Geleceğin Eğitimi İçin Gerekli Yedi Bilgi

Eğitimde “bazı şeyleri” değiştirme gerekliliği, ülkemizde olduğu ka­dar, dünya düzeyinde de sürekli gündemde olan bir konu. Şu ana kadar yapılan değişikliklerin dünyamıza pek bir katkısı olduğu söylenemez. Yaygın düşünme biçimleri­nin değişmesi süregelen bir ihtiyaç olarak karşımıza çıkıyor.

Peki ama bu değişiklik nasıl bir eğitimle gerçekleşebilir?

Okuyacağınız yazı Edgar Morin’in UNESCO ’nun isteği üzerine kaleme aldığı, bu konudaki düşüncelerinden oluşuyor. Yazara göre bu “bilgiler”, kişilerin bir bütün olarak bilgisel ve etik yeteneklerini geliştirebilmelerine yardımcı olabilir.

Ana başlıklar halinde bu yedi bilgiden bahsedelim sizlere…

1- Bilmenin Körlükleri: Hata ve Yanılsama

Eğitimde görülen en önemli bir eksiklik, eğitilenlerin, bilmenin ne olduğu üzerinde düşündürülmemesi, onlara bilgiler aktar­makla yetinilmesidir. Böylece, hazır bilgilerle yüklenen insanlar, çok defa yanıldıklarının farkına varamaz, bilgi ile kuruntuyu birbirinden ayıramaz. Bilgi, doğası incelenmeden kullanılabilecek hazır bir araç olarak düşünülemez. Bu nedenle bilmenin bilinmesi, in­san aklını durmadan karıştıran sürekli hata ve yanılsama riskle­riyle karşılaşmaya hazırlık işlevi görebilecek öncelikli bir gerekli­lik olarak görülmelidir.

Bu sorunun üstesinden gelebilme konusunda Morin ’in çok önemli bir önerisi, “gözlem yapma etkinliklerimizin kendimizi gözle­mekten, eleştirilerimizin kendimizi eleştirmekten, nesneleştirme süreç­lerinin de kendimiz üzerine düşünme süreçlerinden ayrılmaması gerektiğidir. Bu, kendini bilme gerekliliğidir.

2- Akla Uygun Bir Bilginin İlkeleri

Çok önemli bir sorun da global ve temel sorunları yakalayabilecek ve bu sorunlar içine kısmi ve ye­rel bilgileri yerleştirebilecek bir bilgiyi geliştirmenin gerekliliğidir. Günümüzde eğitim bütünü/bütünleri görebilecek biçimde tasarlanmamıştır, dolayısıyla kişiler onlara sunulan parça parça bilgileri, ait oldukları bütüne ya da çerçe­veye yerleştirememektedir. Dolayısıyla kişi bilme konusu yaptıklarının bağlantılarını görememekte, bağlantılı düşünememektedir. İnsan zihninin, tüm bilgilerini bir bağlam ve bir bütün içinde konumlandırmaya olan doğal yatkınlığını geliştirmek gereklidir.

Bunun üstesinden gelebilmekle ilgili olarak Morin’in önerisi, eğitimde, bir “parça”nın öğretimi üzerinde yoğunlaşırken, bu “parça”nın bütünle ilgisini göstermek, bir bütünü ele alırken de parçaları­nın açık bilgisine dayanmak gerektiğidir. Böylece eğitilenin, varolanın ve gerçekliğin çokboyutluluğunu ve karmaşıklığını görebilecek bir göz kazanmasına yardımcı olunabilir.

3- İnsanlık Durumunu Öğretmek

İnsan hem fiziksel, hem biyolojik, hem psişik, hem kültürel, hem toplumsal, hem de tarihsel bir  varlıktır. Öğretim içinde, disiplin­ler yoluyla bütünüyle parçalanan da aslında insanın doğasının bu karmaşık birliğidir. Oysa nereden gelirse gelsin herkes hem kendi kimliğinin karmaşık niteliğinin, hem de diğer tüm insan­larla ortak kimliğinin bilgisi ve bilincine sahip olmalıdır.

Bu, mevcut disiplinlerden hareketle, doğa bilimleri, beşeri bilimler, edebiyat ve felsefe içinde dağılmış olan bilgileri düzenleyerek, insanın birliği ve karmaşıklığını görmenin ve insani olan her şeyin birliği ile çeşitliliği arasındaki koparılamaz bağı göstermekle mümkün  olacaktır.

4- Dünyalı Kimliği Öğretmek

Küresel çağın gelişmelerinin bilinmesi ve dünyalı kimliğin tanınması, öğretimin önemli  konularından biri olmalıdır. Eğitim insan türünün “dünyasal kimliği”ni, tüm insanların aynı kaderi paylaştığını göstermeli, böylece de eğitilende insansal dayanış­ma isteğini uyandırmalıdır.

20. yüzyıla damgasını vuran küresel ölçekteki krizler bütününe, bundan böyle aynı yaşamak ya da ölmek sorunlarıyla karşı kar­şıya olan bütün insanların ortak bir kaderi paylaştıklarını vurgulamak gereklidir.

5- Belirsizlikleri Göğüslemek

Bilimler bize pek çok kesinlik kazandırdı ama aynı zamanda sayısız belirsizlik alanının olduğunu da gösterdi. Öğre­tim; fizik bilimleri (mikrofizik, termodinamik, kozmoloji), biyolojik evrim bilimleri ve tarihsel bilimlerde ortaya çıkan belirsizlikle­rin öğretilmesini de içermelidir.

Böylece de insanları beklenmeyeni beklemeye alıştırmalı ve şaşırtıcı bir olguyla karşı karşıya geldiklerinde üstesinden nasıl gelebileceklerini öğretilmelidir.

Öğretme yükümlülüğündeki herkesin, içinde yaşadığımız zamanın belirsizliğinin ön saflarında yer alması gereklidir.

6- Anlamayı Öğretmek

Anlayış, insan iletişiminin hem aracı, hem amacıdır. Oysa anlamanın öğretilmesi öğretimimizin dışında kalmıştır. Gezegenimiz, her yönde karşılıklı anlamayı gerektirir. Yaşadığımız birçok sorunun ırkçılığın, yabancı düşmanlığı­nın vb, insanların birbirini anlayamamalarından kaynaklandığını göz önüne alarak, eğitimde anlama öğretilmelidir. Geleceğin eğitiminin ürünü bu olmalıdır.

Yakın olduğu kadar yabancı insanlar arasında da karşılıklı anlam, insan ilişkilerinin barbar anlayışsızlık durumundan çıkması için artık hayatidir. Bu da anlayışsızlığı kendi kökleri, biçimleri ve sonuçları içinde in­celemeyi gerektirir. Böyle bir inceleme için, nefretin belirtilerine değil, köklerine yönelece­ği göz önüne alınırsa, gerekliliği ortadadır.

7- İnsan Türünün Etiği

Etik eğitimi, ahlâk dersleri verilerek yapılmamalı, etik kay­gıların kafalarda oluşmasına yardımcı olmalıdır. Her insanın, hem bir ki­şi, hem bir toplumun üyesi, hem de insan türünün bir üyesi olduğu bi­lincini kazandırmalı, böylece de kişilerin özerkliğinden, toplumsal ka­tılımından ve insan türüne ait olma bilincinin gelişmesinden oluşan “insansal gelişme”yi sağlamalı, “yurdumuzun dünya olduğu” bilinci­ni kazandırmalı, bu bilinci de “dünya  vatandaşlığını” gerçekleştirme is­teğine dönüştürmeye katkıda bulunmalıdır.

Edgar Morin’in 20. yüzyılın sonlarında yapılan eğitimlerdeki bel­li başlı eksikliklere ilişkin teşhisleri kadar, bu eksiklikleri gidermeye iliş­kin önerileri de son derece önemli. Genel olarak okura, özellikle de eği­timci olan okura, düşünmek için bol bol malzeme sağlıyor. Okuyup üzerinde düşünmenizi öneririz bizde.

21. yüzyılın başında, dünyanın bugünkü koşullarında dünyaya gelen her kişinin, bu tip insanlar  yetiştirebilecek eğitmenlere şiddetle ihtiyacı var.

Sibel Çağlar

Kaynak: Edgar Morin – Geleceğin Eğitimi İçin Gerekli Yedi Bilgi

Matematiksel

Paylaşmak İyidir

Yazıyı Hazırlayan: Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bunlara da Göz Atın

Çoklu Zeka Kuramı: Çok Yaygın Kullandık ve Yanlış Anladık

Eğitimdeki en popüler fikirlerden biri, yaratıcısının aslında pek de amaçladığı şekilde uygulanmamakta… Howard Gardner, 35 …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

ga('send', 'pageview');