Anasayfa » Manşet » Carl Sagan Etkisi

Carl Sagan Etkisi

Bilim bilim için midir yoksa toplum için mi? 20.yy bilim camiasında sıkça tartışılan bu konu bilim insanlarını iki gruba ayırmıştı.

Carl Edward Sagan belki de tarihin en ünlü astrofizikçilerinin başında gelmektedir. Amerikalı bir gökbilimci, astrobiyolog ve yazar olan Sagan, Dünya Dışı Akıllı Varlık Araştırmasının da ilerlemesine büyük katkı sağlamıştır. Soluk Mavi Nokta, Tanrının Kapısını Çalan Bilim gibi çok satan kitapların yazarı olan Sagan’ın en önemli eseri şüphesiz Kozmos’dur. 1980 yılında yayımlanan ve evreni anlamamız konusunda bir rehber niteliğinde olan bu kitap daha sonra biri bizzat Carl Sagan’ın diğeri ise ilham verdiği milyonlarca gençten biri olan ünlü astrofizikçi Neil deGrasse Tyson’ın sunuculuğunda Kozmos-Bir Uzay Serüveni adlı belgesel olarak beyaz perdeye aktarılmıştır.

500’den fazla akademik makalenin altında imzası olan Sagan, şöhretini ise belki de yaşamış en büyük ‘Popüler Bilimci’ olmasından almaktadır. Birçok insan, yaşlısı genci, onun eserlerini okuyarak, verdiğin konferans konuşmalarını dinleyerek bilimi sevmiş ve bazıları, Neil deGrass Tyson gibi, alanında uzmanlaşıp başarılı bilim adamı olmuşlardır.

Ancak Sagan’ın şöhreti zaman zaman bilim camiasında tartışmalara da neden olmuştur ve Sagan bu şöhretinden ötürü bedel ödemek zorunda kalmıştır.

Gelin şimdi bilim camiasını ikiye bölen bu tartışmaya farklı perspektiflerden daha yakından bakalım.

Halkı bilim konusunda bilgilendirmek birçok bilim insanının kendine misyon edindiği olguların başında gelmektedir. Bilimin anlaşılması, çocuk, genç her yaştan insanın bilime yönelmesi gerek içinde bulunulan ülkenin kalkınması gerekse insanın bitmek bilmeyen merak duygusunun bir nebze olsun giderilmesi açısından çok önemlidir. Ancak bu her zaman kolay olmamıştır bilim camiasında.

Sayfalarca formül, birçok insanın aşina olmadığı semboller, günlük yaşantıdan farklı bir dil.. Örneğin kuantum evreni gibi kendi evrenimizden çok farklı fizik kurallarının geçerli olduğu ve kimi zaman tahayyül etmenin dahi oldukça zor olduğu bir konuyu birçok bilim insanı bile anlamakta güçlük çekiyorken, halkın anlayabileceği ve ilgisini çekecek bir konu haline getirmek hak verirsiniz ki kolay bir iş değil.

İşte Carl Sagan daha sonra belgesel olarak çekilecek olan Kozmos ‘da tam olarak bunu yapmayı amaçlamıştır. Daha hafif bir dil, okuyucuları sıkmaması adına hikayeleştirilmiş, biraz da edebileştirilmiş, bir anlatım. Şüphesiz başarılı da olmuştur Carl Sagan çünkü yaklaşık 500 milyon kişi Kozmos’u izlemiştir. Bu sayı o dönemde yaşayan her dokuz kişiden birine tekabül etmektedir.

Carl Sagan’ın edindiği bu misyon, birçok başarılı bilim insanı tarafından da sürdürülmüştür. Richard Dawkins, Neil deGrass Tyson, Lawrence Krauss, Brian Greene, Yuval Noah Harari, Sam Harris gibi ‘Popüler Bilimciler’ günümüzde bu konunun en önde gelen isimleridir. Yazdıkları kitaplara, yayınladıkları makalelere ve hatta katıldıkları programlara halk büyük ilgi göstermiş ve bu kişilerin tıpkı bir talk show programı sunucusu gibi ünlü olmasını sağlamıştır.

Ancak bilim camiasındaki herkes bu şekilde düşünmemektedir. ‘Kariyer Bilimcisi’ olarak adlandırılan bu grup, bir akademik çalışmanın ne kadar popüler olması için uğraşılırsa o kadar bilimsel değerinin düşeceğini düşünmüşlerdir.

Aralarında çok başarılı bilim insanlarının bulunduğu bu grup, popüler bilimin tamamen medyatik bir uğraş olduğunu, popüler bilimcilerin ise bilim camiasında yeri olmadığını savunmuşlardır. Onlara göre bir bilim insanının başarısının halkın anlayıp anlamadığına ya da halk arasında o makalenin ne kadar ses getirdiğine bakılmaksızın, tamamen yazdıkları akademik makaleler baz alınarak ölçülebileceğini düşünmüşlerdir.

Hatta bu düşünceye sahip birçok bilim insanı Carl Segan’ın ulusa, fen bilimleri, mühendislik ve tıp alanında danışman olarak tavsiyelerde bulunan Amerika Birleşik Devletleri’nin en saygıdeğer kuruluşlarından biri olan Bilimler Ulusal Akademisi’ne (National Academy of Sciences) üyeliği için ret oyu vermiş ve tarihin en büyük bilim insanlarından biri olan Sagan’ın üyeliğine engel olmuşlardır. Ancak daha sonra ironik bir şekilde aynı kurum Carl Sagan’ı bilime yaptığı katkılarından dolayı kurumun en prestijli ödülü olan Kamu Refahı Madalyası ile ödüllendirmiştir (1994).

2008 yılında Science and Public Policy dergisinde yapılan bir araştırmaya göre ise makale sayısı, her bir makaleye yapılan atıf sayısı, erişilebilirlik vb. faktörler açısından Popüler Bilimcilerin, Kariyer Bilimciler’e kıyasla daha başarılı olduğu ortaya konulmuştur. Yani Kariyer Bilimcilerin düşündüğünün aksine Popüler Bilimciler çok daha etkin, aktif ve ortalamanın üzerinde, kendi alanında son derece başarılı bilim insanlarıdır.

Popüler Bilimcilerin daha şöhretli olmasından mıdır, şöhretlerinden dolayı yazdıkları kitapların daha çok satmasından mıdır yoksa basit bir kıskançlık mıdır bilinmez, Kariyer Bilimcilerin bu savaşı en azından günümüzde Popüler Bilimcilerin üstünlüğüyle sonuçlanmış gibi gözüküyor.

Carl Sagan gibi bilim adamları olmasaydı halk bilimle ilgilenir miydi ya da en azından bilimle ilgilenen insanların oranı bu kadar olur muydu? Muhtemelen verilecek cevap ‘hayır’ olacaktır.

Peki, sizce bilim bilim için midir yoksa halk için mi? Yorum sizin.

Hakan ULUÇAY

Kaynaklar

Matematiksel

Paylaşmak Güzeldir

Yazıyı Hazırlayan: Hakan Uluçay

Hakan Uluçay
Doğuştan meraklı, okumayı, araştırmayı, yeni bilgiler edinmeyi seven bir insanım. Nörobilim, evrim, tarih, felsefe, psikoloji gibi alanlara ilgi duyuyorsam da yıllardır değişmeyen asıl odağım astrofiziktir. Kurumsal hayat içinde bir bilimsever olarak okuduklarımı, ilgimi çeken yazıları insanlarla paylaşmak ve popüler bilime bir nebze olsun katkı sağlamak için buradayım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.