YAŞAM

Dünyada En Fazla Kaç İnsan Yaşayabilir?

18. yüzyılın sonlarında filozof Thomas Malthus, insanlığın korkunç geleceği olarak gördüğü bir deneme yazdı. Malthus, insanların üremeye yönelik bastırılamaz dürtüsünün, nihayetinde bizi gezegeni aşırı doldurmaya, tüm kaynaklarını yemeye ve kitlesel bir kıtlık sonucunda ölmeye götüreceğini savundu.

Acaba Malthus’un gelecek vizyonu doğru muydu?

Daha fazla bilgi için: Malthus Kapanı: Kıyamet Ne Zaman Kopacak?


Dünya nüfusunun üstel büyümesi: Dünya nüfusunun ikiye katlanarak bir milyardan ikiye çıkması 127 yıl aldı. Buna karşın, 1927’den 1974’e kadar iki milyardan dörde iki katına çıkması yalnızca 47 yıl sürdü. 1960’tan bu yana dünya nüfusu her 13 yılda yaklaşık bir milyar arttı. Her nokta ek bir milyar insanı temsil ediyor. Kaynak: https://theconversation.com/

Dünyanın kapasitesi

Bazı bilim insanları dünyanın bir limiti olduğunu düşünürken, bazıları buna katılmıyor. Limit olduğunu söyleyenler, bunun 9 – 10 milyar insana karşılık geldiğini belirtiyor. Bunlardan biri Harvard Üniversitesi sosyobiyologlarından Edward Wilson.  “The Future of Life (Yaşamın Geleceği)” adlı kitabındaki sözleriyle: “Biyosferin sınırları sabittir, değişmez.”

Wilson, gezegenimizin sunduğu kaynakları ne hızla tükettiğimizden yola çıkarak, dengenin bozulacağı bir nokta olacağını, onu aştığımızda dünyanın destekleyebileceği maksimum insan sayısına varmış olacağımızı söylüyor.

Malthus’un 200 yıldan fazla bir süre önce savunduğu gibi, tatlı suyun sınırlı mevcudiyetinin yanı sıra, Dünya’nın üretebileceği yiyecek miktarı konusunda gerçekten kısıtlamaları var. 

Dünya üzerinde mevcut 1,4 milyar hektar ekilebilir arazi (3,5 milyar dönüm) bulunuyor. Bu kadar arazide yaklaşık 2 milyar ton tahıl üretilebilir. Dünya üzerindeki her insan vejetaryen olsa ve bu tahılın tamamı besi hayvanları yerine insanlar tarafından tüketilse bile Wilson’a göre kaynaklar yaklaşık 10 milyar insanı destekleyecektir.

Yani 10 milyar insan, gıda söz konusu olduğunda en yüksek nüfus sınırı. Wilson, herkesin et yemeyi bırakmayı kabul etmesi son derece düşük bir ihtimal olduğundan, Dünya’nın gıda kaynaklarına dayalı maksimum taşıma kapasitesinin büyük olasılıkla 10 milyarın altına düşeceğini düşünüyor. 

Columbia Üniversitesi’nde nüfus biyoloğu olan Joel Cohen’e göre Dünya’nın taşıma kapasitesini sınırlayan diğer çevresel faktörler azot döngüsü, mevcut fosfor miktarı ve atmosferdeki karbon konsantrasyonudur, fakat bu faktörlerin etkisi tam olarak bilinememektedir.

Bazı bilim insanlarıysa gezegenimizin çok daha fazla insanı rahatlıkla besleyebilecek düzeyde olduğunu, böyle bir üst limit bulunmadığını ileri sürüyor.

Yavaşlayan büyüme

Neyse ki, Malthus tarafından öngörülen aşırı nüfus ve açlık döneminin gerçekleşmesi söz konusu olmayabilir. Dünya üzerinde şu anda yaklaşık 7,8 milyar insan bulunuyor. Güncel durumu buradan kontrol edebilirsiniz.

21. yüzyılın sonuna geldiğimizde bu sayıya milyarlarca yeni insan eklenmiş olacak. Birleşmiş Milletler dünya nüfusunun 2050’de 9 milyar, 2100 yılına gelindiğinde 11 milyar olacağını öngörüyor. Ancak, bu kilometre taşları arasındaki yolda bir yerlerde, insanları bir U dönüşü yapacağımızı düşünüyor.

Bunun nedeni BM’nin küresel nüfus eğilimleri tahminlerinin, ailelerin giderek küçüldüğünü göstermesi. 230 ülkeden elde edilen veriler, günümüzde ailelerin giderek küçüldüğünü, doğurganlığın azaldığını, insanların önemli bir bölümünün çocuk sahibi olmak istemediğini gösteriyor.

Küresel olarak, doğurganlık oranı kadın başına 2,1 çocuk ile nüfusun kendini yenileme düzeyine düşüyor. Bu durum gelecekte çocukların ebeveynlerinin yerini alacağı anlamına geliyor. Küresel doğurganlık oranı gerçekten de yüzyılın sonuna kadar ikame düzeyine ulaşırsa, insan nüfusu 9 milyar ile 10 milyar arasında sabitlenecek.

Kısacası, Dünyanın kapasitesi söz konusu olduğunda, gidebildiğimiz kadar ileri gitmiş olacağız, ama daha uzağa değil.

Kaynak: How Many People Can Earth Support?https://www.nbcnews.com/id/wbna44860924

Matematiksel

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu