Finlandiya Eğitim Sisteminde Farklı Olan Ne?

Finlandiya’nın eğitimde başarılı olmasının sırrı ne? Acaba onları bizden farklı kılan tek şey uygulamada iyi olmaları mı?

Bu soruların cevaplarını Pasi Sahlberg versin…

***

Finlandiya eğitim sisteminin demirbaşlarından biri olarak teneffüs…

Finlandiya Eğitim Kanunu’nun ders saatlerini düzenleyen maddesi, okulda geçirilen her bir saatin en az 45 dakikasını öğretime ayrılmasını şart koşuyor. Uygulamada da 45 dakikalık derslerin ardından 15 dakikalık bir teneffüs geliyor. Eğer okullar ders saatlerini uzatmaya karar verirse teneffüs süresinin de ona göre uzatılması gerekiyor.

Yerel yönetimler ve okullar, günlük programlarını belirlemede oldukça serbestler. Bu nedenle Finlandiya’ da günlük ders ve teneffüs saatlerini her okulda geçerli olacak şekilde düzenleyen genel bir program yok.

Finlandiya’da ilkokul öğrencileri hava şartları nasıl olursa olsun teneffüse mutlaka açık havada çıkar. Günde en az 60 dakika teneffüs vardır ve bu molada geçirilen zaman serbesttir; çocuk ne yapacağına kendisi karar verir.

Finlandiya’ da teneffüslere vakit kaybı gözüyle değil, temel öğrenim zamanı olarak bakılır. Gerçek öğrenme çoğu zaman açık havada, fiziksel aktivite sırasında, başkalarıyla sohbet ederken yaşanır. Açık havadaki serbest oyun vakti ruh ve beden sağlığını güçlendirip öğrenme süreçlerini pekiştirir.

Açık havada oynamanın ve fiziksel aktivitenin çocukların genel sağlığı ve öğrenme süreçleri açısından önemi Finlandiya genelinde kabul görmüş durumda; ABD’ de yapılan araştırmalar da bu gerçeği doğruluyor. Bilişsel dikkati ve derinlemesine düşünmeyi gerektiren bir dersin öncesinde veya sonrasında temiz havada koşup oynamak, öğrenme kapasitesini artırmanın en iyi yoludur.

Küçük veri ve Finlandiya eğitim liderliği…

Öğretmenler, sağlık uzmanları, danışmanlar ve idari kadro üyelerinden oluşan öğrenci refahı ekibi, Finlandiya’da okulların işleyişini denetlemek üzere başvurulan temel yapılardan birisi.

Çoğu okullarda haftalık olmak üzere düzenli aralıklarla toplanan bu ekipler, öğrencilerin ruh ve beden sağlığı, davranışları ve öğrenim durumları hakkında sınıf öğretmenlerince sağlanan bilgileri tek tek her öğrenci özelinde tartışıp değerlendirir. Kolektif olarak birinci elden toplanan bu küçük veriler sayesinde sorun yaşayabilecek öğrencilere nasıl yardım edileceğine, hangi önlemlerin alınıp nasıl müdahale edileceğine karar verilir.

Okullarda küçük verinin toplanması ve kullanılmasında kilit rolü öğretmenler üstleniyor, zira öğrencileri en iyi onlar tanıyorlar; karakterlerine, ihtiyaçlarına ve potansiyellerine dair en doğru bilgi onlarda. Finlandiya’ da bir öğretmen, kendi planlama, öğretim ve değerlendirme süreçlerini nasıl yöneteceği konusunda oldukça sağlam yetkilere sahip.

Finlandiya’nın hakkaniyet stratejisi…

Eğitimi ve okulları daha hakkaniyetli kılmak, 1970’ li yıllardan bu yana Finlandiya eğitim sisteminin gelişimine yön veren ilkedir.

Finlandiya’ da eğitimi daha hakkaniyetli kılma çabaları iki ayrı dönemde yaşandı. 70’ li ve 80’ li yılları kapsayan ilk dönemde okullar sıkı bir şekilde merkezden yönetiliyor ve dışarıdan denetleniyordu. Yani bu dönemde okullarda hakkaniyeti sağlamak için yönetmelikler, ilgili yasal mevzuat ve dengeleme fonları gibi araçlara başvuruluyordu.

90’lı yıllara denk düşen ikinci dönemde ise yerel yönetim birimlerinin güçlendirilmesi ile okulların özerklik yetkileri de genişletildi. Müfredat planlaması, ölçme değerlendirme ve okul gelişimi konularında sorumluluğu devralan okullar, ayrıca kendi kendilerini de teftiş etmeye başladı.

Finlandiya eğitim sisteminin genel performansını izlemek için örneklem tabanlı öğrenci değerlendirme sistemi güçlendirildi; böylece okullar üzerindeki rekabet ve başarı sıralaması baskısı da kalkmış oldu.

Finlandiya eğitim sistemini yıllar içinde daha hakkaniyetli kılan iki ana strateji var, bunlar: öğretmenlerce hazırlanan okul bazlı müfredat ve öğretmenler ile idarecilerin mesleki öğrenim ve gelişime kesintisiz erişimi.

Finlandiya’ da sınavlar ve teftişler gibi denetim prosedürlerine harcanan kaynağın otuz kat fazlası eğitimcilerin mesleki öğrenim ve gelişim süreçlerine harcanıyor. Sınavlara bolca zaman ve para harcanan eğitim sistemlerindeyse bu oran tam tersi.

Bir eğitim sisteminde hakkaniyet tesis edilmediğinde, öğrencilerin bilişsel ve kişisel potansiyellerini bütünüyle değerlendirmezsiniz. Finlandiya gibi küçük ülkeler tek bir çocuğu bile boş vermeyi göze alamaz. Mülteciler de dahil Finlandiya doğumlu olmayan çocukların sayısının giderek artması, eğitim politikasında hakkaniyetin önemini bir kez daha vurguluyor. Ayrıca Finlandiya’ ya dair istatistikler gösteriyor ki daha hakkaniyetli bir eğitim uzun vadede daha az maliyet demek.

Finlandiya müfredatta ayıklama yapmıyor…

Finlandiya eğitim sisteminin iki temel özelliğinden birincisi şu; Finlandiya’ daki 311 yerel yönetim birimi, eğitimi sorumlu oldukları bölgelerin koşullarına göre düzenlemekte ciddi ölçüde özgürler. Merkezi hükümetin görevi ise ilgili yasal mevzuatı düzenlemek, okulların yerel bütçelerini tamamlamak ve okulların neyi nasıl öğretmesi gerektiğine dair kılavuz niteliğinde bir çerçeve sağlamak.

İkinci özellik ise Finlandiya’nın ulusal eğitim müfredatıyla ilgili. 2014 yılında uygulanmaya başlanan bu müfredat, belediye ve okullarda müfredat planlamasına kılavuzluk eden esnek bir ortak standart işlevi görüyor. Böylece eğitimciler, etkili bir şekilde ders anlatıp tüm öğrencilerin öğrenmesini sağlamak için kendilerine has yollar denemekte özgür oluyorlar. Dolayısıyla okuldan okula farklılık gösteren uygulamalar genellikle yerel ihtiyaç ve koşullara göre düzenleniyor.

2014 tarihli müfredatta başrolü olguya dayalı öğretim (phenomenon-based teaching) oynuyor. Okullarda tek tek ders konularını işlemektense disiplinlerarası konulara yer vermeye atıfta bulunan olguya dayalı öğretim kavramı bugün Finlandiya’ da çok yaygın. Ders konularının bütünleştirilmesi ve bütüncül (holistic) öğretim ve öğrenim yaklaşımı Finlandiya’ da yeni değil. 80’li yıllardan beri farklı şekillerle denenen bu yaklaşım, o dönemden beri Finlandiya öğretim kültürünün bir parçası haline gelmiş durumda.

Yeni müfredatın 2016 yılında tüm okullarda uygulamaya konmasıyla birlikte yaşanan değişiklik şu oldu:

7-16 yaş aralığına eğitim veren okullar, yıl içinde en az bir kez çokdisiplinli ve probleme dayalı öğretim ve öğrenime ayrılmış bir zaman dilimini müfredatlarına eklemeye başladılar. Bu zaman diliminin uzunluğu ise ya okullar tarafından belirleniyor ya da eğitimle ilgili yerel idarecilerle beraber kararlaştırılıyor. Finlandiya’ da eğitim teşkilatının ayırt edici özelliği olan yerelden yönetim modeli sayesinde tüm okulların uyması gereken tek bir pedagojik model belirlenmesine gerek kalmıyor.

Finlandiya eğitim sisteminin görece iyi performansı, birbirine bağlı bir dizi faktörden meydana gelmiş bir ağın eseri sayılabilir. Finlandiyalılar işbirliğine, profesyonelliğe, ortak amaca, hedef odaklı stratejiye, uzun vadeli uygulamaya ve kamu politikalarının eşgüdümüne dayanan bir okul kültürünü yaygınlaştırarak iyi işleyen bir eğitim sistemi kurmayı başardılar.

Finlandiya eğitim modelini kendinize temel alıp uygulamaya koymak isterken unutmamanız gereken bir şey var: Eğitim alanında yapılacak değişiklikleri aceleye getirirseniz, her şeyi berbat edersiniz.

Kaynak: Eğitimde Finlandiya Modeli, Pasi Sahlberg, Metropolis Yayıncılık.

Matematiksel

Busra Meral

Okumak, araştırmak, yeni şeyler öğrenmek, bunlar üzerinde düşünmek, tartışmak ve paylaşmak benim için büyük keyif. Yazmak ise bambaşka bir dünya. Kurumsal hayat karmaşasından kaçıp buraya sığınıyorum. Paylaştıkça her şeyin daha güzel olacağına gönülden inanıyorum. "Okumak bir insanı doldurur, insanlarla konuşmak hazırlar, yazmak ise olgunlaştırır." Francis Bacon

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı