Erteleme Bağımlılığı

Bazen tam çalışmaya başlanacağı zamanda çalan bir telefon, göze takılan bir video nedeniyle bütün hesaplar şaşabilir ve devamında da ağızdan bir söz dökülür. “Amaaaan, yarın yaparım!”

Bu sözler, her işini zamanında yapmakla gurur duyabilen şanslı azınlık dışındakiler için ne büyük bir iç rahatlığı, ne büyük bir mutluluk demektir. İçi ısıtan bir iyimserlik durumu, ” Yarın olur öbür gün; öbür gün de bir sonraki daha son gün gelmedi, nasıl olsa yetişir.”Bu kendine işkence biçimini iyi tanıyanlardansanız sorununuz “erteleme bağımlılığı”.

Yapılan araştırmalardan elde edilen bulgulara göre:

• Bu durum, insanların tahminen en az % 20 kadarı için geçerli.
• Erteleme huyunun kökeninde yatan şey mükemmeliyetçilik değil.
• Neden, büyük ölçüde kendine güven eksikliği, işin bitirilebileceğine ilişkin inancın yeterince güçlü olmayışı.

İşin kendisinden kaçınma, ilgi ve dikkatin herhangi bir etmenle aniden dağılabilmesi, yine herhangi bir etmenle çok çabuk ayartılabilme, başarma isteğinin güçsüzlüğü de önemli belirleyicilerden.

Umutsa iradenin inanılmaz gücünde yatıyor. İnsan, kendini kontrol etme konusunda aşama kaydettikçe, dürtülerine direnme gücü ve elbette ona bağlı olarak güveni de artıyor.

Bazı kişilerin bu türden bir davranış özelliğini ‘kapmaya’ neden daha uygun olduğuna gelince, durumun genetik kökenli bile olabileceğine ilişkin düşünceler var.

Erteleme Hastalığı ile Nasıl Baş Edilir?

Procrastination olarak da bilinen erteleme hastalığının üstesinden gelinebiliyor. Bu konuda başarılı olmak için geliştirilmiş çeşitli yöntemler bulunuyor:

  • Bunlardan bir tanesi, yapılacak iş için en uygun zamanın belirlenmesi ve uygun görülen o anda işe başlanması.
  • Gerçekçi bir tutum sergilemek de erteleme hastalığı ile baş etmek için kullanılabilecek yöntemlerden bir tanesi. “Bir saatte okurum biter.”olarak belirlenen 200 sayfalık bir kitabın bir saatte bitmeyeceğinin kabul edilmesi ve daha gerçekçi olunması öneriliyor.
  • Yapılacak işler listesi oluşturulması ve bitenin listeden çıkartılması da motive edici bir yöntem.
  • Planlı ve küçük adımlar atmak, bir seferde tamamını bitirmek yerine, her seferde küçük bir parça iş yaparak sistemli bir çalışma biçimi oluşturmak da önemli. 
  • Endişelenmeyi bırakın. Yapılacak işlerinizin ne kadar zaman alabileceğini hesaplayın. Endişelenerek daha fazla zaman kaybettiğinizi fark edeceksiniz.
  • Bir şeyi yapmak istemiyorsanız, muhtemelen başlamanız da gecikecektir. Fakat başladığınız takdirde aslında o kadar da zor olmadığını fark edebilirsiniz.

Neyse, film başlamak üzere… devamı yarına!

Kaynak:

www.pdpsikodestek.com/ErtelemeHastaligi.html

Bilim Teknik Dergisi, Şubat 2007 – “Bu Haberi Yarın Yazsam mı?”

Matematiksel

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı