Dünyanın En yuvarlak Nesnesi ve İlginç Hikayesi

Fotografta gördüğünüz şey dünyanın en yuvarlak objesi. Yapımında kullanılan ham madde bir milyon euro değerinde. İklim kontrollü, üç bağımsız anahtarla kilitlenmiş bir kasada, Uluslararası Ağılık ve Ölçüler Bürosu’nun bodrumunda duruyor.

Nedir bunun gizemi derseniz bu tüm evrende tam olarak bir kilogram olan tek şey: 1 kg silikon-28 atomu.

İyi de neden bir milyon euro ve binlerce saat iş gücünü böylesine saf, parlak bir silikon küreye yatırırsınız ki?

Sorunun cevabı Fransız devrimine dayanıyor aslında…

Antik çağlardan Rönesans’a kadar bütün eski dünya halkları ağırlık ölçümünde bir standardı yakalayamamıştı ama kimse bu sorunun çözümüne de belli bir katkı sağlayamamıştı. Temelde sorun ölçme eyleminde kullanılan birimlerin kafa karıştırmasıydı elbette. Ağırlık birimlerindeki ölçüsüzlük sadece ticareti değil kültürel hayatı da etkiliyordu. Bilim, sanat ve yaşamın her alanında ağırlığın ölçülememesinin yarattığı belirsizlik insanlığın önünde bir engel teşkil ediyordu. Adalet kavramının ölçmek eylemi ve terazi aletiyle olan simgeleşmesi de bu yüzdendir. Doğru tartmak, adaletli olmakla aynı anlama geliyordu.

Hiçbir siyasi yada dini erkin çözemediği bu muazzam sorunu Fransız devrimcileri çözecekti. Devrimcilerin zorla ele geçirdiği Fransız Ulusal Meclisi’nin ilk işlerinden birisidir, ölçü birimlerinin standartlaştırılması için çalışma başlatılması. İlk büyük karar metrenin tanımlanmasıdır. Jérôme Lalande, Pierre-Simon Laplace, Jean-Charles de Borda, Gaspard Monge ve Marquis de Condorcet’in altında imzası bulunan araştırma raporu ilk kez metreyi bir standarda bağlıyordu. Raporda aynı zamanda kilogramla da ilgili bir öneri bulunuyordu. Buna göre ağrılık ölçü biriminin belirli bir hacimdeki suyun ağırlığına eşit olması öngörülüyordu.

1795 yılında bir santimetre küp saf suyun ağırlığı gram olarak ilan edilir. Latincedeki en küçük ağırlık anlamına gelen kelime yeni ölçü sisteminin temel birimi olacaktır. Gram belirlendikten sonra ticari hayatta kullanılmak üzere daha büyük kütleleri ölçmek için bir üst birime gerek vardı. “Kilogram” gramın bin misli olarak hesaplanacaktı. Kilogram da suya bağlı tanımlanacak ve bir desimetreküp suyun ağırlığına eşitlenecekti.

Ancak bütün bu hesaplarda bir gariplik vardı. Fransız Bilimler Akademisi hesaplamalarda kullanılacak suyu “saf” olarak tanımlamıştı ama saflık tanımı yanlıştı. Daha sonra yanlış olduğu anlaşılacak olan karara göre 0 “sıfır” derecedeki destilize suyun saf olduğu söylenmişti. Ancak daha sonra Lefevre Gineau Fabbroni’nin ispatladığı üzere suyun en yoğun hali +4 derecede bulunan halidir.

Güncellenen hesaplar sonucunda kilogram tekrar elde edilir ki buna göre Lavoisier ve Haüy çok küçük bir farkla ilk hesaplamalarında yanlışlık yapmıştır. Aynı standartlaştırılmış metre gibi kilogramın da orijinal bir kopyası saklanmak üzere yapılacaktır. Bugün “Le Grand K” olarak bilinen ilk emsal kilogram 1799 yılında tamamı platinden elde edilen bir malzeme ile yapılır. Dünya üzerindeki kullanılan bütün ölçü birimleri artık bu emsal ağırlığa göre üretilebilecekti. Bugün hala Paris yakınlarındaki Sèvres’te bulunan Pavillon de Breteuil’de bu ilk kilogram özenle saklanmaktadır.

1883 yılında ise bu kez artık kullanımı konusunda fikir birliğine varılan kilogram ilk kez çoğaltılacaktı. Yapılan ilk kırk adet kopya, daha önceden sipariş veren ülkelere dağıtıldı.

Ancak ne yazık ki zaman içinde yapılan karşılaştırmalı ölçümler sonucu kopyalar ve hatta orijinal  “Le Grand K”nin bile kütlesinde azalma ve farklılıklar olduğu ortaya çıktı. Bu fark çok çok az olsa bile zaman içinde değişkenlik gösteren bir birimi sabit olarak tanımlamak mümkün değildi.

İşte tam da bu arayış içinde devreye bu silikon yuvarlak nesne girdi devreye. Yani kütleden ziyade atom sayısının standartlaştırılması…

İzleyeceğiniz videoda bu konuyla ilgili daha fazla bilgi bulma şansınız mümkün. Otomatik başlamaz ise altyazı seçenekleri arasından Türkçe’yi seçmeniz gerekebilir.

Bu yazı videoda anlatılanlar ve http://www.gunceltarih.org/2013/06/kilogramn-agrlgndan-daha-devrimsel.html  referans olarak hazırlanmıştır.

Matematiksel

Paylaşmak İsterseniz

Yazıyı Hazırlayan: Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bunlara da Göz Atın

Origami Modern Teknolojiye Nasıl İlham Veriyor?

3B yazıcılar yokken, hatta onlardan bir hayli zaman önce, dümdüz bir materyalden üç boyutlu bir …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

ga('send', 'pageview');