MATEMATİK

Enrico Fermi ve Fermi Paradoksu

Enrico Fermi (1901- 1954) yirminci yüzyılın en önemli fizikçilerinden biriydi. Birçok başarısının yanı sıra nötrina denilen parçacığın varlığını öngören o oldu ve 1938’de radyoaktivite ve nükleer tepkimeler üzerine yaptığı çalışmalarla Nobel Ödülü aldı.

Avrupa’da savaşın belirmesiyle faşist İtalya’ya dönmek yerine ailesiyle birlikte, Stockholm’deki Nobel Ödülü töreninden ABD’ye gitti. Fermi burada Chicago Üniversitesinde o zamanlar “atom pili” olarak bilinen ilk nükleer reaktörü yapan ekibin başına geçti. Pil, 2 Aralık 1942’de saat 14.20’de “kritik değere ulaştı. Bu tarihte ilk kontrollü zincirleme atomik reaksiyon gerçekleşti.

Sonrası atom bombasıydı. Atom bombası yapımındaki sorunların aşılmasında önemli rol oynadı, Manhattan Projesi liderlerinden biriydi. Ölümüne kadar sürecek olan nükleer çalışmalarına Chicago Üniversitesi’nde devam etti.

Fermi’nin çalışmaları dünyada ilk nükleer reaktörün imali ve atom çağının başlangıcı olmuştur ve ölümünden bir yıl sonra keşfedilen yüzüncü elemente onun anısına fermiyum adı verilmiştir.

Fermi Paradoksu

Fermi’nin, bir sorunun özünü görmeye ve karmaşık fikirleri basit bir dilde açıklamaya çok büyük bir yeteneği vardı. Karmaşık sorunların çözümüne dair kaba tahminler yapma sanatının bir uzmanıydı bile denebilir aslında. Bu özelliği onu Fermi paradoksuna götürdü.

Fermi paradoksu, uzayda çok yüksek olasılık ile yaşam olduğu halde onlarla hala temas kuramamış olmamız arasındaki tutarsızlığın ifadesidir.

Fermi kendi paradoksunu oluşturduğu zamana dair yazılı bir belge bırakmadan ölmesine rağmen, hikayenin ayrıntıları fizikçi Eric Jones tarafından, Fermi’nin çağdaşlarıyla yapılan röportajlar temelinde Physics Today dergisinin Ağustos 1985 sayısında anlatıldı.

Olay, Fermi’nin birkaç yıl önce ilk atom bombasının yapıldığı yer olan Los Alamos laboratuvarında bulunduğu 1950’nin yazında yaşandı. Bu, savaş sonrası dönemde, gizli uzay araçlarının görülmesiyle halkın ilgisinin uçan dairelere (UFO’lara) kaydığı sıralardaydı.

Ayrıca New York caddelerinden bir sürü çöp kutusu yok olmuştu ve New Yorker tam o sıralarda çöp kutularının uzaylılar tarafından çalındığını ima eden bir karikatür yayımlamıştı.

Fermi ve çalışma arkadaşları öğle yemeğine giderken karikatürle ilgili gülüşüyorlardı ve bu sohbet onları ışık hızının üzerine çıkma imkansızlığı hakkında bir tartışmaya sürükledi. Yemekten sonra sohbet başka meselelere döndü. Sonra aniden Fermi yüksek sesle bir soru sordu: “Herkes nerede?”

Çalışma arkadaşları, dünya dışı akıllı canlıları kastettiğinin farkına vardılar ve soru soran Fermi olduğu için ciddiye aldılar. Hızlıca bir büyüklük mertebesi hesabı yaptı; uzaylılar ışık hızından daha yavaş hareket ediyorlarsa bile uzun süredir tüm Galaksiyi kolonileştirmiş olmalıydılar ve Dünya birçok kez ziyaret edilmiş olmalıydı.

Bu soru bir zaman sonra unutuldu ancak 1975 yılında Michael Hart, soruyu biraz farklı şekilde ifade ettiği bir makale yayımladı: neden bugün Dünya üzerinde diğer dünyalardan gelmiş hiçbir akıllı ziyaretçi yok?

Bununla birlikte Hart, sorunun izahı için dört olası kategori önerdi: ı. Oradan buraya gelmek fiziksel olarak imkansız olabilir. 2. Oradalar ama bizimle iletişim kurma arzulan yok. 3. Oradalar ama bize ulaşmak için henüz zamanları olmadı. 4. Buraya geldiler ama hiçbir iz bırakmadılar ve şu anda burada değiller.

Fermi paradoksu için önerilen en ayrıntılı ve erişilebilir “yanıtlar” listesi, Açık Üniversite’den bir fizikçi olan Stephen Webb tarafından Where is Everybody? [Herkes Nerede?) adlı kitabı için hazırlanmıştır.

Kendisinin aşağıdaki konuşmasına da göz atabilirsiniz.

Okumaya devam edelim: Fermi Paradoksu’na Yeni Yaklaşım: Evrendeki Tek Gelişmiş Tür Biz Olabiliriz

Kaynaklar

www.medium.com/the-space-perspective/is-the-fermi-paradox-really-a-paradox-4bd7825af45a

Matematiksel

Paylaşmak Güzeldir

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı