Dehaların Beslenme, Uyku ve Egzersiz Alışkanlıkları

Çoğu zaman zeka ve yaratıcılığın temelinde genlerimiz olduğunu düşünsek de, aslında sağlık durumumuz ve beslenme alışkanlıklarımızda en az genlerimiz kadar önemli…

Beynimiz, vücudumuzun toplam enerjisinin %20 kadarını kullanır yani organlar açısından bakarsak, pastanın büyük dilimi ona düşer. Bu nedenle ne yersek yani vücudunun içine yakıt olarak ne koyarsak, beyin bundan direk etkilenecektir.

Ortalama bir insanı daha zeki bir insana dönüştürecek herhangi bir ilaç hala icat edilmemişken (Bu tür iddialarda bulunan bolca web sitesinin bolluğuna rağmen!), sağlıklı beslenme, günlük egzersiz ve iyi bir uyku alışkanlığı ile daha akıllı ve enerjik olabilirsiniz.

Bir fikir verebilmesi açısından, tarihin en büyük dehalarının yukarıda bahsettiğimiz alışkanlıklarına bir göz atalım şimdi de.

ALBERT EINSTEIN:

“Eti her zaman suçlu bir vicdanla tükettim.”

Albert Einstein, yukarıdaki alıntıyı arkadaşı Max Kariel’e bir mektubunda yazmış ve kısa süre sonra da vejetaryen olmuş.

Einstein için geceleri en az 10 saat uyuduğu, buna ek olarak da gündüzleri düzenli şekerlemeler yaptığı söylenir. Problemlerin çözümünde uykunun gücünün bilinmesine rağmen, bu ünlü fizikçinin tüm zamanını uykuya harcadığı anlamına gelmez.

O aynı zamanda fiziksel aktivitelerinde kendini iyi hissettirdiğinin, yürüyüşlerinin yaratıcı düşünceyi daha da tetiklediği farkındaydı. Princeton’daki görev süresince her gün okula yürüyerek giderdi. Belki de bolca yaptığı yürüyüşlerle de bilinen Nikola Tesla’ dan esinlenmiş olabilir.

Başarısının genetik faktörlerin dışındaki ana bileşenleri olarak bilinen bol dinlenme ve egzersiz yapması olmasına rağmen, bazı zararlı alışkanlıkları da vardı elbette. Einstein, spagetti gibi karbonhidratlardan zevk alırdı ve ayrıca düzenli bir pipo içicisiydi.

THOMAS EDISON:

“Geleceğin doktorları hiç ilaç vermek istemeyecek, fakat hastalarına bedenlerinin bakım ve beslenme durumlarına göre; hastalıkları önleyeceğini ya da hastalıklara sebep olacağına dikkatlerini çekecek.”

Einstein’ın aksine, Thomas Edison’un çok az uyuduğu, yalnızca gece de 3-4 saatte yattığı söylenir. Bu çalışmalarına daha fazla zaman ayırması anlamına gelse de, yaratıcı gücünü toplamak için ara sıra kısa süreli şekerlemeler yaptığı da bilinir.

Edison laboratuvarında zamanının çoğunu geçirmesi sonucunda, Einstein ya da Tesla gibi rutin yürüyüşleri(egzersizleri) olmasada, onun hakkında yapılan alıntılardan anladığımız tıbbın erken savunucularından biri gibi görünüyor kendisi.

NIKOLA TESLA:

Tesla her gün yaklaşık 10km kadar yürüyüşler yapıyordu ve banyo yaparken bile kendine özgü egzersizleri vardı. Kafeinli ürünleri sevmediği halde, alkole soğuk bakmayan bir adamdı ve günde bir kadeh viski tüketirdi. Edison gibi, günlük karbonhidrat alımını seviyordu. Tesla’nın hayatında önem verdiği şey daha uzun süre mesai yapabilmek için daha sağlıklı yaşamaktı.

Tesla da bol süt içerdi fakat aşırı yemek yemenin sağlığa zarar verdiğini söyleyen öncülerden biri olup, çoğu zaman sebze yemeği tercih ederdi.

ALAN TURING:

Alan Turing, belki adı çok fazla bilinen bir matematikçi değil. Ancak kendisi 20. yüzyılın en büyük dâhilerinden birisi. Almanya, 2. Dünya Savaşı esnasında, Enygma adı verilen bir şifreleme makinesi geliştirmişti. Bu makine hiçbir şekilde kırılamıyor ve cepheye giden askeri mesajların istihbaratı sağlanamıyordu. İşte Turing, bu şifreleme yöntemini kıran kişiydi. Geliştirdiği Bombe isimli makine sayesinde hem savaş kahramanı sayıldı, hem de geliştirdiği yöntemle dijital bilgisayarların geliştirilmesinin de önünü açtı. Turing’in uyku düzeni, beslenme alışkanlıkları yada günlük rutini hakkında çok fazla bir şey bilmesek de alerjik bir bünyesinin olduğu için beslenmesine dikkat ettiği, çayı çok sevdiği ve kişisel eşyalarına çok bağlı olduğunu söyleyebiliriz.

Diğer Dehalara da kısa bi göz atalım;

Madam Curie radyumu keşfetmiş olabilir, fakat ne yazık ki konu yemeğe geldiğinde acayip beceriksizdi. Gençlik yıllarında o kadar yoksuldu ki çok az yemek yediği için bayıldığı oldu. Yetişkinliğinde ise Curie söylenenlere göre, işine o kadar odaklanırdı ki yemek yemeği unuturdu ayrıca yemeğin nasıl pişirileceğini öğrenmek için değerli vaktini laboratuvarından uzaklaşarak geçirmek istemedi.

Richard Feymann müzik ve resimde de yetenekliydi, “Ofey” maflası ile resim yapar, bongo çalardı. Çalışırken rahatsız edilmeyi sevmeyen Feynmann hayatını bir rutine adamaktansa içinden geldiği gibi yaşamayı tercih eden dâhilerdendi.

Yunan matematikçi Pythagoras fasulyeden nefret ederdi. Müritlerine yemeyi ve dahi dokunmalarını bile yasaklamıştı. Rivayete göre, onun bu sebze sevmezliği fasulye tarlasında saklanmayı reddettiği için saldırganlar tarafından tuzağa düşürülüp ölmesine sebep olmuştu.

Kuşkusuz ki, bazı durumlarda, sıra dışı beslenme alışkanlıkları, uzun yaşamanın ve ya deha olmanın bir yolu olmayabilir. Steve Jobs, çağımızın silikon vadisinin altın çocuğu olsa da nihayetinde kansere yenik düştü, öğünlerinde bolca havucu, hurmayı ve bademi eksik etmemesine rağmen.

Fransız yazar Honore de Balzac yazı yeteneğini artırmak için kafeinden destek alırdı, hatta “Kahve mideye iner ve hemen o anda kargaşa yaratır” diye yazdığı Kahve Hazzı ve Azabı” isimli bir deneme yazısı, 1830’larda bir Fransız dergisinde yayımlandı. Yazısında “Fikirler Büyük Ordu’nun taburları gibi hareket etmeye başlar ve savaş patlak verir” der Balzac. Fakat o kendi savaşını kaybetmiş ve bir keresinde yaklaşık 50 fincan kahveyi içtiği için kafein zehirlenmesinden 51 yaşında vefat etmiştir.

Çoğu Deha Vejetaryendi…

“Vejetaryenliğin yayılması kadar insanlığın sağlığına ve dünyada hayatta kalmalarına fayda sağlayacak başka bir şey yoktur. “ Albert Einstein

Her ne kadar deha kişilerin görüş farklılıkları olmasına rağmen, çoğu, hem Einstein, hem de Tesla da dâhil vejetaryen olduklarını veya vejetaryenlik eğiliminde oldukları, görülmektedir. Gandi‘den ve muhtemelen Leonardo Da Vinci’den bahsetmiyorum bile.

Bu değişik alışkanlıklar size de fikir verebilirken şunu da göz önünde bulundurun, Tesla 80 li yaşlara kadar yaşarken, diğerleri herhangi bir sebepten daha erken öldü.

Daha zeki akıllı olmak istiyorsanız, bol miktarda uyku ve egzersiz ile sağlıklı (vejetaryen?) bir öğün düşünebilirsiniz. Ayrıca popüler MIND diyetinin(akıl sağlığı koruma diyeti) yanı sıra zihniniz için Ginko Biloba, B-12 vitamini ve Omega-3 yağ asitlerini de düşünebilirsiniz.

İşin garip yanı, atalarımızın, şüphe duymaksızın doğal besinler tüketerek daha sağlıklı oldukları kesin fakat son zamanlarda bizler bunun için daha çok çaba sarf etmek zorundayız.

Nurgül Kendiroğlu

Kaynaklar:

https://mightydiets.com/diet-exercise-habits-geniuses-einstein/

https://www.elephantjournal.com/2011/02/the-worlds-greatest-geniuses-are-vegetarians/

http://www.bbc.com/future/story/20170612-what-you-can-learn-from-einsteins-quirky-habits

http://guff.com/the-fascinating-eating-habits-of-notable-geniuses

http://bigthink.com/paul-ratner/how-to-diet-and-exercise-like-the-genius-inventor-nikola-tesla

https://www.sciencealert.com/these-are-the-sleeping-habits-of-the-rich-the-powerful-and-the-genius

http://bilimoloji.com/pisagorun-mistik-tarikati-fasulye-yasagi/

https://popsci.com.tr/category/dergi

Matematiksel

Paylaşmak İyidir

Yazıyı Hazırlayan: Nurgul Kendirlioglu

Selçuk Üniversitesinde Matematik Lisansımı bitirdikten sonra Kocaeli Üniversitesinde Yüksek lisansımı tamamlayıp, Anadolu Üniversitesi Sosyoloji bölümünü bitirdim. Aslında nereli ve nereleri bitirdiğimiz çok da önemli değil... Matematiğe, bilime ve insanlığa dair farkındalık kazandırabilirsek, sanki var olduğumuz dünya daha yaşanılabilir olacak. Zira doğum ve ölüm arasında kalan zamanda, işe gitmek,fatura ödemek, tv izlemekten daha başka şeyler yapmak için dünyada olduğumuzu düşünüyorum.Okumayı, dinlemeyi, izlemeyi, yeni ve insanlığa faydalı güzel şeyleri keşfetmeyi ve paylaşmayı seviyorum... Keyifli okumalar dilerim. :)

Bunlara da Göz Atın

Aya 45 Yıldır Neden Yeniden Gidilmedi?

1972 yılına kadar, aya gönderilen toplam 12 kişi, NASA’nın en büyük başarılarından biri olarak bilinir. …

2 Yorumlar

  1. “Pythagoras fasulyeden nefret ederdi.” denmis.

    Fasulyenin anavatani Orta Amerika olduguna gore ve Avrupa’ya 1400’lu yillarin sonu 1500’lu yillarin basinda geldigi dusunuldugunde, milattan once yasamis biri icin bu imkansiz. Bakla olmasin o?

    • Nurgul Kendirlioglu

      Merhaba Reşat Bey.Fasulye “bean”, bakla ise “broad bean” olarak geçiyor. Dolayısıyla yazımda yararlandığım yabancı ve yerel kaynaklarda da “fasulye” kullanıldığı için tercih sebebi olmuştur.
      Yorumunuz için teşekkür ederim. Saygılar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

ga('send', 'pageview');