YAŞAM

Coronavirüs Salgınına Hazırlıksız Yakalandığımız 5 Durum

Coronavirüs salgınının başlangıcında kimse bu kadar büyük bir sorunla karşı karşıya kalınacağını tahmin etmemiştir. Ama daha da önemlisi Dünya olarak salgının hayatlarımızda yarattığı dönüşüme hazırlıklı değildik.

Okulları kapatacağımız aklımıza bile gelmezdi. Bu kadar çok insanın evden çalışmaya başlayabileceğini hiç düşünmedik. Yediğimiz yiyeceklere varana kadar internet üzerinden alışveriş yapacağımızı sanmıyorduk.

Yılbaşından bu yana Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıktığı düşünülen virüs dolayısıyla kabus yaşıyor gibiyiz. Karşılaştığımız bu yeni durum hem hayatlarımıza müdahale ediyor hem de bu yeni duruma ayak uydurmakta zorlanıyoruz.

Bunun başlıca nedeni insanın yüzyıllardan beri alışkanlık haline getirdiği yaşama şekline, kültürüne, sosyal hayatına müdahale eden salgına karşı hazırlıksız ve çaresiz olmamız.

Hazırlıksız Yakalandığımız Durumlar

1- Eskiden çok da tercih edilmeyen internet üzerinden video görüşme şeklinde yapılan akademik dersler artık hepimizin tercihi oldu. Aslında bu eğitim yönteminin de öğrenmek konusunda önemli olduğunu anladık.

Ancak eğitim kurumları buna yeteri kadar hazır değildi. Bununla beraber iller arası hatta ülkeler arası gidilerek yüz yüze gerçekleştirilen toplantıların da internet aracılığıyla pek ala yapılabildiğini ve önemli kararların kısa sürede alınabildiğini gördük.

İnternet üzerindeki görüşmeleri o kadar çok tercih eder olduk ki ailemizle, arkadaşlarımızla hep oradan toplantılar planlamaya başladık. Anladık ki yüz yüze görüşemesek bile irtibat halinde olmanın bir yolu daha varmış.

2- Evde kal çağrılarından en beğendiğim küçük çocukların yaptıkları resimler oldu. Nereye gitseniz evlerin camlarına asılmış olan bu resimler hem güzel bir uyarı hem de anlamlı bir çaba oluyor.

Ancak zorunluluk yüzünden evden çıkmak durumunda kaldığımızda birçok yerde karşımıza çıkan dokunmatik ekran teknolojisinin yetersizliği ile karşılaştık.

Mesela bankamatiklere gittiğinizde herkesin dokunduğu tuşlara ya da ekrana siz de dokunuyorsunuz. Virüsün bu yolla bulaşabildiğini bildiğiniz için dokunmatik ekranlar aslında büyük risk oluşturuyor.

Bunun yerine sesli komut teknolojilerine ya da dokunmadan işlem yapabildiğimiz teknolojilere ihtiyaç duyduğumuzu fark ettik. Bu konuda hazırlıksız yakalandığımızı söylemek yanlış olmaz.

3- Gelişmiş ekonomilerde bile sağlık yatırımlarının yetersiz olabildiği için insanların hayatlarını kaybettiğini gördük. Sağlık sektörü çalışanları tıpkı bir savaşta korkusuzca mücadele eden askerler gibi canları pahasına savaşırken yeterli yatırım, ilaç, teknolojik donanım ve hastane olmadığı zaman çabalarının beyhude olabileceğini anladık.

Olasıdır ki ülkeler artık orduları için harcadıkları paraların bir kısmını sağlık yatırımları için harcayacaklar. Böyle olacağını hiç düşünmezdik.

4- Ülkeler dört bir koldan ilaç ve aşı denemeleri yapıyorlar. Laboratuvarlarda araştırmacılar günlerce kendilerini izole edip gecelerini gündüzlerine katarak çalışıyorlar. Daha çok deney ve daha doğru sonuçlar elde etmek için hemen hemen her ülkede araştırmacılar büyük gayret içindeler.

Bu durum gösteriyor ki, bir süredir dünyanın gündemindeki yapay zekaya her zamankinden daha çok ihtiyaç var. Eğer gerekli bütünleşme sağlanmış olsaydı insanlar olarak uzun zaman ve emek harcayarak ulaştığımız sonuçlara yapay zeka çok kısa bir sürede ulaşabilir ve belki de çoktan aşı ve ilaç tedavileri bulunmuş olurdu. Ne yazık ki bu konuda da zamanı yakalayamadık.

5- Coronovirüs salgınında en hazırlıksız yakalandığımız konu ise ekonomi oldu. Ülkeler bu konuda vatandaşlarına yardımcı olabilmek için çeşitli paketler açıkladılar. Birçok ülke ise para basmaya karar verdi. Ancak Uluslararası Para Fonu açıkladığı raporla ekonomik açıdan gelişmiş ekonomilerin bile zarar göreceğini gözler önüne serdi.

Özellikle işleri durma noktasına gelen özel sektörün nasıl ayakta kalabileceği şimdilik koca bir muamma. İnternet üzerinden alışveriş yoluyla işlerini yürütebilenler bu konuda biraz daha şanslılar ama dünya genelinde birçok işletme internetten alışveriş olanağı sağlayabilecek durumda değildi.

Ne yazık ki bu durum ülkemiz özel sektörünü de son derece etkileyecek gibi görünüyor.

Covid-19 salgını belki dünya genelinde yayılan ilk salgın değildi ancak en etkili salgın oldu. Bunda hızla yayılması, öldürücü etkisinin olması ve dünyanın bu salgınla başa çıkabilmek için hazırlıksız olmasının etkisi büyük.

Ancak açıkça görülüyor ki bu salgın insanlığı etkileyen son felaket olmayacak. İnsanlık, Covid-19 ile başa çıkmayı başarır başarmaz yaşadığı bu küçücük gezegende daha fazla ortak çalışma ve daha fazla birlik ile başına gelebilecek felaketlere yönelik bir projeksiyon tutarak, daha başına gelmeden çözüm önerileri üretmeye başlamalıdır.

Okumaya devam edelim: Dünya, 2019 Model Coronavirüsü İle Birlikte Nasıl Bir Yer Olacak?

Matematiksel

Paylaşmak Güzeldir

Selami Öktem

Pahom'uyum Tolstoy'un, az biraz diye diye, Güneşine yaklaştıkça ışığını kaybeden yıldızıyım...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı