Geleceğin Şehri mi Geliyor? The Woven City

Toyota, Tokyo'nun 90 mil güneybatısında, Fuji Dağı'nı eteğinde kurulması planlanan fütüristik şehir projeleri The Woven City ile dikkatleri üzerine çekti.

Dünya nüfusu ve tüketim çılgınlığı arttıkça, dünya kaynaklarının kullanımı ve yönetimi sorunsalı her geçen gün daha acil bir konu haline geliyor. Dünyanın yeni bir kırılma noktasına geldiği şu günlerde, gerek bilim insanları gerek teknoloji firmaları sürdürülebilir bir dünya için yeni çalışmalar, projeler yürütmeye başladı.

Dünya devi firmaların Ar-Ge için en önemli çalışma alanlarından birisi ise fütüristik şehirler üzerine. Bu projelerin en yenilerinden biri, geçtiğimiz günlerde Las Vegas 2020 Tüketici Elektroniği Fuarı’nda (CES) Japonya’nın otomotiv devi Toyota tarafından tanıtıldı.

Toyota CES’te tanıttığı, Toyota’nın Tokyo merkezinin 90 mil güneybatısında yer alan Fuji Dağı’nı eteğinde 175 dönümlük bir alanda kurulması planlanan fütüristik şehir projeleri Woven City ile dikkatleri üzerine çekti.

2021 yılında başlanacak projeye dahil olabilecek kitlenin niteliği ve sayısı ise şimdilik oldukça sınırlı..

toyota The Woven City

Şehirde çevre kirliliğini engellemek amacıyla sadece sıfır emisyonlu, hidrojen yakıt hücreleri ile çalışan otonom araçlar olacak. Plana göre, doğal bitki örtüsünün korunduğu bir teknoloji şehri olacak Woven… Bununla birlikte, şehrin tamamında hidroponik bahçeler (toprak kullanmadan su içinde mineral besin çözümleri kullanarak bitki yetiştirme) ve çatılarda güneş panelleri olacak. Ahşap binalardan oluşması planlanan şehirde günlük yaşamı kontrol edecek ev içi sensörler, robotikler olacak.

Woven şehrinin akıllı evlerinde yaşayan insanların, ev içerisinde sağlık durumları dahi ölçülüp kontrol edilebilecek..

Ulaşım, ısınma, enerji tüketimi veya satın aldığımız ürünlerle atmosfere yayılmasına neden olduğumuz karbon miktarını düşürmek de şehrin en önemli hedefleri arasında.

Dünyaya bıraktığımız birincil ayak izi, evsel enerji tüketimi ve ulaşım başta olmak üzere fosil yakıtlarının yanmasından ortaya çıkan doğrudan CO2 emisyonlarını içeriyor.

Projenin akıllı evleri tam da bu problemi çözmek üzere planlanmış. Şehir içinde bu emisyonları engellemek için sadece sıfır emisyonlu araçlara izin verilecek olmasının sebebi de bu..

Yine bu amaçla ve otonom teknolojilerin testlerini hızlandırmak amacıyla, şehirdeki yollar üçe ayrılacak. İlk olarak, yalnızca daha hızlı araçlar için olan yollar / alanlar olacak.

Diğer yandan daha düşük hızla, kişisel hareketliliğe dayalı daha düşük hız yolları olacak. Üçüncü yol olarak da elbette sadece yayalar için park benzeri bir “gezinti yeri” olacak.

Bu amaç gerçekleşirse, Woven City projesinin karbon ayak izinin en aza düşürüldüğü şehir olması da mümkün olabilir.

Toyota, 2021’de inşaatın başlayacağını söylüyor Toyota şehrin başlangıçta çalışanlarını ve ailelerini, emeklileri, endüstri ortaklarını, bilim insanlarını içeren 2.000 kişilik bir nüfusa sahip olacağını belirtiyor.

toyota The Woven City

Başlangıcın bu şekilde olması şehrin ilk olarak “yaşayan laboratuvar” olarak tanımlanmasından kaynaklanıyor. Proje ortakları otonom teknolojisi, robotik, kişisel mobilite ve akıllı evler gibi teknolojileri test edip geliştirecek tam zamanlı sakinleri ve araştırmacıları içerecek..

Woven’i kısaca izlemek isterseniz:

Kaynak:

https://www.extremetech.com/extreme/304563-toyota-envisions-hydrogen-powered-woven-city-by-mt-fuji

* https://www.archdaily.com/931468/big-designs-toyota-woven-city-the-worlds-first-urban-incubator

* https://www.woven-city.global/

Matematiksel

Etiketler

Ceren Demir

Kendini, insanları, dünyayı tanıma ve anlama çabasında, belki de kaosta olan; filmin oyuncularından, dünya üzerindeki küçücük noktalardan biriyim. Pamukkale Üniversitesi ve AGH University of Science and Technology' de Uluslararası Ticaret ve Finans alanında kendimi eğitmeye çalıştım. Dokuz Eylül Üniversitesi'nde Ekonomi bölümünde yüksek lisansa devam ediyorum. Voleybol sporunda antrenör yardımcılığı yaptım ve lisanslı oynadım. Spora ve sanata düşkünüm. Resim yapmayı çok seviyorum. Klasik müziğe, doğaya, doğa sporlarına, felsefeye, psikolojiye, kitaplara ilgi duyuyorum. Okumayı, yazmayı, öğrenmeye çabalamayı çok seviyorum. Küçük yaşlardan itibaren birikmiş 8 veya 9 adet günlüğüm var.Amaçlı ve amaçsız yaşamanın çeşitli noktalardan artı ve eksileri olduğunu düşünsem dünyadaki her şeyin gelip geçici olduğuna inanıyorum. Yine de -her şeye rağmen- ben uzun süredir amacı olan insanlardanım.. Buradan enerji sağlayabiliyorum..Çoğunlukla neşeli, enerjik, dışa dönük olsam da yeri geldikçe oldukça içe kapanık ve yalnızlığa susayan bir insan olabiliyorum. İkisi de farklı noktalardan keyifli ve öğretici..Matematiksel sitesinin öncelikle hayranı olan bir okuruyum sonra Matematiksel’e katkı sağlamaya çalışan enfes ekibin bir parçasıyım.Özetle bu dünyayı bir rüyaymış gibi (Is this the real life? Is this just fantasy?) hissedip iyi bir insan olarak '‘kalmaya'’ çabalayan, sonsuzmuş gibi üretmeye çalışan insanlardan biri olarak; bahsettiğim tüm 'bencil' bilgilerimi önemsiz sayıyorum. Sadece denizdeki kum tanelerinden biri olduğumun farkındayım. Ancak okyanusları merak etmekten vazgeçemiyorum. Yaşam keşifle canlanır.
Başa dön tuşu