Psikoloji

EQ ve IQ: Hangisi Daha İyidir? Duygusal Zeka Nasıl Gelişir?

İnsan zekası fevkalade karmaşıktır. Yüzyıllar boyunca araştırmacılar ve filozoflar onu tanımlamaya çalıştılar. Modern çağda araştırmacılar, insanların hem bildiklerini hem de akıl yürütmeyi kullanarak sorunları ne kadar çabuk çözebileceklerini ölçmek için IQ testlerine güvendiler. Ancak sonrasında IQ testlerinin tek başına yeteneklerin tamamını hesaba katmadığı ortaya çıktı. Bunun üzerine araştırmacılar zeka tanımını daha geniş bir beceri setini içerecek şekilde genişlettiler. Son 20 yılda, Duygusal Zeka (EQ) kavramı, başka bir dizi düşünme becerisini tanımlamak için ortaya çıktı.

Günümüzde EQ ve IQ arasındaki ilişkiyi, benzerlikleri, farklılıkları ve güçlü yönlerini çevreleyen çok fazla tartışma var. Eğer bizi gerçekten neyin harekete geçirdiğini öğreneceksek, hepimiz bu iki kavramı biraz daha iyi anlamalıyız. Duygusal zeka 90’lı yıllarda psikologlar John Mayer ve Peter Salovey tarafından geliştirilen bir teoridir. Duygusal zeka, duyguyu tanıma ve düzenleme ve problem çözmede sosyal farkındalığı kullanma yeteneğinizi ifade eder. Kurucularına göre duygusal zekanın beş temel bileşeni vardır. Bunlar öz farkındalık, öz düzenleme, içsel motivasyon, empati ve sosyal becerilerdir.

Öz farkındalık: Duygusal zekanın en önemli yönü, kendini bilmedir. Bu güçlü ve zayıf yönleri, dürüstçe değerlendirme yeteneği olarak düşünülmelidir. Öz Düzenleme: Duygularınızı anlamak önemlidir. Ancak onları kontrol altında tutmak ve davranışınıza rehberlik etmek için içgüdü yerine mantık kullanmak da çok önemlidir. Empati: Başkalarındaki duygusal ihtiyaçları tanımak ve onları ihtiyaç duydukları şekilde desteklemek, kişilerarası ilişkilerin anahtarıdır. Sosyal Beceriler: Başkalarıyla etkileşim kurmak, ilişkiler geliştirmenin temelidir. Bunu saygı ve şefkatle yapmak, yüksek duygusal zekanın işaretidir. Motivasyon: Hayallerinizin peşinden gitmek, uzun vadeli hedefler belirlemek anlamına gelir.

IQ ve EQ Arasındaki Fark Nedir?

Pek çok insan EQ ve IQ’nun zıt olduğu yanılgısına sahip olsa da, aslında sadece farklılar. IQ, insanların bilgiyi nasıl öğrendiğini, anladığını ve uyguladığını ölçer. EQ ise bireylerin duygusal bilgiyi nasıl öğrendiğini, anladığını ve uyguladığını ölçer. Bir EQ puanı, bir kişinin kendi ve diğerlerinin duygularını ne kadar iyi anlayabileceğini, aralarında ayrım yapabileceğini ve bu bilgiyi eylemlerine ve davranışlarına rehberlik etmesi için kullanabileceğini yansıtır.

Duygusal zeka ölçütlerinin çoğu, dışadönüklük, uyumluluk ve deneyime açıklık gibi kişilik özelliklerini değerlendirir. Ancak duygusal zekanın ölçülmesi ile ilgili noktalarda da bazı sıkıntılar vardır. Bir IQ testi nispeten nesneldir, ancak EQ testleri doğası gereği özneldir. Bu testleri yapan kişiler genellikle iyi puan almaya çalışacaktır. Bu, genel popülasyonda EQ puanlarının değerini veya etkisini ölçmeyi zorlaştırır.

Kimi kişiler “EQ” nun IQ kadar, hatta ondan daha önemli olduğunu iddia eder.

Duygusal Zeka Gelişir mi?

Tarihsel olarak, IQ testlerindeki puanlar daha iyi akademik performans, daha yüksek maaşlar ve daha iyi iş performansı ile ilişkilendirilmiştir. Daha yeni çalışmalar ise duygusal zekayı, iş başarısı ve daha tatmin edici ilişkiler ile ilişkili kılar. Aslında her iki zeka türü de yaşam kalitenizi ve başarılarınızı önemli ölçüde etkileyebilir. 

Daniel Goleman’ın 1995 tarihli Duygusal Zeka kitabı, bu terimi iş dünyasında yaygın bir kullanıma soktu. Sonrasında da Bir çalışma, EQ’nun performansın en büyük göstergesi olduğunu ve tüm iş türlerinde başarının %58’ini oluşturduğunu buldu. Devamında da duygusal zeka birçok işveren tarafından aranan bir beceri durumuna geldi.

EQ’nun öğrenme süreci de dahil olmak üzere tüm etkileşimlerinizin ve dürtülerinizin temelini oluşturduğunu ve böylece IQ’nuzu ve bilişsel gelişiminizi etkilediğini öne süren araştırmacılar var. Bu nedenle duygusal zeka kavramı özellikle profesyonel dünyada önem kazanmış durumda. Günümüzde birçok şirket çalışanlarına duygusal zekayı artırmak için resmi eğitim veriyor. Duygusal Zeka eğitim seminerleri çalışanlara karar verirken duygularını “dinlemeyi”, stresli iş durumlarıyla başa çıkmanın daha iyi yollarını bulmayı ve iş arkadaşlarına empati ifade etmeyi öğretiyor.

Tüm bunların yararlı becerilerdir. Ancak, bu seminerlerin uzun vadede duygusal zekayı geliştirmede etkili olduğuna dair kanıtlar oldukça zayıf durumda. Yani duygusal zeka ile ilgili anlatılan şişirilmiş cümlelerin çoğu temelinde pazarlama ilkelerine dayanır. Empati, öz farkındalık gibi kavramların hepsi önemli olsa da bunların sihirli bir dokunuşla kısa sürede ideal durumlarına erişmesi olası değildir.



Kaynaklar:

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.
Başa dön tuşu