EVRENBİLİM

Dünya Dışında Yaşama Adım Adım Yaklaştıran Bir Keşif: KOI-456.04

Dünya dışında yaşam için öte gezegen arayan astronomlardan yeni bir keşif daha geldi: KOI-456.04 gezegeni

Astronomlar haklı. Bu Dünya’nın varlıkları olarak hiçbir şeyden ders almayacağımız ortada. En iyisi öte gezegenleri araştırmak.. Belki oraların havası suyu bize daha doğrusu kalanlara iyi gelir. Şimdi ötede yaşayanlar düşünsün. 🙂

***

DÜNYA’DAN KURTULMAK

Dünya’dan üç bin ışık yılı (ışığın bir yılda 9.5 trilyon kmlik mesafe alması) uzaklığındaki Güneş benzeri bir yıldız olan Kepler -160’ın sisteminde üç gezegene sahip olduğu düşünülüyordu. Ancak araştırmacılar dördüncü bir gezegenin olduğunu düşünüyorlar.

KOI-456.04 Gezegeni, dünya dışında yaşanabilir bir öte gezegenler ( Güneş Sistemi dışındaki başka sistemlerde bulunan gezegenler) araştırmalarında, belki de en iyi adayı bulduğumuza dair yeni bir umut yeşertti.

Ötegezegenler hakkında detay: https://nasasearch.nasa.gov/search?query=exoplanet&affiliate=nasa&utf8=%E2%9C%93

Ayrıca yeni bulgular, Kepler-160 ve Güneşimiz gibi yıldızların etrafında dönen gezegenleri aramak için daha fazla zaman ayrılması gerektiğini gösteriyor.

KOI-456.04’ye dönmeden önce bu keşifler için vazgeçilmez öneme sahip kırmızı cüce yıldızlardan bahsedelim.

Gezegen dışı keşiflerin çoğu kırmızı cüce (red dwarf) denilen yıldızların çevresinde yapılıyor.  Bunun sebeplerinden biri, kırmızı cücelerin en yaygın yıldız türlerinden olması.

red dwarf.png

Diğer yandan bu çevredeki öte gezegenleri bulmak için yıldız geçişlerindeki kütleçekimsel  farklılıklar ve yıldızın parlaklığında periyodik düşüşlerin tespit edilmesi etkili bir yol oluyor astronomlar için.  

Radyal hız yöntemi ile analiz edilebilen öte gezegenlerde yıldızın  hareketinde ortaya çıkan döngüsel “yalpa” bizim görüş yönümüzdeyse, yıldız gözlemciye göre düzenli aralıklarla hafifçe yaklaşıp uzaklaşır. Bu hareket Doppler etkisi denen bir süreçle yıldızın saçtığı ışığın tayfında küçük değişimlere yol açar. Yıldız bize yaklaşırken, ışığının tayfı daha kısa dalga boylarına, maviye doğru kayar. Uzaklaştığındaysa daha uzun dalga boylarına, tayfın kırmızı bölgesine doğru kayar.

İşte çok duyarlı algılayıcılarla yıldızın ışığındaki bu düzenli “kaymaları” saptayan gökbilimciler, çevrede dolanan bir gezegenin varlığını belirlerler. Spektrometre (tayfölçer) denen bu aygıtların en gelişkinleri, saniyede 1 metre ölçeğindeki hız değişimlerini bile saptayabiliyor.

Doppler spektroskopisi (tayfölçümü) olarak da bilinen bu yöntem, gezegen avcılığında kullanılanların  en başarılı olanlardan biri. Kepler teleskopu “transit geçiş” yöntemiyle rekor üzerine rekor kırmadan önce, keşfedilen Güneş dışı gezegenlerin büyük bölümü bu yöntemle belirlendi. Detaylı bilgi için: https://kurious.ku.edu.tr/gunes-disi-gezegenler-nasil-belirleniyor/

Bu analizleri Güneş’ten daha küçük olan ve enerjilerini  fazlasıyla kızılötesi radyasyon olarak yayan kırmızı cüceler denilen sönük yıldızların çevresi için yapmak çok daha kolaydır.

Kırmızı cüceler ile en bilinen öte gezegen  keşfi, en yakın komşu kırmızı cüce yıldızımız (Dünya’ya uzaklığı 4,243 ışık yılı) Proxima Centauri’ye yakın olan Proxima b adı verilen potansiyel olarak yaşanabilir olduğu düşünülebilecek bir gezegendir.

Dünya’ya bu denli yakın ancak bir o kadar da uzak olan Proxima b, 234K (-39°C; -38°F) sıcaklığa sahiptir.

Sıcaklık dönüşümleri için: https://www.metric-conversions.org/tr/sicaklik/kelvin-celsius.htm

***

YENİ KEŞİF

Yeni bir araştırma Kepler 160’ın yörüngesindeki yeni bir dış yani öte gezegene (Güneş sistemimiz dışındaki gezegenler) işaret ediyor.

Almanya’daki Güneş Sistemi Araştırması için Max Planck Enstitüsü’nden Astrofizikçi René Heller‘in liderlik yaptığı bir çalışmada incelenen Kepler-160’ın çevresinde KOI 456.04 isimli gezegeni keşfetti.

Kepler Hakkında Detay İçin: https://exoplanets.nasa.gov/exoplanet-catalog/1756/kepler-160-b/

http://www.exoplanetkyoto.org/exohtml/Kepler-160.html

https://en.wikipedia.org/wiki/Kepler-160

Araştırmacılar, KOI 456.04 isimli gezegen ile Kepler-160’ı arasında, Dünya ve Güneş’inkine benzer bir yörüngesel ilişki olduğunu belirtiyor. Buna göre aralarındaki bir tam yörünge turunun 378 gün olduğu belirtiliyor.

Ayrıca yeni gezegen, Dünya’nın güneşten aldığı ışığın yaklaşık % 93’ü kadarını kendi yıldızından alabiliyor.

Diğer yandan kırmızı cüce yıldızların etrafında yaşanabilirliğin önündeki en büyük engellerden biri, bir gezegeni ve üzerindeki herhangi bir hayatı bitirebilecek kadar yüksek enerjili sıcaklık ve radyasyon yayabilecek olmaları.

Ancak yeni gezegen, yine de yeni istila alanımız olmak için güçlü bir aday.

Araştırmacılar bu keşfi yani KOI-456.04’ü, NASA’nın Kepler misyonunca toplanan eski verileri yeniden analiz ederek buldu. Ekip, Kepler-160’tan gözlemlenen yıldız parlaklığını analiz etmek için iki yeni algoritma kullandı.

Algoritmalar, daha önce yıldız sistemindeki dış gezegenleri tanımlamak için kullanılmış olan ani düşüşler ve sıçramalar aramak yerine daha ayrıntılı ve kademeli bir analiz için tasarlandı.

Araştırmacılar % 85 olasılıkla KOI-456.04’ün gerçek bir gezegen olduğunu söylüyor. Ancak yine de tamamen kabul görecek bir dış gezegen olması için % 99 eşiğini geçmesi gerekiyor.

Bu kesinlik düzeyini elde etmek için de doğrudan gözlem gerekecek. NASA’nın James Webb Uzay Teleskobu’na bu misyon yüklenecek gibi duruyor..

***

Gardınızı alın öte gezegenler.. Dünya’da istila edilecek bir şey kalmadı..

Kaynak: https://www.aanda.org/articles/aa/full_html/2020/06/aa36929-19/aa36929-19.html

*https://www.extremetech.com/extreme/311391-scientists-find-a-mirror-image-of-our-solar-system

Matematiksel

Paylaşmak Güzeldir

Ceren Demir

Kendini, insanları, dünyayı tanıma ve anlama çabasında, belki de kaosta olan; filmin oyuncularından, dünya üzerindeki küçücük noktalardan biriyim.. Dokuz Eylül Üniversitesi'nde Ekonomi bölümünde yüksek lisansa devam ediyorum. Spora, sanata (özellikle resim sanatı), müziğe, doğaya, doğa sporlarına, felsefeye, psikolojiye, kitaplara, filmlere düşkünüm.. Okumayı, yazmayı, öğrenmeye çabalamayı çok seviyorum. Küçük yaşlardan itibaren birikmiş 9 adet günlüğüm var. Amaçlı ve amaçsız yaşamanın çeşitli noktalardan artı ve eksileri olduğunu düşünsem dünyadaki her şeyin gelip geçici olduğuna inanıyorum. Yine de -her şeye rağmen- ben uzun süredir amacı olanlardanım.. Buradan enerji sağlayabiliyorum.. Çoğunlukla enerjik, dışa dönük olsam da yeri geldikçe oldukça içe kapanmaya ve yalnızlığa susayabiliyorum. İkisi de keyifli ve öğretici.. Matematiksel sitesinin öncelikle hayranı olan bir okuruyum sonra Matematiksel’e katkı sağlamaya çalışan enfes ekibin bir parçasıyım. Özetle bu dünyayı bir rüyaymış gibi (Is this the real life? Is this just fantasy?) hissedip iyi bir insan olarak '‘kalmaya'’ çabalayan, sonsuzmuş gibi üretmeye çalışan insanlardan olarak; bahsettiğim 'bencil' bilgilerimi önemsiz sayıyorum. Sadece denizdeki kum tanelerinden biri olduğumun farkındayım. Ancak okyanusları merak etmekten vazgeçemiyorum. Yaşam keşifle canlanıyor..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı