Tarih

Dünyada Konuşulan Dil Sayısı Azalırken İngilizce Lingua Franca Oluyor

Herhangi bir zaman diliminde dünya üzerinde kaç farklı dilin konuşulduğunu açığa çıkarmak, dilbilimciler için oldukça zorlu bir görev. Çünkü her bir dilin kendi içinde de lehçe dediğimiz türevleri var. Bu nedenle dillerin geriye dönük takibi ve orijininin tespit edilebilmesi hiç kolay değil. En son çalışmaya göre Dünya üzerinde bugün konuşulan dil sayısı 7117. Önümüzdeki yüz yıl içinde bu rakam altı yüz ila yedi yüz olacak. Teknoloji ve küreselleşme sonucunda yaygın diller, coğrafi bakımdan izole olmuş ya da az sayıda birey tarafından konuşulan dilleri yutacak. Günümüzde İngilizce en yaygın olarak öğrenilen ikinci dildir ve birçok ülkenin resmi dilidir. Tahminlere göre de İngilizce, Dünya dillerini yiyip bitirmese de lingua franca statüsüne erişecek bir dildir. Bu arada konuya yabancı olanlar için kısa bir bilgi verelim. Lingua franca veya geçer dil ortak bir dili veya lehçeyi paylaşmayan insanların birbiriyle iletişim kurmak için kullandığı ortak dildir.

En Çok Konuşulan Diller

dünyada konuşulan diller
Dil sayısına göre en büyük altı dil ailesi Nijer-Kongo, Avustralya, Trans-Yeni Gine, Çin-Tibet, Hint-Avrupa ve Afro-Asyatik’tir. Haritayı detaylı incelemek isterseniz: https://www.ethnologue.com/guides/how-many-languages

Hem anadili hem de anadili olmayan dilleri sayarsak İngilizce dünyanın en büyük dilidir. Yalnızca anadili İngilizce olanları sayarsanız, Mandarin Çincesi dünyanın en büyük dilidir. Papua Yeni Gine ise dünyada en fazla dile sahip olan ülkedir. Ülkede 820 tane dil aktif olarak kullanılmaktadır. Papua Yeni Gine’yi 700’den fazla dille Endonezya takip eder.

Nesli Tükenmekte Olan Diller

Tüm dilbilim uzmanlarının üzerinde hemfikir olduğu tek bir konu var: Zaman içinde, konuşulan dillerin sayısında büyük bir düşüş gerçekleşmiş durumda. Dünyada konuşulan dillerin %40’ı tehlikede ve çoğu dilin 1000’den az kullanıcısı kaldı. Tehlikedeki Diller Atlası‘na göre Türkiye’de üç dil çoktan yok oldu. Bu diller Kapadokya Yunancası, Mlahso ve Ubıhça. Nesli tükenmekte olan diller, bir topluluktaki çocuklara öğretilmeyen veya çocuklar tarafından kullanılmayan dillerdir. En az sayıda insanın konuştuğu yerli diller genellikle en çok tehlikede olan diller arasında. Şu anda UNESCO verilerine göre dünya nüfusunun % 40’ı anladıkları bir dilde eğitime erişemiyor.

Lisanlar kültürel ve politik yönelimler ya da güç dengelerinin değişimi ile güçlenebilir veya zayıflayabilir. Bu konuyu Türkiye üzerinden örneklendirerek ilerleyelim. Osmanlı İmparatorluğunun son zamanlarında, Batıyı bilim, eğitim ve uygarlık yönünden temsil eden Fransa ile yakın ilişkiler kurulmuş, oradan uzmanlar getirilmiş çeşitli alanlarda yeni düzenlemelere gidilerek Fransız sistem ve görüşü benimsenmişti. Dolayısıyla hem Türkiye hem Avrupa için Lingua Franca denilen ortak anlaşma dili Fransızca’ydı. 1920’ li yıllardan itibaren sesini duyurmaya başlayan Almanya Fransa’ya karşı Avrupa’da yeni bir güç olarak kendini göstermeğe başladı. Sosyal, ekonomik ve askeri bir güç olarak Fransa’yı solladı. Dolayısıyla o dönemde hem Avrupa hem de Türkiye için Lingua Franca bu kez Almanca oldu. Orta
öğretimde bir süre Fransızca ile Almanca başa baş yarıştılar. II. Dünya Savaşından sonra ise ABD’nin süper bir devlet olarak ortaya çıkması ve söz sahibi olması bütün Dünyada İngilizce’nin Lingua Franca olarak tanınmasını sağladı.

yabancı dil öğrenmek

İngilizce’nin Lingua Franca Olması Ne Anlama Geliyor?

Hemen özümüzü mü kaybediyoruz diye endişelenmeyelim. Bu aslında kaçınılmaz bir durum olarak karşımıza çıkıyor. Bilim, sanat ve teknolojide evrenselliğe ulaşılmağa çalışıldığından ulusal diller yerine yine evrensel bir dil gereksinimi ortaya çıkmıştır. Yenilikleri izleyip aktarabilme, çağın bilincine vararak uluslararası ilişkileri geliştirme, karşılıklı bilgi
ve teknoloji alışverişini sağlama, kültür etkinlikleri yoluyla iletişim kurma ve dünya olanaklarından eşit koşullarda yararlanabilme gibi konularda ayrı ayrı her bir ulusun dilini öğrenmek yerine bir tek dille işin üstesinden gelmek bir gereksinim halini almıştır. Bugün İngilizce bir “Lingua Franca”dır ve bu anlamda evrensel bir özellik taşımaktadır. İngilizce daha şimdiden çeşitli kısaltmalarla kısa mesajlarımıza sızmış durumda. Bu noktadan sonra da yurtdışına mı çıkacağım bana ne demeden, anadilimizi korurken, ikinci bir dili etkin bir biçimde kullanmayı öğrenmek artık hepimiz için bir zorunluluk halini almış gibi gözüküyor.

Kaynak:

Matematiksel

Busra Meral

Keyifli okumalar...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu