BİYOLOJİ

Eylemlerimizden Biz Değil Belki de Genlerimiz Sorumlu

Eylemlerimiz hakkında kontrol sahibi olduğumuzu düşünürüz. Oysa ki gerçekte, gizli biyolojik güçler tarafından yönetiliyoruz. Yani kişisel zevklerimiz üstünde ya çok az kontrolümüz var, ya da hiç yok.

Hangi yemekleri sevdiğimizi, gönlümüzü kime kaptırdığımızı, oyumuzu kime verdiğimizi biz seçiyormuş gibi hissetsek de aslında değil…

Örnekler mi? Hemen verelim…

Genler İşbaşında

Damak Tadı

Kimi insanlar sebze yemeklerine bayılırken kimileri de nefret eder. Özellikle bahsettiğimiz sebze brokoli ise…

Dilimiz, tat tomurcuğu denilen minik tümseklerle kaplı. Bunlar aslında papilla denilen dokuların üzerinde duruyor ve dört çeşit papilla var. Bu tat tomurcukları tad almamızı sağlıyor.

Genlerimizde, tat alma reseptörlerimizi oluşturan çeşitlilikler var. Bu nedenle bazı insanlar acı molekülleri herkesten daha iyi tespit edebiliyor, bazı insanlar da tat alamıyor.

Bu genlerden biri olan TAS2R38, brokolide bolca bulunan tiyoüre gibi acı kimyasalların farkına varıyor. DNA kimilerine, tiyoüre bileşiklerini tiksindirici derecede acı algılayan tat alma reseptörleri veriyor. TAS1R3 adlı gen ise tatlılara düşkünlüğümüzü belirliyor. Araştırmanın detayları burada.

Seyahat Tutkusu

Bazı kişilere seyyah, gezgin, macera arayışçısı gibi isimler verilir. Bu kişilerin dünyada olabildiğince çok yeri görmek, deneyimlemek, yeni insanlar ve kültürlerle etkileşim içinde olmak gibi bir tutkuları vardır.

Geçtiğimiz yıllarda DRD4-7R geninin keşfiyle bu dürtünün nedeni açıklanabildi. Merakı, yerinde duramamayı ve seyahat tutkusunu körükleyen bu genin nüfusun yaklaşık %20’sinde bulunduğu düşünülüyor. Detaylar için inceleyebilirsiniz.

Politik Seçimlerimiz

Bilim insanları, siyasal açıdan farklı uçlarda olan insanlarla ilişkilendirilmeye yatkın belirgin kişilik özellikleri keşfetti. Genel olarak liberaller daha açık görüşlü, yaratıcı ve yenilik meraklısı olma eğiliminde oluyor; muhafazakârlar ise daha düzenli ve gelenekçi olma, istikrarı tercih etme eğiliminde.

Siyasi fenotipleri genlerle ilişkilendirme araştırmalarının ilkinde, serotonin üretiminde rol oynayan 5HTT adlı genin bu görüşlerde belirgin bir fark yarattığı ortaya çıkartıldı.

Sporcu Kimliğimiz

Kasların yapısı ve işlevi onlarca farklı gene bağlı ama spor bilimcilerin dikkatini çeken önemli bir gen var: Alfa-aktinin-3 adlı proteinin talimatlarını taşıyan ACTN3.

Alfa-aktinin-3, hızlı kasılan lifler olarak bilinen ve hızlı hareketleri yaparken kullandığımız tip 2 kas liflerinin kasılma kuvvetiyle ilişkili bir molekül.

Güçlü olmalarına rağmen kolay yorulan bu lifler kısa mesafe koşusu gibi sporlar için kritik öneme sahip. “Yavaş kasılan lifler” de denilen tip 1 lifler ise devamlı kasılmada ve dayanıklılıkta daha iyiler. Kaslarımız her iki lif tipinin bir karışımına sahip.

Avrupa ve Asya kökenli insanların yaklaşık beşte birinin ACTN3 genlerinde mutasyon var. Bu durum, kuvvetin kaslar aracılığıyla ne kadar iyi iletildiğini ve tip 2 kas liflerinin antrenmanla ne kadar gelişebileceğini etkiliyor. İstisnalar olsa da genel olarak bu insanlar kısa mesafe koşularında en yüksek başarıları elde edemiyor.

Uyku saatimiz

uyku

Bilindiği gibi bazı insanlar için 5-6 saatlik uyku yeterliyken bazıları da daha fazla uykuya ihtiyaç duyar. Bu durum da genlerimiz ile ilintili gibi gözüküyor. Uyku düzeni “sirkadiyen ritim”denilen 24 saatlik döngüyü ayarlayan dahili bir saat tarafından kontrol ediliyor. Döngünün temel kontrolcülerinden birisi de DEC2 geni.

DEC2 genlerinin tek bir harfi değişen insanlar dikkat çekici bir yeteneğe sahip: Diğer insanlardan yaklaşık iki saat daha az uyumalarına rağmen yorgunluk hissetmiyorlar.

Depresyon direnci

çocuklarda depresyon

Mutluluk hormonu olarak da bilinen Serotonin, sinir hücreleri tarafından iletişim kurmak için kullanılır. 5-HTT, serotonin taşıyıcısıdır. Görevi, sinyal gönderildikten sonra sinir hücreleri arasındaki boşlukta kalan fazlalık serotonini temizlemektir.

5-HTTLPR, bu genin bir parçası. 5-HTTLPR, genetik kodun birçok tekrarlanan bölümünü içeriyor. İnsanlar iki varyanttan birine sahip olma eğilimi gösteriyorlar. Bunlar, 14 tekrarlı kısa bir versiyon veya 16 tekrarlı uzun bir versiyon. Kısa versiyona sahip insanlar yaşamlarında yoğun stresle karşılaşınca depresyona girme eğilimlerinin arttığı görünüyor. Uzun versiyona sahip insanlar depresyona karşı daha dirençli.

Acı Eşiği

Acının gerçek çaresi olağanüstü karmaşık yapıdaki genlerde gizli olabilir. SCN11A geni vücut hücrelerindeki sodyum miktarına karar verir. Sinir hücreleri acı hissini gönderebilmek için sodyuma ihtiyaç duyar. Bu gendeki herhangi bir mutasyon hücrelerdeki sodyum seviyelerinde azalmaya sebep olur. Dolayısıyla sinir hücreleri yeterli sinyal gönderemez ve vücut acıya bağışıklık kazanır.

Bilim ilerleyip, genlerimiz hakkında daha çok bilgi sahibi oldukça karmaşık insan doğasını anlamaya bir adım daha yakın olacağız gibi gözüküyor…

Okuma Önerisi: Gen Düzenleme Fikri Ürkütüyor mu?

Matematiksel

Paylaşmak Güzeldir

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı