GELECEK

Geleceğin Hassas Robotları: Sentetik Derili Robotlar

Japonya'daki Araştırmacılar Cildinde Acıyı Hisseden Robot Oluşturdu

Robotların acı hissetmesini sağlayacak sentetik derili robotlar araştırma aşamasında. Ancak yakın bir gelecekte onları etrafımızda görmek mümkün olabilir..

Japonya’daki bir araştırmacı ekibi, robotların insanlarla empati kurmasına yardımcı olabilecek sentetik deri üzerinde çalışıyor. Bu gelişme, robotların ruhsuz makineler yerine insanlar için empati yapabilen gerçek arkadaş olmasına yardımcı olabilir.

Olur da bize saldırırlarsa canımızı acıtmasınlar diye tedbir çalışmaları sürüyor anlaşılan.

Araştırmacılar geleceğin hassas robotlarını Japonya’daki Osaka Üniversitesi’nde gerçekleştirmeye devam ediyor..

Robotların acı hissetmesine yardımcı olabilecek sentetik derili robotlar şu anda üretim ve sunum anlamında uzak olsa da, bu araştırma onları gerçeğe dönüştürmek için önemli bir adım.

Bu teknoloji, hassas dokunuşları ve vurulmak gibi daha “acı verici” hisleri algılayabilen yumuşak, suni bir cildin altına yerleştirilen sensörlerle çalışıyor..

Aşağıda göreceğiniz videodaki dünya tatlısı yapay ufaklık da işte bu fiziksel acı hissini algılayabilen robotlardan..

Amerikan Bilim İlerleme Derneği’nin yıllık toplantısında araştırma ekibinin bir üyesi olan Minoru Asada tarafından yapay bir ağrı sinir sistemi çalışması olarak tanımlanan Affetto isimli sentetik derili kafa geleceğin robotları için rol model olacak gibi görünüyor.

AR-GE çalışmaları başarılı bir şekilde devam ederse Affetto kısa zamanda bir vücuda da kavuşabilir.

Ne dersiniz?

Kaynak: Interesting Engineering

Matematiksel

Ceren Demir

Kendini, insanları, dünyayı tanıma ve anlama çabasında, belki de kaosta olan; filmin oyuncularından, dünya üzerindeki küçücük noktalardan biriyim. Pamukkale Üniversitesi ve AGH University of Science and Technology' de Uluslararası Ticaret ve Finans alanında kendimi eğitmeye çalıştım. Dokuz Eylül Üniversitesi'nde Ekonomi bölümünde yüksek lisansa devam ediyorum. Voleybol sporunda antrenör yardımcılığı yaptım ve lisanslı oynadım. Spora ve sanata düşkünüm. Resim yapmayı çok seviyorum. Klasik müziğe, doğaya, doğa sporlarına, felsefeye, psikolojiye, kitaplara ilgi duyuyorum. Okumayı, yazmayı, öğrenmeye çabalamayı çok seviyorum. Küçük yaşlardan itibaren birikmiş 8 veya 9 adet günlüğüm var. Amaçlı ve amaçsız yaşamanın çeşitli noktalardan artı ve eksileri olduğunu düşünsem dünyadaki her şeyin gelip geçici olduğuna inanıyorum. Yine de -her şeye rağmen- ben uzun süredir amacı olan insanlardanım.. Buradan enerji sağlayabiliyorum.. Çoğunlukla neşeli, enerjik, dışa dönük olsam da yeri geldikçe oldukça içe kapanık ve yalnızlığa susayan bir insan olabiliyorum. İkisi de farklı noktalardan keyifli ve öğretici.. Matematiksel sitesinin öncelikle hayranı olan bir okuruyum sonra Matematiksel’e katkı sağlamaya çalışan enfes ekibin bir parçasıyım. Özetle bu dünyayı bir rüyaymış gibi (Is this the real life? Is this just fantasy?) hissedip iyi bir insan olarak '‘kalmaya'’ çabalayan, sonsuzmuş gibi üretmeye çalışan insanlardan biri olarak; bahsettiğim tüm 'bencil' bilgilerimi önemsiz sayıyorum. Sadece denizdeki kum tanelerinden biri olduğumun farkındayım. Ancak okyanusları merak etmekten vazgeçemiyorum. Yaşam keşifle canlanır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı