eğrisi ve Gelir Adaleti Analizi

2- Çocuk Yoksulluğu ve Palma Oranları

Kaynak: Makroekonomik Analiz Ders Sunumu (Ceren Demir, Deniz Uruz, Ozan Baltacı)

Matematiksel

Ceren Demir

Kendini, insanları, dünyayı tanıma ve anlama çabasında, belki de kaosta olan; filmin oyuncularından, dünya üzerindeki küçücük noktalardan biriyim. Pamukkale Üniversitesi ve AGH University of Science and Technology' de Uluslararası Ticaret ve Finans alanında kendimi eğitmeye çalıştım. Dokuz Eylül Üniversitesi'nde Ekonomi bölümünde yüksek lisansa devam ediyorum. Voleybol sporunda antrenör yardımcılığı yaptım ve lisanslı oynadım. Spora ve sanata düşkünüm. Resim yapmayı çok seviyorum. Klasik müziğe, doğaya, doğa sporlarına, felsefeye, psikolojiye, kitaplara ilgi duyuyorum. Okumayı, yazmayı, öğrenmeye çabalamayı çok seviyorum. Küçük yaşlardan itibaren birikmiş 8 veya 9 adet günlüğüm var.Amaçlı ve amaçsız yaşamanın çeşitli noktalardan artı ve eksileri olduğunu düşünsem dünyadaki her şeyin gelip geçici olduğuna inanıyorum. Yine de -her şeye rağmen- ben uzun süredir amacı olan insanlardanım.. Buradan enerji sağlayabiliyorum..Çoğunlukla neşeli, enerjik, dışa dönük olsam da yeri geldikçe oldukça içe kapanık ve yalnızlığa susayan bir insan olabiliyorum. İkisi de farklı noktalardan keyifli ve öğretici..Matematiksel sitesinin öncelikle hayranı olan bir okuruyum sonra Matematiksel’e katkı sağlamaya çalışan enfes ekibin bir parçasıyım.Özetle bu dünyayı bir rüyaymış gibi (Is this the real life? Is this just fantasy?) hissedip iyi bir insan olarak '‘kalmaya'’ çabalayan, sonsuzmuş gibi üretmeye çalışan insanlardan biri olarak; bahsettiğim tüm 'bencil' bilgilerimi önemsiz sayıyorum. Sadece denizdeki kum tanelerinden biri olduğumun farkındayım. Ancak okyanusları merak etmekten vazgeçemiyorum. Yaşam keşifle canlanır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı