GÜNDEM

Coronavirüs İle Mücadelede Çin ve Güney Kore Modeli

Son zamanlarda tüm dünyanın birinci ana gündem maddesi coronavirüs (COVİD-19) oldu. Anlaşılan coronavirüs ve benzer salgın hastalıkları gündemde kalmaya devam edecektir.  

Çünkü doğanın fazlasıyla tahrip edilmesi ve insanların sonucu kestirilemeyen davranışlar sergilemesi ile doğanın kendini yenileme dürtüsü bu salgınların devam edeceğinin göstergesidir.

Ülkeler coronavirüs ile tanıştıktan sonra neredeyse her ülke kendi kültür ve geleneklerine bağlı olarak mücedele yöntemi benimsemeye çalıştılar veya hazır olan yöntemlerden birini taklit etmeye başladılar.

Hangi yöntemin doğru olup olmadığını daha sonraki yıllarda öğrenebileceğiz. Fakat Güney Kore, Çin, Singapur gibi ülkelerin COVİD-19 coronavirüs ile mücadele yöntemleri gelen verilere bakıldığında açık ara önde olduklarını gösteriyor.

Coronavirüs’ün Avrupa ülkelerine yayılması ile birlikte İngiltere herhangi bir önlem almayacaklarını, insanların sürü bağışıklığı kazanmaları gerektiğini, savunsalar da ölüm oranlarının artması ile birlikte geri adım atıp sıkı tedbirler almaya başladılar.

Belarus hala herhangi bir önlem almaya gerek duymadığını belirtti. Sadece ülkeye giriş ve çıkışların denetiminin yeterli olduğunu savunan başbakanları diğer ülkelerin virüsü fazlasıyla abarttıklarını ve bu şekilde halkı paniğe sürdüklerini dile getirmektedir!

Almanya, ABD, Fransa, Rusya, İran, İtalya ve birçok ülke en üst düzeyde önlemler aldılar. Bazı ülkelerde sokağa çıkma ve kısmi sokağa çıkma yasakları getirildi. Peki Çin ve Güney Kore vaka ve ölü sayıları nasıl bu kadar minimize edebildi.

Çin Nasıl Başardı?

Coronavirüs (COVİD-19) ilk olarak Çin’in Hubei eyaletinin Wuhan kentinde ortaya çıkmıştır. İlk vakalar 27 Aralık 2019 tarihinde epidemiyolojik olarak Wuhan’daki bir hayvan pazarında ortaya çıktığı tahmin ediliyor.

Wuhan’daki bir hastaneye ağır pnömoni tanısıyla üç hastanın yatırılması ve bir süre vaka sayılarının artmasıyla birlikte tüm dikkatler bu yeni coronavirüs hastalığına çevrilmiştir.

İlk zamanlar basit soğuk algınlığı şeklinde tanılar konulsa da test sonuçları sonradan gösterdi ki SARS-coV ve MERS-coV ile akraba olan yeni tip coronavirüs (2019 ncoV) hastalığı ortaya çıkmaktaydı. Çok hızlı yayılan bu yeni virüs başta Çin Hükümeti tarafından gizli tutulmuştur.

Vaka ve ölü sayısının artmasıyla birlikte Çin hükümeti daha fazla gizleyemedi ve yeni bir salgın hastalığının ortaya çıktığını dünyaya duyurdu. Zamanla coronavirüs diğer ülkelere de sıçradı. Ülkemize de ilk vaka 11 Martta, ilk ölüm 18 Martta meydana geldi.

Dünyanın en kalabalık ülkesi olan Çin nasıl oldu da bu işi en az tahribatla atlatabildi. Hubei eyaleti neredeyse günlük yaşamına geri döndü. Alınan önlemler, kullanılan yöntem, teknik ve uygulamalar diğer ülkelere örnek olmuştur.

Çin İstanbul başkonsolosu, ülkelerinde aldıkları önlemleri şu şekilde sıralamaktadır.

* İlk vakalar geldiğinde hastalığın ne olduğunu anlamaya çalıştık. Daha sonra da hastalığın genom dizilimini ortaya çıkardır.

* Hastalığın fazlasıyla bulaşıcı olmasından dolayı wuhan kentini hızlı bir şekilde karantinaya aldık.

* Hastalık yayılmaya devam edince tüm Hubei eyaletini karantinaya alıp sert önlemler aldık.

* Eyalete giriş ve çıkışları kontrollü bir şekilde yaptık, sokağa çıkma yasağı getirdik. Ayrıca yasaklara uymayanlara cezalar verdik.

* Salgının kontol edilmesi zor olduğu için okullar tatil edildi.

* İnternet üzerinden dersler verilmeye, Uzaktan eğitim uygulamasına geçtik.

* Toplantılar, gösteriler, yarışmalar vb etkinlikler ertelendi veya iptal edildi.

* Tüm yurtdışı çalışmaları, gezi, seyehat acentaları durduruldu.

* Halkın evden çıkmaması için sürekli uyarılar yapıldı.

* Dışarı çıkan kişilere maske takma zorunluluğu getirildi.

* Sokaklar, okullar, salonlar toplu ulaşım araçları dezenfekte edildi. Bu işler için bazı yerlerde robotlar devreye sokuldu.

* Ulaşım seferleri iptal edildi.

* İkisi 10 gün içinde toplam 3 büyük hastane yapıldı.

*Coronavirüs taşıyan, belirti gösteren şahısları bulmak için arama ekipleri, kontrol noktaları ve termal kameralar kullanıldı.

* Yalan yanlış bilgi yayan video, internet paylaşımları yapanlara ceza uygulaması getirildi.

* Doktorlar, hekimler ve sağlık çalışanları bölgeye intikal edildi.

* Doktorlar için 7 defa güncellenen ve ülkemize de gönderilen kılavuz hazırlandı.

Salgının büyük bir bölümü Hubei eyaletinde kendini gösterse de diğer eyaletlere ve dünyaya yayılması engellenememişti. Fakat Çin bu anlamda olağanüstü bir çaba sarf etmişti.

Sonuç bir milyar dört yüz otuz sekiz milyon nüfusa sahip bir ülkede diğer ülkelere oranla olabildiğince az ölümle sonuçlanan bir salgını bertaraf ettiler. Şimdilik korkuttukları şey ise yeni COVİD-19 dalgalarının gelmesi.

Güney Kore Modeli

Güney Kore de şimdiye kadar toplamda 9241 vaka bulunmaktadır. Bu vakaların 131’i ölümle sonuçlanmıştır. Yani anlayacağınız ölüm oranı en düşük ülkelerden biri.

Bunun birçok nedeni olabilir. Fakat COVİD-19 ile mücadelede seçtikleri yöntemleri yabana atmak doğru olmaz. Peki hangi yöntemi benimsediler?

* Öncelikle salgının Güney Kore’ye yayılmaya başladığı günden beri, test sonuçları pozitif çıkan tüm bireyleri sıkı markaj altına aldılar. Böylece kişilerin kiminle iletişime geçtiği, kimlerle etkileşime girdiği belirlenmiş oldu. Etkileşime geçebildiği veya geçtiği herkese testler yapıldı.

* İzle-Test-Tedavi et anlayışı benimsendi. Fazlasıyla test yapıldı. Güney Kore Dünyada en fazla test yapan ülke konumunda.

 * Hastanelerin üzerindeki yükü azaltabilmek ve sağlık çalışanları için riski en aza indirebilmek için arabayla çekilebilen test klinikleri kuruldu.

* Test örneklerini inceleyen yüze yakın laboratuvar bulunmaktadır. Yapılan test sonuçları çok hızlı sürede çıkabilmektedir.

* Güney Kore sağlık bakanının ‘‘Hastaları olabildiğince erken aşamada tespit etmek önemli ’’ açıklaması etkili oldu. Tüm çalışanlar bu şekilde hareket ederek hasta olan kişilere olabildiğince erken ulaşıldı.

* Güney Kore hükümetinin aldığı en önemli kararlarından biri de bu süreci şeffaf bir şekilde yönetmek oldu. Vakaların hangi bölgede yoğun olduğu, hangi şehirde kaç kişinin COVİD-19’a yakalandığı, vakaların kimler olduğu, ölenlerin kimliklerine kadar tüm bilgiler halkla paylaşıldı.

* COVİD-19 taşıyan kişilerin halk tarafından bilinmesi için kişilerin telefonlarına GPS uygulamasıyla konumları paylaşıldı. Bu durum bazı olumsuz sonuçlara neden olsa da hükümetin ne kadar ciddi karaların alındığının göstergesidir. İnsanların bilgi ve sağlıkları kontrol altında tutulmuş oldu.

* Çin gibi Güney Kore de yapay zekayı devreye soktu. Robotlar dezenfektan işlerinde kullanıldı.

Virüsün küresel öldürme oranları artarken Güney Kore, Çin, Singapur gibi ülkelerde tam tersi bir durum söz konusu.

Dünya çapındaki yetkililer ve uzmanlar Güney Kore’yi mercek altına almaya başladılar. Seçmiş oldukları yöntemlerle virüsün yayılmasını engellemeyi başardılar. Fakat bu yöntemlerin doğru olup olmadığını ileriki zamanlarda daha net bir şekilde ortaya çıkacaktır. Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz kısa vadede iyi sonuçlar elde ettiler.

Okumaya devam edelim: Koronavirüs ile Mücadelede Singapur Modeli

Kaynakça

Güncel durum için: https://www.worldometers.info/coronavirus/

The Hill, How South Korea is handling the coronavirus outbreak better than other countries, Erişim bağlantısı: https://thehill.com/changing-america/well-being/prevention-cures/487465-how-south-korea-is-handling-the-coronavirus

BBCNews, Coronavirus in South Korea: How ‘trace, test and treat’ may be saving lives, Erişim bağlantısı: https://www.bbc.com/news/world-asia-51836898

Matematiksel

Paylaşmak Güzeldir

Serkan Göksal

2009 Anadolu Üniversitesi İlköğretim Matematik Öğretmenliğine giriş yaptım. 2013’te mezun oldum. Üniversitede de okurken ortaöğretim kpss ile aynı üniversitede memurluk yaptım. Mezun olduğum ilk sene İstanbul’a öğretmen olarak atandım. 2015 yılında İstanbul Kültür Üniversitesinde yüksek lisansa başladım. Tez hazırlama aşamasındayım. Eğitimin sorunlu olduğu bölgeden geldiğim için eğitime çok önem veririm. Öğretmenliğin kutsal bir meslek olduğuna inananlardanım. Öğrencilerime dediğim gibi eğitim ihtiyaçtır. Bu ihtiyacı gidermek için çok çalışmalıyız. Çok okumalı ve çok merak etmeliyiz. Eğitimin yaşı yoktur. Hayat boyu devam eder. İnsanları, toplumsal olayları araştırmayı, incelemeyi çok severim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı