NEYİ NASIL YAPMALI?

Einstein’ın Alışkanlıklarından Neler Öğrenebiliriz?

Bu Alman fizikçinin uyku, beslenme ve hatta giyim alışkanlıklarından, zekâ geliştirme amaçlı ipuçları edinebilir miyiz?

Günlük alışkanlıklarımız beynimiz üzerinde büyük etkide bulunuyor, onun yapısını ve düşünme biçimimizi değiştiriyor. Dünyanın en zeki bilim insanlarının da ilginç alışkanlıkları var buna en iyi örneklerden biri Albert Einstein olabilir.

Bu Alman fizikçinin uyku, beslenme ve hatta giyim alışkanlıklarından, zekâ geliştirme amaçlı ipuçları edinebilir miyiz?

Uyku Alışkanlığı

Uykunun beyin için ne kadar yararlı olduğunu biliyoruz. Einstein bunu çok ciddiye alıyordu. Düzenli olarak her gece 10 saat uyur, ek olarak günün belli saatlerinde şekerleme yapmayı ihmal etmezdi. Şekerlemelerinin çok uzun sürmemesi için koltuğunda uyuklarken eline bir yemek kaşığı alır, altına da metal bir tabak koyar ve bir süre sonra kolu aşağıya doğru kayıp kaşık tabağa çarpınca çıkan sesle uyanır, güne kaldığı yerden devam
ederdi.

Uyuduğumuzda beynimiz her 90-120 dakikada bir hafif uyku ile rüya gördüğümüz derin uyku arasında gidip gelir. Ve ne kadar çok uyursanız bu aktivite o kadar çok tekrarlanır.

Beyinde ani elektrik enerjisi üretilmesini içeren bu aktivitenin fazla sayıda olması, kişinin ‘akışkan zeka” adı verilen ve yeni sorunları çözme, yeni durumlarda mantığı kullanma ve bağlantıları görme becerisine daha fazla sahip olmasını sağlar. Bu, olguları ve rakamları hatırlama becerisiyle ilgili zekadan farklı, mantık becerisiyle ilgilidir.

Periyodik tablo, DNA’nın yapısı ve Einstein’ın özel görelilik teorisi de dahil olmak üzere insanlık tarihinin en radikal atılımlarının çoğu, keşfedenler bilinçsizken gerçekleşti.

Okuma Önerisi: Einstein’dan Kekule’ye Dünyayı Değiştiren Rüyalar

2004 yılında, Almanya Lubeck Üniversitesi’ndeki bilim insanları bu fikri basit bir deneyle test ettiler. Katılımcılardan bir sayı oyununun kurallarını bulmalarını istediler. Daha sonra aynı deneyi sekiz saat uyumalarına izin verilen başka katılımcılara uyguladılar.

Sonuçlar tahmin edildiği gibiydi. Uyumalarına izin verilenlerin kuralları bulma konusundaki başarısı daha yüksekti.Uyanık kalanlardan iki kat daha fazla kurallara kavuşma olasılığı vardı.

Ancak herkesin uyku alışkanlığı farklı elbette. Son dönemlerde yapılan bir araştırma, kadınlarda gece uykusunun, erkeklerde ise gündüz kısa süreli kestirmenin mantık kullanma ve problem çözme becerisini geliştirdiğini gösteriyor bizlere.

Einstein’in gün içinde düzenli kısa uykulara yattığı biliniyor. Hatta fazla uyumasın diye, koltuğunda elinde bir kaşık ve altında bir tepsiyle uyuduğu, uykuya dalıp da kaşığı düşürdüğü anda uyandığı söylenir.

Yürümek

Einstein zihnini rahatlatıp yaratıcı süreçleri ortaya çıkarmak için doğa yürüyüşleri yapmayı tercih ediyordu. Ayrıca Princeton yıllarında fırsat buldukça yüzer, ofisine de bisikletle ya da yürüyerek gitmeyi tercih ederdi.

Einstein için yelken de müzik gibi rahatlatıcı, zihin açıcı ve kendisini yaratıcı fikirler üretmeye götüren bir aktiviteydi. Yelkenli teknesiyle açıldığında yalnız olmayı seviyor, not defterlerini yanına alıp aklına gelen fikirleri hemen yazıya döküyordu.

Yemek Yemek

Ne yazık ki Einstein’ın olağanüstü zekâsını neyin beslediğini bilmiyoruz. Ama bunun spagetti yeme alışkanlığı olduğunu söyleyenler var 🙂

İnsan beyni, vücut ağırlığının sadece yüzde 2’sini oluşturmakla beraber enerjinin yüzde 20’sini tüketir (ortalama beyin ağırlığı 1400 gram civarındadır, ama Einstein’in beyni 1230 gramdı). Vücudun diğer kısımları gibi beyin de gün içinde ara ara glikoz gibi basit şekerleri tüketmeyi tercih eder. Bunlar ise karbonhidratlardan elde edilir.

Fakat beynin enerji depolaması mümkün değildir. Bu nedenle kanda glikoz seviyesi düştüğünde enerji sorunu başlar. Vücut kortizol gibi stres hormonları salgılar. Bu ise yemek yemediğimizde ortaya çıkan kafa karışıklığı türünden sorunlar ortaya çıkarır.

Karbonhidrat oranı düşük diyetlerde de daha yavaş tepki verme ve uzamsal hafızada zayıflama gibi kısa dönemli yan etkiler görülür. Fakat beyin birkaç hafta içinde protein gibi başka enerji kaynaklarına dayanmayı öğrenir.

Şeker beyne önemli bir canlılık katar, ama bu sürekli makarna yemek anlamına gelmemelidir. Uzmanlar 25 gram karbonhidratın yararlı olduğunu, ama bu miktar iki katına çıktığında düşünme becerisini olumsuz etkilediğini söylüyor.

Pipo etkisi

Sigara içmenin zararları bugün tümüyle biliniyor. Bu nedenle bu alışkanlığın edinilmesini kimse tavsiye etmiyor elbette. Fakat Einstein sıkı bir pipo tiryakisiydi. Piponun sakinleşmeye ve objektif düşünmeye yaradığına inanıyordu.

Tabii o zamanlar sigaranın akciğer kanseri ile bağlantısı bilinmiyordu. Einstein’in ölümünden yedi yıl sonra 1962’de bu ve diğer hastalıklarla bağlantısı kurulmuştu ilk kez.

Sigara içmek beyin hücrelerinin yenilenmesini engeller, üst kısmındaki kıvrımları oluşturan ve bilinçle ilgili olan serebral korteksin incelmesine ve beynin oksijensiz kalmasına neden olur. Einstein’in zekâsı pipo alışkanlığı sayesinde değil, ona rağmendir.

Çorapsız gezmek

Einstein’ın ilginç alışkanlıkları arasında çorap giymemesini saymadan geçmek olmaz. Kuzeni ve eşi Elsa’ya yazdığı mektupta şöyle diyordu: “Çocukken ayak başparmağımın çoraplarımı deldiğini fark etmiş, bu yüzden çorap giymekten vazgeçmiştim.” Yetişkinliğinde ise Einstein’ın kendi sandaletlerini bulamadığında, eşinin arkası açık ayakkabılarını ayağına taktığı söylenir.

Giyim tarzının, çorapsız gezmenin Einstein üzerinde nasıl bir etkisi olduğunu bilmiyoruz. Ancak resmi denebilecek tarzda giyinmek yerine rahat giysilerle sınava girenlerin soyut düşünme alanındaki testlerde daha az başarılı olduğunu gösteren araştırmalar var.

Einstein’a soracak olursanız hayatta daha önemli şeyler var. 1955’te LIFE dergisine verdiği röportajda şöyle diyor:

“Önemli olan, sorgulamaktan vazgeçmemektir; merak, var olmanın birinci şartıdır.”

Editör Notu: Bize göre en iyisi fazla kasmamak, kalıpların dışına çıkmak ve beyni özgürleştirmek gibi geliyor, siz ne dersiniz.

Kaynak: https://www.bbc.com/future/article/20170612-what-you-can-learn-from-einsteins-quirky-habits

Matematiksel

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu