BİLİM TARİHİ

Dünyanın Bilime, Bilimin de Kadına İhtiyacı Var

Yüzyıllar boyunca akla yakın tek bir neden olmadan, kadınlar iş ve politika hayatının dışında tutulmuştur. Kadınlar diğer tüm alanlarda olduğu gibi bilim ve akademi dünyasına da dahil olabilmek adına her daim mücadele içinde olsalar da, bilim günümüzde bile cinsiyet ayrımcılığının sağlam bir kalesi gibi görünmektedir.

Bilimin kadınlara hep mesafeli durmasının başlıca nedenlerine toplumsal baskı, erkek egemen anlayışı ve devlet politikalarını gösterebiliriz.

Kadınlar özgürleştikçe erkekler de daha özgür olacaklardır. Çünkü birisini köleleştirdiğinizde siz de köleleşmiş olursunuz.

Louise Berliawsky Nevelso

Bütün zorluklara rağmen bilim tarihine baktığımızda çok sayıda kadın mucitler, alimler, yazarlar, matematikçiler ve astronomlar olduğunu görebiliriz. Aşağıda günümüze kadar ulaşabilen birkaç bilim kadınına ait bilgiler bulunmaktadır.

Hypatia (355-415)

hypatia

Mısır’da matematik ve felsefe alanında öğretmenlik yaptı. Geometri, cebir ve astronomi alanında önemli çalışmalara imza attı. Daha önce hikayesinden etraflıca bahsettiğimiz Hypatia bilimsel düşüncelerinin bedelini taşlanarak ve yakılarak vahşi bir biçimde ödemiştir.

Daha önce göz atmadıysanız hikayesi burada: Zamanın Çok Ötesinde Bir Kadın: Hypatia

Maria Sibilla Merian (1647-1717)

Maria Sibylla Merian hem sanat hem de bilim dünyası açısından büyük önem taşıyan bir isimdir. Botanik ressam olarak çalışmış, 1675,1677 ve 1680 yıllarında bitki gravürlerinden oluşan üç koleksiyon yayınlamıştır. Böceklerle yaptığı çalışmalardan sonra kendine sakladığı örnekleri incelemiş ve böceklerin yumurta, larva, pupa ve yetişkinlik evrelerini yani metamorfozlarını gösteren çizimler yapmıştır. Merian, 186 böcek türünün yaşam döngüsünü tanımlamıştır. Bu tanımların entomoloji yani böcek bilimine katkısı büyüktür.

Yaşadığı evrede geçimini kumaş dokuyarak sağlamak zorunda Merian’ın çalışmalarının değeri ancak öldükten sonra anlaşılabilmiştir.

Sophia Germain (1776-1831)

sophie germain

Modern zamanlarda Sophie Germain büyük bir matematikçi olarak anılır. Elastik ve katı cisimlerin hareketleri ile ilgili teorilerin geliştirilmesine ve Fermat’ın son teoremi olarak bilinen tüm zamanların en meşhur matematik probleminin çözümüne ilişkin önemli katkılar yaptığı kabul edilir.  

Ancak çalıştığı dönemde erkek bilim insanlarının çoğu tarafından dışlanmış ve çalışmaları ancak hayatının sonlarına doğru kabul görmüştür.

Daha fazla bilgi için: Mücadele Dolu Bir Yaşam: Marie Sophie Germain

Maria Mitchell (1818-1889)

Maria Mitchell

ABD’de kadınlar için en önemli astronomi programlarından biri olan Vassar College Gözlemevi’nin kurucularındandır. Astronomiyi babasından ve kendi okumalarından öğrenen Mıtcheil, 1847’de keşfettiği kuyrukluyıldız ile tanınmaktadır.

Daha fazlası için: Gökyüzünün Güzel Kadını: Maria Mitchell

Mary Edwards Walker (1832-1919)

http://hdl.loc.gov/loc.pnp/master.25836

Kadın haklarının güçlü savunucularından olan Walker eğitimini doktorluk üzerine yaptı. İç Savaşın patlak vermesi üzerine gönüllü oldu ve başkentte kurulan geçici bir hastanede hemşire olarak çalıştı. 1865 yılında Dr. Walker, çalışmaları nedeniyle Kongre Onur Madalyası ile ödüllendirildi. Ödülü alan ilk kadındı, ancak adı, ödül için uygunluğu belirtmek için kullanılan terimler yeniden değerlendirildiğinde, diğerleriyle birlikte 1917’de onur listesinden çıkarıldı.

On dokuzuncu yüzyılın ortalarında, kadınlar toplumda daha kamusal ve profesyonel bir rol için kampanya yürütürken, giyim kadın hakları mücadelesinde merkezi bir konu haline gelmişti. Bu nedenle 1870’lerden itibaren Walker bir daha feminen giysiler giymedi.

Ellen Swallow Richards (1842-1911)

Kimya okuyan Richards, 1873 yılında fen fakültesi diploması ile mezun oldu. Richards, mezuniyetinden iki yıl sonra okulda kadınların kimya alanında eğitilmesine adanmış bir laboratuvar kurulmasına yardımcı oldu. Laboratuvarı 1876 yılında açıldı, Richards da kimya ve madenbilim eğitmenliğini üstlendi.

Ellen Swallow Richards, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’ne (MIT) kabul edilen ilk kadındı. MIT’in kütüphane kayıtlarına göre 1870 yılında Richards’ın okula girmesinin ardından yönetim, “Bu kabulün, kadınların genel olarak kabul edileceği anlamına gelmediğini” belirtti.

Florence Rena Sabin (1871-1953)

Önce lenfatik sistemlerin gelişimi ve daha sonraları tüberküloz üzerinde çalışan tıp araştırmacısı. ABD’de halk sağlığı yasalarının modernizasyonu için savaştı. Sabin, Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi’ne seçilen ilk kadındır.

Marie Curie (1867-1934)

marie curie

1903’de radyum ve polonyumun keşfiyle ve 1911’de saf radyumun izolasyonuyla iki kez Nobel ödülü almıştır. Nobel ödülü alan ilk kadın bilimcidir. Çalışmaları esnasında maruz kaldığı yüksek dozdaki ışınım nedeniyle 1934’de kan kanserinden ölmüştür. Curie, Einstein’a yazmış olduğu mektupta; kadın olduğu için bilim dünyasında dışlandığını belirttiği bilinmektedir.

Okumak İçin: Albert Einstein’ın Marie Curie’ye Mektubu

Sofya Kovalevskaya (1850-1891)

Kovalevskaya

Kısmı diferansiyel denklemler konusunda çalışan Rus matematikçi. 1874 yılında aldığı matematik doktorasıyla Göttingen Ünıversitesi’nden bu alanda doktora alan ilk kadın olduğu tahmin ediliyor.

Okuma önerisi: Bilimde Toplumsal Cinsiyet Mücadelesi ve Sofya Kovalevskaya

Emili du Châtelet (1706-1749)

Emilie du Chatelet

Erkeklere ait bilim dünyasına girmek için büyük çabalar harcayan Fransız matematikçi, fizikçi ve yazar hala Voltaire’in sevgilisi/metresi olarak anılmaktadır.

43 yaşında hayata veda eden bu dahi insan ataerkilliğe isyanını Prusya kralı Büyük Frederick’e şu sözlerle dile getiriyor:

“Beni kendi meziyetlerimle ya da meziyetlerimin olmaması ile değerlendirin, fakat, beni şu büyük generalin, bu büyük bilginin, Fransa’da bir parlayan bir yıldız veya meşhur bir yazara eklenti olarak görmeyin. Ben kendi doğrumla tüm söyledikleri ve yaptıkları ile sadece kendisine sorumlu olan bütün bir kişiyim. Henüz karşılaşmamış olmama rağmen benden bilgisi daha fazla olan metafizikçi veya filozoflar olabilir. Ancak, onlar da beşeri zafiyetleri olan insanlardır. Dolayısıyla, tüm faziletlerimin toplamını aldığımda, itiraf etmeliyim ki, kimseden aşağı kalmamaktayım.”

Detay İçin: Matematikçi, Fizikçi, Düşünür Emilie du Chatelet İle Tanışın

Ethel Browne Harvey (1885-1965)

Amerikan biyologu ve embriyoloğu. Indüksiyon üzerine çalışmaları, Hans Spemann ve Hilde Mangold’un Nobel ile ödüllendirilmesinden on yıl önceydi. Princeton Üniversitesi’nde 25 yıl boyunca araştırmacılık yaptı, asla profesör statüsüne getirilmedi.

Rosalind Elsie Franklin (1920-1958)

DNA, RNA, virüs, kömür ve grafitin yapılarının anlaşılmasında büyük katkılarda bulunan İngiliz biyofizikçi, kimyager ve kristallografçısıdır. Araştırmaları Nobel Ödülü alan James Watson ve Francis Crick’e ihtiyaç duyduktan bilgiyi sağladı. Ancak onun adı çok sonralarda hatırlandı.

İrene Joliot Curie (1897-1956)

Yeni radyoaktif elementlerin sentezi konusunda kendi başına ve kocası Frederic Joliot-Curie ile birlikte yaptığı çalışmalardan dolayı 1935 yılında Nobel Kimya Ödülü’nü kazandı. O da annesi gibi lösemi nedeniyle hayatını kaybetti.

Okuma önerisi: Bilime ve Aydınlığa Adanmış Bir Yaşam: İrene Joliot Curie

Bu listenin sonu asla gelmez. daha adını anamadığımız onlarca öncü bilim kadını daha var. Onları da bir başka listemizde hatırlayalım. Ön yargısız ve adaletli bir dünya dileğimizle…

Matematiksel

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu