GÜNDEM

Coronavirüs Gelişim Eğrisi Simülasyonu ve Salgından Kurtulmak

Gelişim eğrisi bir bakteri ya da virüsün konakçı oldukları popülasyonda yayılma hızlarının ölçüldüğü yöntem olup, laboratuvar ortamında şekillendirilebilen bir grafiktir ve bu eğrinin tipi bize bahsedilen salgının gücü, olası sonuçları hakkında önemli bilgiler verir.

Yeni gelen haberlere de bakıldığında coronavirüs salgının gelişim eğrisi dünyada hızla yükselişe geçmiş durumda görünse de bu yükselmenin durdurulup eğrinin düzlem haline getirilmesi ve en sonunda salgının geriletilmesi ancak ve ancak doğru önlemler alınırsa başarıya ulaşabilecektir.

Covid-19, koronavirüsün orijininden farklı olan yeni suşun yol açtığı hastalığın kısaltma adıdır. ABD baz alınarak yapılan simülasyon çalışmalarında covid-19’un çeşitli koşullar altında nasıl yavaşlatılabileceği araştırıldı.

İki ay içinde popülasyonda sabit bir yayılma hızına ulaşan virüs, üstel artış göstererek yayılmasıyla tüm dünyadaki sağlık ekiplerini ve uzmanları alarma geçirmiş durumda.

Bir görüşe göre, eğer vakalar her üç günde bir 2 katına ulaşacak şekilde ilerleseydi, mayıs ayına dek sadece ABD’de 100 milyon civarında hasta sayısına ulaşılabilirdi.

Bu matematiktir, kehanet değil.

Uzmanların yönergelerine göre “sosyal tecrit” pratikleriyle kamusal alanlardan kaçınır ve hareketlerimizi kısıtlarsak yayılma hızı son derece iyi biçimde yavaşlatılabilir.

Eğer yavaşlaması için herhangi bir düzenleme olmasa, covid-19 aylarca yayılmaya devam edebilir. Bunun nedenini anlamak için bir popülasyon üzerinde yapay bir hastalık seyri canlandırması (simulasyon) yapılmış.

“Simulitis” adındaki yapay hastalık covid-19’dan daha hızlı yayılma özelliğinde ayarlanmış ve sağlıklı bir insan, hasta bir insanla kontak kurduğu anda sözgelimi hastalığa yakalanabiliyor bu simulasyonda.

Simülasyonun popülasyon hacimleri 5 kişiden 200 kişiye değiştirilerek farklı önlemler alınmasıyla elde edilecek sonuçlar incelenmiş. Herkesin serbest olduğu, karantinada olduğu ve sosyal tecrit hâlinde olduğu koşullar karşılaştırıldığında en iyi sonuç “ekstrem sosyal tecrit” uygulamasında alınmış.

coronavirüs yayılma eğrisi

Gerçek hayat çok daha karmaşık olsa da simulasyon çalışması gayet yol gösterici.

Örneğin mecburi karantinanın pratik olmayan taraflarına bakıldığında, “İnsanları işlerinden, ailelerinden ayırabilir miyiz? Tüm yollar nasıl kapatılır? Karantinadaki insanlara nasıl yardım ulaştırabiliriz?” gibi sorular su yüzüne çıkıyor.

Uzmanlar karantina kısıtlamalarının yeterli ve verimli olamayacağını, bir şekilde mutlaka sızıntı yaşanıp hastalığın hızla yayılabileceğini söylüyor. Simülasyon da bunu doğruluyor.

Araştırmaya göre salgını yavaşlatmanın en etkin yolu: Kamusal alanlardan uzak durmak, evde daha çok vakit geçirmek ve diğer insanlarla sosyal mesafeyi korumak. Böylelikle virüs yayılmaya fırsat bulamayacaktır.

Kısacası, evinizde kalın, diğer insanlara çok yaklaşmayın, temizlik kurallarına sıkı biçimde uyun ve sayfa çevirirken dilinizi hiç yalamayın deriz, yine de siz bilirsiniz. Geçmiş olsun.

Bu arada üstel büyümenin ne olduğunu açıklayan aşağıdaki videoya da göz atmanızı öneririz.

Kaynak makale: Washington Post

Twitter kaynak: Taylan Yıldız

Okumaya devam edin: Epidemiyoloji: Hastalıklar Nasıl Yayılır?

Matematiksel

Caner Sönmez

Yaşamı anlamlandırma yürüyüşündeki insanlardan birisiyim. Bilim ve müzik bu yolda benim çok değerli eşlikçilerim. Nazilli Anadolu Lisesi ve Muğla 75. Yıl Fen Lisesi’nin devamında Ankara Üniversitesi’nden yüksek lisans derecesiyle 2013’te mezun oldum. Tezimi Salmonella suşlarının genetik farklılıklarının belirlenmesi üzerine verdim. İyi düzey İngilizce, orta düzey Almanca, başlangıç düzeyinde Fransızca biliyorum. Aynı zamanda Anadolu Üniversitesi AÖF Sosyoloji öğrencisiyim. Gitar ve piyano çalmaktayım. Tarihî, felsefî ve sanatsal konular okumaktan zevk alırım. Bilimsel gelişmeleri ve yayınları takip ederim. Doğa aşığıyım. Doğa gözlemlerinde zaman kavramım yiter gider. Mikro ya da makro düzey fark etmez... Eğitimin ve toplumsal bilinçlenmenin yaşamsal önemine yürekten inanmışım. Küçük yaştayken geçirdiğim beyin ameliyatının etkisi midir bilmem; dünyada bir gün tüm beyinlerin birbirine bağlanması, dolayısıyla anlama kapasitelerimizin sonsuzluğa kavuşması hayalimdir. Bir de çocukların hepsinin birlikte gülmesi… Son olarak: “Bilimsel bilgiyi küçük bir grubun tekeline bırakmak bir toplumun düşün gücünü zayıflatır, onu tinsel yoksulluğa sürükler.” sözü için Albert Einstein’a; “Gelmiş geçmiş tüm dikkat gerektiren uğraşlar içerisinde, sevmek uğraşı üzerinde gösterilen dikkat, en yaşamsal önemde olanıdır.” sözü için de Bertrand Russell’a sonsuz şükranla.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı