ZİHİN AÇAN YAZILAR

COVID-19 Sonrası Olası Başka Salgın Hastalıklara Hazır mıyız?

COVID-19 sonrasında olası bir zamanda tekrar ortaya çıkabilecek salgınlara karşı hazırlıklı olabilmemiz için türler, ekosistemler ve toplumsal ilişkilerin en baştan göz önüne alınması gerekecek...

Türümüzün en önemli özelliklerinden biri öğrenme kabiliyeti. Bu nedenle şu an yaşamakta olduğumuz salgının bize vermekte olduğu geçici ve kalıcı zararların yanında öğretebileceği şeyler olduğunu da gözden kaçırmamamız gerekiyor.

Öncelikle, COVID-19 salgını ile Dünya üzerindeki yaşam türlerinin birbiri ile bağlantılı olduğu bir kez daha hatırlatılmış oldu. Çevremiz, bitkiler, hayvanlar ve insanlık birbiri ile sürekli bir etkileşim halinde ve bu etkileşim insan aktivitelerinden çokça etkilenebiliyor.

Bu noktada sağlıklı bir toplum yapısı için, yalnızca salgınlardan arınmış olmanın yetmediğini ve bireysel özellik ve davranışlar göz önüne alınarak belirlenmiş olan bir takım sosyoekonomik, politik, evrimsel ve çevresel önlemlerin de her zaman var olması gerektiği ortada. Böyle bir düzen oluşturabilmek için de hayvan bilimi, ekosistemler ve insan sağlığı konularında uzman olan kişilerin birlikte çalıştırılmaya teşvik edilmesi gerekiyor.

COVID-19 salgınına sebep olan SARS-CoV-2 gibi korona virüsleri artık çokça duyduğumuz gibi, aslında yeni değiller. İnsan ve hayvanlar bir süredir bu gibi hastalık mikroplarını taşıyor ve bazen de bunlardan etkilenip kimi zaman da ölüyorlar. Bazı durumlarda ise virüs taşıyıcısına zarar bile vermiyor.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) şu anki salgına ilişkin hatalı bilgilerin yayılımını tarif etmek amacıyla, bu bilgilerin özellikle sosyal medyada bir virüs gibi yayılımını da vurgulayan “infodemik” ifadesini kullanıyor.

WHO, insanları etkileyen tüm virüslerin yaklaşık yüzde 60’ının hayvanlardan geldiğini tahmin ediyor. Bu durum zoonoz hastalıklar olarak adlandırılıyor. WHO ayrıca, son on yıldaki salgın hastalıkların ise yüzde 75’inin hayvanlardan insanlara geçtiğini belirtiyor.

Bütün bu veriler, bir sonraki salgın için nasıl hazırlık yapılması gerektiği sorusunu akla getiriyor.

Öncelikle belirtmek gerekir ki, bu tarz hayvan-insan etkileşimleri sürekli ve neredeyse her yerde olabiliyor. Bu bakımdan verilebilecek örnekler kuduz, zehirlenmeler, hanta virüs ve kenelerden bulaşan lyme hastalığı.

Söz konusu etkileşimleri belirleyen faktörlerden biri arazi kullanımımız. Ormansızlaşma, genişleyen tarım alanları ve vahşi hayvan ticareti var olan dengeyi bozarak virüslerin dolaşım yollarını ve taşıyıcı türlerin bulundukları sistem içerisindeki yüzde ve davranışlarını değiştirebiliyor.

Bu değişiklikler de virüs taşıyan hayvanlar ile insanlar arasında daha fazla temas noktası olmasına yol açıyor.

Ayrıca, bir yandan vahşi hayvanlardaki bu virüsler birlikte yaşadığımız hayvanlara da bulaşabiliyor; öte yandan, hayvan çiftliklerimiz vahşi hayatın büyük oranda sonunu getiriyor.

Örneğin, Afrika domuz ateşi şu an Asya’da domuz üretimini yok ediyor ve Avrupa ve Kuzey Avrupa’daki hayvan çiftliklerini de tehdit ediyor. Güneydoğu Asya’da yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olan vahşi domuz türleri için bu hastalık bir son olabilir.

Ülkelerin büyük bir kısmı çiftlik hayvanları endüstrisi için hala küresel çapta geçerli sağlık önlemlerini almakta başarısız kalıyor. Büyük ölçekteki kentsel vahşi yaşam tüketimi ise herhangi bir çerçeveye tabi olmadan sağlıksız ve dengesiz bir biçimde genişliyor. Bu durum tüm insanlığı tehlikeye sokuyor.

Tek Gezegen, Tek sağlık, Tek Gelecek

Ekim 2019’da, COVID-19 Çin’de baş göstermeden haftalar önce, Vahşi Hayatı Koruma Topluluğu ve Alman hükümeti birlikte küresel sağlığın geliştirilmesi için birtakım aksiyonlar alınmasına yönelik bir çağrı yaptı.

Öne sürülen, “Tek Gezegen, Tek Sağlık, Tek Gelecek” için Berlin İlkeleri ile 10 pratik adım atılarak daha sağlıklı bir dünya düzenine geçilmesi önerildi.

Bu prensipler ile devletlerin; hayvan ve insan sağlığını çevrenin sağlığıyla birlikte değerlendirmesi gerektiği ve salgın hastalıların engellenebilmesi için sağlıklı ekosistemlerin tekrar kurulması ve devamında da korunması gerektiği vurgulandı.

Harekete geçmek için bir virüs salgınının ortaya çıkmasını beklemek çok geç. COVID-19 şu an gezegenin neredeyse her yerine dağılmış durumda ve sağlık çalışanları yeni hastaları belirleyebilmek, takip edebilmek, izole edebilmek ve iyileştirebilmek için ekstra mesai harcıyor.

Bir yandan da hükumetler ve ilaç şirketleri bir aşı geliştirmeye çalışırken uzun vadede nelere dikkat etmemiz gerektiğini unutmamak gerekiyor.

Uygulanabilir, kapsayıcı ve geleceği düşünen önlemler alarak, bu tarz salgın hastalıkların önceden belirlenebilmesine, kontrol edilebilmesine ve engellenebilmesine yönelik çalışmamız gerekiyor.

Bunu yaparken de türler, ekosistemler ve insan topluluğu arasındaki karmaşık ilişkiler ağını süregelen ekonomik motivasyonlarımız karşısında göz önüne almamız gerekiyor.

Hayvanlardan insanlara bulaşacak bir sonraki salgının önüne geçebilmek için ayrıca, vahşi hayvanların alınıp satıldığı pazarların tamamen ve uluslararası ölçekte yasaklanması ve küresel olarak vahşi yaşamın gözetlenmesi yönündeki çalışmaların daha da teşvik edilmesi gerekiyor.

Son olarak; bir yandan COVID-19 ile savaşırken, diğer yandan bu tarz hastalıkların gelecekte verebileceği zararların önüne geçebilmek için, tutarlı ve bütüncül bir yaklaşım ile aksiyon alarak insan, hayvan, vahşi yaşam, bitkilerin ve ekosistemlerin sağlığına ilişkin sektörler arası yatırımları artırmalı ve salgınların ortaya koyduğu tehdit ile orantılı bir şekilde, ekosistemlerin korunmasına yönelik uluslararası teşvik mekanizmaları geliştirmeliyiz.

Okumaya devam edin: Virüsler Hayvanlardan İnsanlara Nasıl Bulaşır?

Kaynak: How Do We Prevent the Next Outbreak? https://blogs.scientificamerican.com/observations/how-do-we-prevent-the-next-outbreak

Matematiksel

Paylaşmak Güzeldir

Deniz Karagöz

Hukuk eğitimi almış olmama rağmen matematik her zaman ilgimi çeken bir bilim olmuştur. Matematiksel.org bana bu ilgimi üretkenliğe çevirme şansı veren kaliteli bir ortam. Bu yüzden gerek çevirilerim gerekse yazılarımla katkıda bulunabilmek benim için oldukça anlamlı. Aynı zamanda buradan beslenerek öğrenmeye de devam ediyorum. İyi okumalar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı