KİMYA

Evinizdeki Havanın Yeterince Temiz Olduğundan Emin misiniz?

Havasını, suyunu, toprağını her türlü kirliliğe bulaştırdığımız dış çevreden kaçarak sığındığımız evlerimizde, özellikle bu izole günlerde, acaba görece temiz ve arınık bir ortamda mı bulunuyoruz? Aslında kapalı kapılar arkasında da pek güvencede değiliz.

Isınma ve beslenme amacıyla kullandığımız yakıtlardan oluşan yanma ürünleri, konut yalıtımında kullanılan malzemeler, tüketim ürünlerinin artıkları, elektronik cihazlar, evlerde üreyebilen mikroorganizmalar, sigara ve tütün dumanları, tozlar, hatta binaların duvar ve tavanları, konutların atmosferini kirletebilen etmenlerden bazıları.

Yakıt harcamalarının maliyeti yükseldikçe enerjiden olabildiğince yararlanmak için çareler arıyoruz. Bu nedenle de evlerimizi elden geldiğince dışarıdan yalıtarak sımsıkı kapalı tutuyoruz. Pencerelere takılan çift kat camlar, kapı altlarına, pencere kenarlarına yapıştırılan hava sızdırmaz şeritler. Elbette tüm bunlar bize eksik havalanmış mekanlar olarak dönüş yapıyor.

Havalandırmanın azalması da ev içi kirleticilerin derişimlerini arttırıyor. Yani yağmurdan kaçarken doluya tutuluyoruz gibi gözüküyor.

Radon ve Bozunma Ürünleri

Periyodik tablonun en sağındaki sütun, kimyasal tepkimelere isteksiz gazların grubudur. Başka elementlerle bileşik yapmadıkları için soygazlar olarak adlandırılan bu grubun son elementi olan Radon, Uranyumun radyoaktif bozunma ürünlerinden biridir.

Üstelik, kendisi de radyoaktiftir. Yani, Radon atomunun çekirdeği kendiliğinden parçalanarak Polonyuma dönüşür.

Doğada, kayaların içinde ya da toprak katmanlarındaki radyoaktif maddeler ancak depremler, toprak kaymaları vb. doğal hareketlerle yer değiştirebilirken, Radon gaz olduğu için hemen atmosfere karışabilir.

Radon ve bozunma ürünleri, çevremizde taban ışınım dozajının önemli bir bölümünü oluştururlar. Solukla ciğerlere alınan Radon gazı, ışınları yayarak Polonyuma bozunmasını sürdürür.

Evlerimizde çeşitli Radon kaynakları vardır. Öncelikle toprakta bulunan bu gaz, temellerden ve oda tabanlarından sızabilir. Radonlu topraklardan yapılmış tuğla ve betonlarla, bu tür topraklardan geçen su ve gaz boru hatları da kaynaklar arasındadır.

Nefes yoluyla alınan radon gazı akciğerde tutulur. Burada gazdan yayılan alfa parçacıkları, akciğer hücrelerini etkileyebilir.

Bunun sonucunda hücre hasarı ve ileri dönemde de akciğer kanseri gelişebilir. Radondan korunmak için evler sık sık havalandırılmalı; özellikle bodrum katlardaki taban ve duvar çatlakları kapatılmalı ve yeni yapılan binaların radona dirençli olmasına dikkat edilmelidir.

Yanma Ürünleri

Isınmak için, beslenmek için evimizde yanma ürünleri kullanıyoruz. Devamında da karbon monoksit, azot oksit gibi zehirli gazları da evimize dahil ediyoruz. Sadece bu kadar da değil elbette…

Toz derişimlerinin artmasındaki ana etmen, evlerde tüketilen tütün ve sigara. Sigara içilmeyen bir odada tipik toz derişimi 40 g/m3 iken, aynı koşullarda, sigara içilen kapısı kapalı bir odadaki derişim 700 g/m3 değerine ulaşabilmekte.

Karbon monoksit, kanımızdaki hemoglobinle birleşerek dokulara oksijen taşınmasını engeller. Bu gazın yeterince solunması, “havasızlıktan boğulmaya” yol açar. Aynca, düşük derişimde uzun süre soluma, kanda biriken gazın miktarını artırdığından gene ciddi sağlık sorunları yaratır.

Azot oksitlerinin benzer etkileri dışında, kronik bronşit, şişmeler, tepki sürelerinin uzaması ve depresyon etkileri de vardır.

Çözüm yanma ürünlerinin denetimi ve genel havalandırmanın gözardı edilmemesidir yine…

Formaldehit

Formaldehit hem bir yanma ürünüdür, hem de birçok fabrikasyon üründe kullanılan kimyasal bir bileşiktir. Renksiz bir sıvı olan formaldehit, yalıtım malzemeleriyle evlerimize girer.

Ayrıca, kontrplak ve suntalam yapıştırmakta kullanılan reçinelerde de bulunabilir. Bunlardan başka, sigaralardan, yer kaplamalarından, kağıt ürünlerinden, buruşma niteliklerini azaltmak için katıldıkları dokumalardan da yayılabilir.

Formaldehit, çok düşük derişimlerde olsa bile, özellikle gözlerde alerjik duyarlıklara yol açabilmektedir. Solunum yolları ve deride duyarlığı artırır. Milyonda 6 kısım (6 ppm) düzeyindeki derişimleri kanserojen etkiler yapmaktadır.

Formaldehitli yalıtım malzemelerinin ve bu maddeyi içeren başka ürünlerin sıkı denetimi ve odanın sık havalandırılması, alınabilecek önlemlerin başlıcalarıdır.

Asbest

Lifli, esnek, ısı yalıtkanı olan, asbest ya da öbür adı ile amyant denilen malzeme, serpantin, krosidolit, amfolit, aktinolit ve tremolit minerallerinin karışımıdır.

Çatı ve taban kaplama malzemesi conta, süzgeç, alçı, balata, boru, kaplama malzemesi, kablo, ısı ve ses yalıtkanı olarak çok farklı kullanım alanlanna sahiptir.

Asbest, titreşim, aşınma, kesilme gibi yollarla kolayca havaya geçebilir.
Asbest lifleri, solunum ve sindirim yollarından vücuda girer, kan ve lenf yollarıyla taşınır. En çok ciğerlere etkiler.

Asbestin zararları 15-40 yıl içinde gelişir. Sigara kullanımı bu zararları iki üç kat artırmaktadır. Asbestle çalışan işçiler arasında, sigara içenlerin akciğer kanserine tutulmaları riski, içmeyenlere göre sekiz kat, başka işlerde çalışıp sigara içmeyenlere göre doksan iki kat fazladır.

Odalarda asbestli malzemeyi azaltmak ya da üzerlerini başka malzemeyle kapatarak yalıtmak gerekir, böylece asbest tozundan korunma olanağı doğar.

Başka Neler Kaldı?

Evlerimizde birçok aerosol kullanmaktayız. Fırın temizleyici spreylerde sodyum hidroksit; cam temizleyicilerde amonyak, döşeme cilalarında morfolin; leke çıkarıcılarda tetraklora etilen; boyalarda toluen, ksilen, metil klorür; deodorantlarda hidrate alüminyum klorür; saç spreylerinde vinil asetat reçinesi böcek ve sinek öldürücülerde diklorvos ve klordan gibi kimyasal maddeler konut atmosferlerinin alışılmış konuklarıdır.

Ayrıca, öğütme, zımparalama, parlatma gibi işlemler de tehlikeli kimyasalların havaya karışmasına yol açabilir.

Plastikler, boyalar, çözücüler, yapay lifli dokumalar, temizleyiciler, ağartıcılar, dezenfektanlar ve koku gidericiler gerek buharlaşma gerekse gaz salımı ile bulunduğumuz atmosferi kirletirler.

Bakteri, virüs ve mantarları da kirleticiler arasına katarsak ortaya korkunç bir tablo çıkıyor. Atalarımız gibi mağaralarda yaşama şansımız tekrar olmadığına göre galiba en iyisi farklılığımızı ve önlemlerimizi arttırmak gibi gözüküyor…

Matematiksel

Kaynaklar:

https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/evinizdeki-radon-gaz-tehlikesinden-korunun/

Ömer Kuleli – Osman Gürel: Kimya Güzeldir ama…, İletişim yayınları

Paylaşmak Güzeldir

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı