Deprasyonda mısınız ya da Değil mi? Algoritmalar Yardımı İle Artık Bunu Anlamak Mümkün

Bir çok kişi günümüzde zamanının çoğunu sosyal medya ağları civarında dolanarak geçiriyor. Bilim insanları da bu kadar çok deneği bir arada bulmuşken bazı araştırmalara yöneliyorlar elbette. Mesela sosyal medya paylaşımlarımız hatta instagram fotograf filtrelerimiz duygusal durumlarımız ile ne oranda ilintili olabilir? Sosyal medya siteleri bir kişinin klinik teşhisinden önce depresyon vakalarını tespit etmek için kullanılırsa ne olur?

Stony Brook Üniversitesi ve Pennsylvania Üniversitesi’ndeki bilim insanları bir kullanıcının depresyon tanısını tahmin etmek için Facebook verilerini kullanan bir algoritma icat etti. Araştırmacılara göre depresyon, anksiyete ve TSSB( Travma sonrası stres bozukluğu) gibi durumların teşhisi için digital paylaşımlarımız çok fazla ipucu içeriyor.

Proceedings of the National Academy of Sciences da yayınlanan makalede açıklanan algoritma, bazıları daha sonra depresyon tanısı konan bireylerden gelen 524.292 Facebook güncellemesi kullanılarak yapıldı. Araştırmacılar en sık kullanılan kelimeleri ve cümleleri seçip bunları 200 konuya ayırdılar. Buluşu test etmek için araştırmacılar, 683 kişinin Facebook gönderilerinin içeriğini ve sıklığını analiz etti. Bunlardan 114 Facebook kullanıcısının tıbbi kayıtlarında depresyon teşhisi vardı ve algoritmanın belirli dil belirteçleri sayesinde bunları tanımlayabildiği görüldü.

Araştırmacıların bulgularına göre, duygusal, bilişsel ve kişilerarası süreçlerle ilişkili dil belirteçleri, resmi bir tanının konmasından 3 ay kadar önce depresyonun teşhis edilmesine yardım edebiliyor. Benzeri araştırmaların da gösterdiği gibi depresyonda olan kişilerin ‘ben’, ‘benim’ gibi birinci tekil şahıs zamirlerini kullanma ihtimalleri daha yüksek. Yalnızlık, acı, gözyaşı, özlem gibi başka belirteç görevi gören kelimeler de var elbette. Ayrıca depresyonda olan kişilerin daha uzun mesajları daha sık yayınladıkları gözlemlenmiş durumda.

Benzer bir araştırma geçtiğimiz yıllarda instagramda kullandığımız filtreler hakkında yapılmıştı. Araştırmaya göre, yayınladığımız fotoğraflar ve bu fotoğraflarda kullanılan filtreler, depresyonda olup olmadığınız konusunda sandığınızdan daha fazla bilgi içeriyor.  71’ine klinik depresyon teşhisi konulmuş 166 kişinin toplamda 44 bin fotoğrafı üzerinde araştırma yapan algoritma, depresyonun izlerine profillerde rastlamayı başarmış, hatta depresyon tanısı konulmadan çok daha önce bu durumun anlaşılabileceğini göstermiş durumda. Araştırmanın bize ilettiğine göre depresyondaki insanlar hem daha az renk algılıyor; hem de karanlığı, karanlık mekanları veya solgun görselleri tercih ediyor. Sağlıklı insanlarsa tam tersi şekilde, renkli ortamları veya görselleri tercih ediyorlar. Bu bakımdan, renk tonunun artırılması (hue), doygunluğun (saturation) ve parlaklığın (brightness) azaltılması depresyonda olduğunuza işaret ediyor olabilir. Bu arada, depresyondaki insanların en çok kullandığı filtre Inkwell, mutlu insanların en çok kullandığı filtre ise Valencia gibi gözükmekte…

Ayrıca araştırmanın bizlere aktardığına göre depresyonda olan insanlar genelde daha fazla fotograf yayınlama ve bu fotograflarında genelde yalnız bulunma eğilimi göstermekte.

Özel hayatımızın bilim insanları tarafından sosyal medya platformları üzerinden araştırma konusu edilmesi etik mi, değil mi? Bu elbette bir tartışma konusu ancak biz ne dersek diyelim, biri bizi sürekli olarak gözetliyor anlaşılan…

Kaynaklar:

https://www.iflscience.com/health-and-medicine/scientists-invent-algorithm-that-can-predict-depression-dignosis-from-your-facebook-updates/all/

https://arxiv.org/ftp/arxiv/papers/1608/1608.03282.pdf

Matematiksel

Paylaşmak İyidir

Yazıyı Hazırlayan: Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bunlara da Göz Atın

Yapılacaklar Listenizi Yazın, Daha Rahat Uyuyun!

Siz de uykuya daha rahat dalmak ve ertesi güne daha zinde uyanmak istiyorsanız, yapmanız gereken …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

ga('send', 'pageview');