Anasayfa » SORGULAYAN YAZILAR » Gelir Dağılımı Adaletsizliği 2: Çocuk Yoksulluğu ve Palma Oranları

Gelir Dağılımı Adaletsizliği 2: Çocuk Yoksulluğu ve Palma Oranları

Gelir dağılımı adaletsizliği ile ilgili yaptığımız sunumdan yeni kesitler paylaşmak istiyorum sizlerle.. Özellikle çocuk yoksulluğu konusunda acilen gözümüzü açmalıyız..

ÇOCUK YOKSULLUĞU

Refah Ölçümleme 2015 Raporu, OECD’ye üye ülkelerin 2011 verilerini kullanarak çocuk yoksulluğu hakkında analiz yapmıştır. Buna göre, 34 üye ülkede her 7 çocuktan biri yoksulluk koşullarında yaşamaktadır.

Ayrıca 0-17 yaş arası çocukların yüzde 10’u iş sahibi olmayan ebeveynler tarafından büyütülüyor. Raporda üye ülkelerde ekonomik krizlerle birlikte ortaya çıkan eşitsizliğin bedelinin, çocuklar açısından çok ağır sonuçları olduğu vurgulanmıştır. Son verilere göre, çocuk yoksulluğu 2007’den 2011’e OECD ülkelerinin 3’te 2’sinde artış göstermiştir.

Çocuk yoksulluğu Türkiye’de 4 yılda yüzde 5 artmıştır. Türkiye, İspanya ile birlikte çocuk yoksulluğunun en çok artış gösterdiği ülkeler arasında bulunmaktadır. Ülkede çocuk yoksulluğu 2007’den 2011’e uzanan bir sürede, yüzde 5’ten fazla artış göstermiştir..

Seçilen OECD ülkeler bazında 0-17 yaş küresel çocuk yoksulluğu oranlarına baktığımızda 2011 yılı itibariyle Türkiye’deki çocuk yoksulluk oranı %28.4’tür. Türkiye bu sıralamaya göre İsrail’den sonra en yüksek 2. orana sahiptir.

Türkiye’deki çocukların % 38’i ‘yoksulluk’ içinde değil, ‘şiddetli maddi yoksunluk’ içinde yaşıyor.

Şiddetli maddi yoksunluk AB kriterlerine göre bireylerin hayatlarına düzgün bir şekilde devam edebilmeleri için asgari ihtiyaçların temini olarak ölçülüyor.

Beslenme, ısınma, barınma ihtiyaçları için gereken harcama kalemlerini karşılama güçlüğü ‘şiddetli maddi yoksunluk’ içerisinde kabul ediliyor.

TÜİK verilerine göre ülkemize bakalım: Türkiye’de çocukların % 38’i şiddetli maddi yoksunluk içerisinde yetişiyor. Bu oran İsviçre’de % 1’in altında hesaplanmıştır.

2015 yılında Bulgaristan’ın en kötü durumda olduğu bu sıralamada Türkiye 2016 yılında Bulgaristan’ın da gerisine düşmüştür.

Avrupa’da ülkeleri içinde ise Türkiye’nin çocuk yoksulluğunda en yoksul ülke durumda olduğu görülüyor.

 Oranların sayısal yorumuna göre Türkiye’de 7.5 milyon çocuk şiddetli maddi yoksunluk içinde yaşıyor.

Bunun en önemli nedeni barınma ve beslenme gibi temel ihtiyaçlardan yoksun olan çocukların oranının çok yüksek olması. Örneğin, Türkiye’deki çocukların % 40’ının evinde beslenme sorunu var, % 28’i evinde ısınma sorunu yaşıyor.

PALMA ORANLARI

En üst %10 gelir grubunun gelirden aldığı payın en alttaki %40 gelir grubunun gelirden aldığı paya oranı olarak hesaplanmaktadır.

Bu ölçümün Pareto 80/20’den farkı, en fakirlere ek olarak orta gelirli insanları da hesaplamaya katmış olmasıdır.

Gelir dağılımı bozukluğu sadece en yoksulları değil, nüfusun gelirden en az pay alan yüzde 40’ını vuruyor.. Özellikle eğitimin niceliği (çocuğun okula kaç yıl gidebildiği) ve niteliğinin kötü olması, sayısal ve sözel becerilerinin az oluşu palma oranını olumsuz etkilemektedir. Böylelikle yoksulların çocuklarının kariyer merdivenlerini tırmanma imkânları iyice daralmaktadır.

Diğer yandan 2 ve 5 yaş arası çocuklarının eğitim alma oranının yüksek olduğu ülkelerin aynı zamanda milli geliri ve kişi başı gelir dağılımı yüksek ülkeler olması da bu sonucun en küçük yaşlardann itibaren başladığının en net göstergelerinden biridir.

Vergi ve sosyal yardım politikalarının geliri daha adaletli dağıtacak şekilde düzenlenmesi, büyümenin anlamlı hale gelmesini sağlayan faktörler arasındadır.

OECD istatistiklerine göre Türkiye’de en zengin yüzde 10, en yoksul yüzde 10’un 2011 itibariyle 15,2 katı kazanmıştır. Bu makas Danimarka ve Slovenya’da 5,3’e kadar daralırken, Meksika’da 30,5’e yükselmiştir. Almanya’da 6,9 iken, Fransa’da ise 7,4.ve  OECD ortalaması da 9,6 olarak şekillenmiştir.

OECD’nin Türkiye için hesapladığı Palma oranı, 1,99 civarı yani yaklaşık 2,0. Bu, tepedeki yüzde 10’un, dipteki yüzde 40’ın toplamından iki kat daha fazla kazanması anlamına gelmektedir. Bu oran tüm İskandinav ülkeleri, Benelüks ülkeleri, Avusturya, Çek Cumhuriyeti, Slovakya ve Slovenya’da 1’in altındadır. Almanya’da 1,07 iken, ABD’de bile Türkiye’nin aşağısında, 1,74’te seyretmiştir.

(OECD, Dünya Bankası kalkınma göstergeleri temel alınarak Palma oranı (2011) olarak da tanımlanan, en üst yüzde 10 gelir grubunun gelirden aldığı payın en alttaki yüzde 40 gelir grubunun gelirden aldığı paya oranı (D10/D1-D4), hesaplanmaktadır.Palma oranı en üst, orta ve en alttaki gelir gruplarının gelirden aldığı paya odaklanmanın, eşitsizlikleri ve neoliberal politikaları daha derin analiz etmeyi olanaklı kıldığını vurgulamaktadır.)

Kaynak

Makroekonomik Analiz Ders Sunumu

Matematiksel

Yazıyı Hazırlayan: Ceren Demir

Kendini, insanları, dünyayı tanıma ve anlama çabasında, belki de kaosta olan , filmin oyuncularından, dünya üzerindeki küçücük noktalardan biriyim. Pamukkale Üniversitesi ve AGH University of Science and Technology' de Uluslararası Ticaret ve Finans alanında kendimi eğitmeye çalıştım. Dokuz Eylül Üniversitesi'nde Ekonomi bölümünde yüksek lisansa devam ediyorum. Voleybol sporunda antrenör yardımcılığı yaptım ve lisanslı oynadım. Spora ve sanata düşkünüm. Resim yapmayı çok seviyorum. Klasik müziğe, doğaya, doğa sporlarına, felsefeye, psikolojiye, kitaplara ilgi duyuyorum. Okumayı, yazmayı, öğrenmeye çabalamayı çok seviyorum. Sanıyorum 7. günlüğüme başlayacağım. Satranç ve Rusça'ya merak saldım. Bahsettiğim tüm 'bencil' bilgilerimi önemsiz sayıyorum. Sadece denizdeki kum tanelerinden biri olduğumun farkındayım. Ancak okyanusları merak etmekten vazgeçemiyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.