Gece Vardiyası WHO Tarafından Kanserojen Olarak Sınıflandırıldı

Hatırlarsınız birkaç sene önce Dr. Jeffrey Hall, Michael Rosbash ve Michael Young, vücut saatini yöneten moleküler mekanizmaları hakkındaki çalışmaları ile Nobel Tıp Ödülü’ne layık görülmüştü. Görülüyor ki son derece vahim bir konuyu irdelemişler. Çünkü uyku düzeninin ne kadar önemli olduğu hakkında gün geçtikçe artan çalışmalar var..

Uyku konusundaki son araştırmalar, dikkat çeken noktalara değiniyor. Haziran 2019’da, 16 ülkeden 27 bilim insanından oluşan bir çalışma grubu, gece vardiyasında yapılan çalışmaların kanserojenlik değerlendirmelerini tamamlamak için Fransa, Lyon’daki Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı’nda (IARC) bir araya geldi.

Araştırmayı önemli kılansa gece vardiyasının uyku düzeninde yarattığı değişimlerin hayati boyutlara varabileceğini ele almış olmasıydı. Bunun sebebi ise sayısız hastalığa sebep olma potansiyeli taşıyan sirkadiyen ritim bozukluğu idi.

Sirkadiyen ritim (biyolojik saat veya vücut saati), bizim uyku-uyanıklık, vücut ısısı, yeme-içme alışkanlıkları, metabolizma ve hormonal salınım döngülerimizi kontrol eder. İç saatimizin şaşması, sirkadiyen ritim bozukluklarına, bu bozulma da insan sağlığı üzerinde yıkıcı etkilere sebep olabilir.

Sirkadiyen ritmin bozulması en sık iki şekilde karşımıza çıkıyor; gece vardiyaları ve jet lag. Bu kişilerde iç saat güneşin doğuşu ve batışı ile senkron çalışırken, iç saatin aksi yönünde hareket edince, vücutta kronik stres reaksiyonu ortaya çıkıyor ve kortizol salınıyor.

Normalde sabah uyanırken bizi güne hazırlamak için salgılanan kortizol ile alışkın olmadığı saatlerde karşılaşan vücut afallıyor ve sirkadiyen ritim bozukluklarına bağlı hastalıklar görülmeye başlanıyor.

Jet lag temelde vücudun biyolojik saatiyle, seyahat edilen yerin saatinin uyuşmaması ve vücudun bocalaması durumu. Jet lag olmak yorgunluk, uykusuzluk, kabızlık, ishal, dikkatsizlik gibi keyif kaçıran bir duruma yol açıyor. Ancak gece vardiyası çalışması jet lag gibi kısa süreli bir süreç değil..

Dolayısıyla IARC araştırması bu sürecin uzamasının yarattığı olumsuz etkilerin kanserle ilişkisini ortaya koymak istemiş. Normal fizyolojinin sirkadiyen ritimlerinin bozulması, gece vardiyasında yapılan çalışmaların en belirgin etkisi. Ancak gece vardiyası günümüz küreselliğinde kaçınılmaz bir yaygınlığa sahip.

Gece vardiyası sağlık, üretim, ulaşım, perakende ve hizmet sektörlerinde yaygın olarak uygulanıyor. Dünya çapındaki 5 işçiden 1’i gece vardiyasında çalışmakta.

Ülkemizde de pek çok gece vardiyası çalışanı var. Ancak vardiyaların kalitesi, kapsamı küresel olarak değişiklik göstermektedir. Ayrıca, gece vardiyasındaki çalışmaların düzenlenmesi bölgelere, istihdam sektörlerine göre farklılık göstermektedir.

IARC’de vardiyalı çalışma, insanlarda sirkadiyen bozulma kaynaklı kanserojen etki (grup 2A) faktörlerinden biri olarak tanımlanmış olsa da deney hayvanlarda yeterli, insanlarda sınırlı meme kanseri kanıtını içeriyor.

Çalışma en fazla meme kanserinde bilgilendirici sonuçlar verdi. Biraz da prostat ve kolorektal kanseri incelendi, daha az sayıda da diğer kanser türleri ele alındı.

Çalışma Grubu, gece vardiyasında çalışmanın meme, prostat ve kolorektal kansere neden olduğuna dair sınırlı kanıt bulunduğuna karar verdi.

gece vardiyası hastalık

Yukarıdaki listede sadece bir kısmını gördüğünüz sınıflandırmaların tamamına WHO’nun şu bağlantısından ulaşabilirsiniz.

Yine de vurgulamakta fayda var ki çalışmalar şimdilik hayvanlarda yeterli ancak insanlarda sınırlı kanıtlar içermekte. O sebeple gece çalışanlar olarak bu yazıyı okuduysanız, lütfen psikolojik olarak kendi plasebo etkinizi yaratmaya çalışın. Bu çalışma daha çok işverenleri ilgilendiriyor. Kanserin genler dışında, değiştirilebilir en bilinen faktörleri Sağlık Bakanlığınca şöyle tanımlanıyor:

  1. Sigara ve alkol kullanımı,
  2. Radyasyona maruz kalma,
  3. Bazı virüsler,
  4. Kötü beslenme alışkanlığı,
  5. Gıdalardaki katkı maddeleri,
  6. Uzun süre güneş ışığına maruz kalma,
  7. Aşırı dozda röntgen ışınına maruz kalma,
  8. Bazı kimyasal maddeler (katran, benzin, boya maddeleri, asbest v.b.),
  9. Hava kirliliği

Ayrıca BBC’deki şu haberi okumanızı da kesinlikle öneririm.

Daha önceden gece çalışmasını tecrübe etmiş ve sevdiği insanlar gece vardiyasında çalışmış (çalışmakta) olan biri olarak bu haberi hazırlamak çok üzücüydü. Ancak bu haberin, dünyadaki mevcut kanser hastalarının hastalığa yakalanma nedenleri arasında belki de hiç yeri yoktur. Sınırlı örneklemle yapılan çalışmalar elbette daha uzun süreli analizler sonunda köklü bir literatür kazanabilir. Ayrıca biyolojik saatler de kişiden kişiye epey farklılık gösterebilmekte..

Çalışmayı daha detaylı okumak isterseniz kaynaklardaki 3 yıldızlı linkleri kullanabilirsiniz.

Bu çalışmayı görmemi sağlayan Galatasaray Üniversitesi’nden Prof.Dr. Türker Baş’a teşekkür eder, sevdiklerinizle sağlıklı günler dilerim..

Kaynak

***https://www.esmo.org/Oncology-News/Night-Shift-Work-Classified-as-Probably-Carcinogenic-to-Humans

*** https://monographs.iarc.fr/

*** https://monographs.iarc.fr/home/iarc-monographs-general-information/

* https://yoldaolmak.com/jet-lag-nedir-nasil-kurtulurum.html

* http://www.hurriyet.com.tr/kelebek/saglik/uyku-duzenine-ve-sirkadiyen-ritim-bozukluguna-dikkat-40602025

* https://hsgm.saglik.gov.tr/tr/kanser-nedir-belirtileri/kanser-nedir-belirtileri1/kanserin-nedenleri-ve-s%C4%B1k-g%C3%B6r%C3%BClen-kanserler.html

Matematiksel

Ceren Demir

Kendini, insanları, dünyayı tanıma ve anlama çabasında, belki de kaosta olan , filmin oyuncularından, dünya üzerindeki küçücük noktalardan biriyim. Pamukkale Üniversitesi ve AGH University of Science and Technology' de Uluslararası Ticaret ve Finans alanında kendimi eğitmeye çalıştım. Dokuz Eylül Üniversitesi'nde Ekonomi bölümünde yüksek lisansa devam ediyorum. Voleybol sporunda antrenör yardımcılığı yaptım ve lisanslı oynadım. Spora ve sanata düşkünüm. Resim yapmayı çok seviyorum. Klasik müziğe, doğaya, doğa sporlarına, felsefeye, psikolojiye, kitaplara ilgi duyuyorum. Okumayı, yazmayı, öğrenmeye çabalamayı çok seviyorum. Sanıyorum 7. günlüğüme başlayacağım. Satranç ve Rusça'ya merak saldım. Bahsettiğim tüm 'bencil' bilgilerimi önemsiz sayıyorum. Sadece denizdeki kum tanelerinden biri olduğumun farkındayım. Ancak okyanusları merak etmekten vazgeçemiyorum.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı