Günlük Hayatımızda Matematik

Evren Bilinçli mi? Matematikçilere Göre Bu Mümkün Olabilir!

İnsanın kendisini, çevresini ve olup biteni tanıma, algılama, kavrama, fark etme yetisi bilinç olarak bilinir. Ancak beynin bu öznel deneyimi nasıl gerçekleştirdiği sorusu cevaplanması en zor sorulardan birisidir. Son yıllarda bazı matematikçiler bu sorunun cevabını verebileceklerini düşünüyorlar. Hatta teorilerine göre makineler ve atom altı parçacıklarda bilinci deneyimliyor olabilir. Hatta kimileri biraz daha ileri giderek evrenin kendisinin bile bilince sahip olduğunu dile getiriyor. Kafanız karıştı ise bilinçli evren ve matematik arasındaki ilişkiyi kısaca açıklayalım.

Entegre bilgi teorisi ( (Integrated Information Theory, IIT)  bazı fiziksel sistemlerin neden bilinçli olduklarını, neden belirli durumlarda belirli bir şekilde hissettiklerini ve diğer fiziksel sistemlerin bilinçli olması için ne gerektiğini açıklayabilecek bir çerçeve sağlamaya çalışır. Bu teoriye göre atomaltı partiküllerden evrenin kendisine, her bilgi işleyen sistem bilinçli olabilir. İlk olarak 2004 yılında Giulio Tononi tarafından önerilmiş olan bu teori bilincin belirli bir bilgi türüyle özdeş olduğunu ve phi adı verilen bir değer ile matematiksel olarak ölçülebileceğini iddia eder. Bir sistemdeki maksimum entegre bilgi miktarının hesaplanmasını phi değeri sayesinde olur. Bir devrede, ya da beyinde bağlantıların sayısının fazla olması phi değerinin de yüksek çıkmasına neden olur. Örneğin, serebral korteks için bu değer oldukça yüksektir çünkü yoğun bir şekilde birbirine bağlı nöronlar kümesi içerir.

Bilincin Matematiksel Olarak Hesaplanması

Entegre bilgiyi ifade eden Yunanca Phi harfi.

Entegre bilgi teorisi, ilk sunulduğunda, phi değerinin hesaplanması oldukça karmaşıktı. Ancak yakın zamanda tamamlanan bir çalışma sonucunda bu süreç kayda değer bir şekilde kısaldı. Bunun sonucunda da bu matematiksel modele ilgi tekrar artmaya başladı.

Bilincin ilk ete kemiğe bürünmüş matematiksel modeli ve bunun bize mantıklı bir şey söyleyip söyleyemeyeceği konusu elbette bilim dünyasında büyük tartışmalara yol açtı. Çünkü teorinin ortaya attığı şeye göre bilincin kesin bir tanımını elde edersek, sezgilerimizi bir kenara bırakıp her türlü cansız maddenin bilinçli olabileceğini kabul etmek zorunda kalabiliriz. Sonucunda belki de bir bütün olarak evrenin kendisinin bile bilinçli olduğunu hesaplayabiliriz. Almanya’daki Münih Matematik Felsefesi Merkezi’nde matematikçi olan Johannes Kleiner’in dediği gibi bu “Bu, bilimsel bir devrimin başlangıcı bile olabilir”.

Olaya şüphe ile yaklaşanlar ise durumu farklı bir bakış açısı ile ele alıyor. Örneğin Connecticut Üniversitesi’nden felsefeci ve bilişsel bilimci Susan Schneider, matematikçilerin beyindeki bilincimizin, hatta makine bilincinin, sinirsel yapısını anlamada yardımcı olacağını ancak deneyimin içsel niteliğini hissetme konusunda bir şey söylemeyeceğini düşünüyor.

Yaşadığımız evreni öğrenmek ve tanımlamak bir çoğumuz için bir tutku. Matematik ise evreni tanımlama uğraşları esnasında sıkça kullandığımız bir araç. Görüyoruz ki bu araç bir kez daha iş başında. Bilincin doğası, yüzyıllardır filozofları ve bilim insanlarını uğraştıran bir sorun olarak gündemde idi. Entegre bilgi teorisi matematik sayesinde bu soruna cevap bulursa gerçekten bilimsel ve felsefi bir devrimin kapılarını aralayabilir. Araştırmanın tamamını incelemek isterseniz: THE MATHEMATICAL STRUCTURE OF INTEGRATED INFORMATION THEORY; https://arxiv.org/pdf/2002.07655.pdf

Kaynaklar ve ileri okumalar:

Matematiksel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.