GÜNDEM

COVID-19: Maske Takmalı mıyız? Takmamalı mıyız?

Maske konusunda çok tartışmalar oldu, oluyor. Başlangıçta maske ve eldiven kullanılmalı denildi. Ardından bunlar sağlıklı bireyleri korumaz, bağışıklık sistemi düşük olan ve kronik hastalığı olanlar takmalı denildi.

Sonrasında maske kimseyi korumaz hatta ağızda kaldığı süre boyunca oluşturduğu nemli ortam virüsün yaşamaktan hoşlandığı bir ortam oluşturuyor bu sebeple maske takmak sakıncalı denildi. Kısacası maske üzerine bir sürü argüman üretildi, üretiliyor.

Maske konusu da en az koronavirüs hakkında bilmediğimiz diğer konular gibi bir bilinmeyendi. Ta ki yeni bilimsel çalışmalara dek.

Yeni bilimsel kanıtlar maske takmamız gerektiğini yönünde… Her ne kadar WHO aynı görüşte olmasa da!

Son çalışmalar; SARS-Cov-2’nin insan dokusuna viral girişi olan hapşırma/öksürük damlacıklarına ilişkin en son biyolojik bulgular ana iletim mekanizmasının ince aerosoller değil, büyük damlacıklar yoluyla olduğunu ve dolayısıyla herkes tarafından cerrahi maske takılmasını gerektiğini söylüyor.

damlacıklar dağılımı

Hastalıklara neden olan virüslerin hava yoluyla insandan insana damlacıklar tarafından nasıl taşındığı karmaşık, az araştırılmış bir konudur. Damlacıklar boyutuna göre kabaca iki büyük kategoriye ayrılabilir:

1) 10 um (mikrometre) çapının altındaki damlacıklar ‘aerosol’ tanımının üst boyutu sınırı (havada yüzebilecek kadar hafif parçacıklar). Kısacası, bu kategoriye “aerosoller” denir. Bu küçük aerosoller havalandırma veya rüzgarla taşınır ve böylece odalar arasında dolaşabilir. Bu noktada N95 yüz maskelerini cerrahi maskelerden farklı kılan şey, N95 maskelerin 0,3 um’dan daha küçük damlacıkların %95’ini filtreliyor oluşudur.

2) 10 um’den (mikrometre) daha büyük damlacıklar. Bu büyük parçacıklara “sprey damlacıkları” denir. Bu damlacıklar öksürme veya hapşırma ile üretilen spreydeki çıplak gözle görülebilecek bir boyuta kadar daha büyük olabilir (0,1 mm çapında).

Yapılan hesaplamalara göre damlacıkların boyut, hava nemi ve sıcaklığa bağlı olarak 2m içinde buharlaşabileceğini veya yüzeye düşebileceğini göstermiştir. Ancak öksürme veya hapşırma, 50 metre/saniye (hapşırma için) veya 10 m/s (öksürme için) “namlu çıkış hızı” ile ağızdan mermiler gibi çıkabilir ve damlacıklar 6 m kadar mesafelere ulaşabilir. Eğer öyleyse, sosyal karşılaşmalarda 6 metrelik “güvenli mesafe” yeterli olmayabilir.

Bu, en küçük parçacıkları filtrelemek için tasarlanan sofistike N95 maskelerinin, damlacıkların virüsü alveolaya taşımasını önlemeye yardımcı olduğunu gösteriyor.



Nazofarenkse (üst yutak) giren büyük damlacıkların daha basit cerrahi veya toz maskeleri gibi herhangi bir fiziksel bariyer tarafından durdurulabilmesinin mantıklı olduğu düşünülüyor.

SARS-Cov-2 virüsü söz konusu olduğunda, minimal bulaşıcı yükün ne olduğu bilinmemekle birlikte, küçük aerosol veya büyük mermi damlacıklarının bağlantılı olup olmadığı anlaşılmaya çalışılıyor.

Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) konu hakkında yaptığı son çalışmalara göre ise örgütün konuya yaklaşımı şu şekilde:

Kimler maske takmalıdır?

Hasta olanlar. WHO yetkilileri, COVID-19 koronavirüsü ile enfekte olanlara başka birine yayılmasını önlemek için maske takmasını önerdi.

Hasta olanlar için evde bakıcı olanlar. Hastaya bakan insanlar kendilerini korumak ve aile içinde daha fazla bulaşmayı önlemek için maske takmalıdır.

Sağlık çalışanları. Şu anda bu virüsten en fazla risk altında olan insanlar virüse “her günün her saniyesinde” maruz kalan cephedeki sağlık çalışanlarıdır.

Örgütün belirttiği gibi, maskeyi takmanın psikolojik ve sosyal faydaları vardır. Yine de, halk tarafından maske takılması WHO önerileri arasında değildir.

Kaynak

https://www.weforum.org/agenda/2020/03/who-should-wear-a-face-mask-30-march-who-briefing/

https://medium.com/@Cancerwarrior/covid-19-why-we-should-all-wear-masks-there-is-new-scientific-rationale-280e08ceee71

Paylaşmak Güzeldir

Busra Meral

Keyifli okumalar...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı